İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/709 E. 2024/331 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/709
Karar No
2024/331
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/709 Esas KARAR NO : 2024/331 DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/03/2020 KARAR TARİHİ : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 24/03/2020 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.09.2017-31.05.2019 tarihleri arasında davalı şirketler nezdinde şoför olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız olarak feshedildiğini, davalılar tarafından düzenlenen yazıda “ (...) ... XL hizmetini 31.05.2019 itibarı ile sonlandırmıştır.” şeklinde bir ifade olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında yazılı iş akdine dayanmayan bir iş akdi ilişkisinin bulunduğunu, ... unvanlı şirketin müvekkilini ve diğer sürücüleri SGK’ya bildirmeden sigortasız olarak çalıştırdığını ve 06.12.2018 tarihinden itibaren tüm sürücüleri ... Sigortadan ferdi kaza sigortası ile sigortaladığını, müvekkilinin ücretlerinin banka hesabına yatırıldığını, müvekkilinin kayıtlarından hak ettiği tüm ücretlerin ödenip ödenmediğinin tespit edilemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla alacaklarının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 13/08/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu iddialar ile herhangi bir ilgisinin olmadığını, ...’in sunduğu mobil uygulama ile taşımacılık hizmetleri sunan şahıs ve şirketler ile yolcuları biraraya getiren bir teknoloji platformu olduğunu, ... uygulamasının Türkiye’deki tüm yasal haklarının ... ’ye ait olduğunu, taşımacılık hizmeti verenlere hizmet bedeli için fatura düzenleyen şirketin diğer davalı ... olduğunu ve ... nin taşımacılık hizmeti alan yolculardan hizmet ücreti tahsil ettiğini, belirli bir oranda kesinti yaptıktan sonra kalan tutarı taşımacılık hizmetini sunan şahıs ya da şirketin IBAN numarasına gönderdiğini, müvekkili ... ...’in hiçbir ödeme, tahsilat ve faturalama ilişkisinin tarafı olmadığını, bir an için müvekkili şirketin işbu davada taraf olduğunun kabulü halinde dahi davacı ile arasındaki ilişkinin iş hukuku anlamında bir ilişki olmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında iş sözleşmesinin esaslı unsurları olan emek, ücret ve bağımlılık unsurlarının bulunmadığını, ... ... ile arasında iş ilişkisi bulunduğunu iddia eden davacının her nedense ücret ile ilgili herhangi bir iddiada bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : 27/04/2021 tarihli bilirkişi raporu, taraf tarafından sunulan hukuki mütalaa, mesaj e-mail yazışmaları, ... ekran görüntüleri, ödeme belgesi, ... sigortası, SGK kayıtları, Banka cevabı ve tüm dosya kapsamı. 27/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda: "...Taraflar arasında 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında öngörülen iş görme (emek)-ücret-bağımlılık unsurlarını taşıyan bir iş sözleşmesinin bulunup bulunmadığına ilişkin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, Sayın Mahkemece taraflar arasında iş sözleşmesi bulunduğu kanaatine varılması halinde davacının talep edebileceği alacakların olabileceği..." sonuç ve kanaatini bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME VE GEREKÇE Dava; davacının davalı işverenler yanında şoför olarak hizmet sözleşmesiyle işçi olarak çalıştığını hizmet sözleşmesinin davalı işverenlerce fiili olarak sona erdirildiği, davacıya çalıştığı döneme ilişkin olarak ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ubgt, ihbar ve kıdem tazminatının ödenmediği iddiasına ilişkindir. ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/ ... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile ''...TTK'nın 5. maddesinde aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olup, asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu düzenlenmiştir. Bir yerde asliye ticaret mahkemesi bulunduğu takdirde, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve anılan yasanın 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalara asliye ticaret mahkemesinde bakılacağı da hüküm altına alınmıştır. TTK 850(3) maddesi "Taşıma işleri; ticari işletme faaliyetidir." hükmünü haizdir. Davacının ,... uygulamasında şöför olarak çalıştığını ileri sürerek ,işçilik alacaklarını talep etmektedir. Davacı adına ücret alacaklarının ... tarafından ödendiği banka dekontlarıyla tesbit edilmiş olup , mobil uygulamada yolcu taşıma işi yapan davacının işçi işveren ilişkisinin tarafı bulunmadığı yolundaki tesbit İş Mahkemeleri ,BAM Hukuk Daireleri kararlarında istikrar kazanmıştır. Davacının taleplerini doğru davalıya yöneltip yöneltmediği görevli mahkemece değerlendirilecektir.Davacının ,yolcu taşıma taahhüdünde bulunan taraf olduğu belirlendiğinden taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olduğunun kabulü gerekir. Ticari dava niteliğindeki eldeki davaya bakmaya asliye hukuk mahkemesi görevli olmayıp mahkemenin görevli olmadığına ilişkin tesbit yerinde ise de ; dava dosyasının İş Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesi doğru olmamıştır...'' şeklinde verilen karar kaldırılarak dosya tevzi edilerek mahkememize gönderilmiş ve dosya yeniden esas alarak yargılamaya devam olunmuştur. Davalının husumet yönünden itirazlarının yönünden yapılan incelemede, ... mobil uygulaması, davacıya kendi aracını kullanarak taşıma hizmeti sağlayabilmesi için bir platform sunmaktadır. Davalının da kabulünde olduğu üzere, davalının faaliyet alanı, dava dışı ... ’ye pazarlama ve destek hizmetleri sunmaktan ibarettir. Bu hizmetler çerçevesinde; davalı, davacı gibi ... mobil uygulamasına kayıt olup yolcu taşıyan kişilerden ve yolculardan gelen sorulara müşteri destek hizmetleri sunmuş, ofis yönetim hizmetlerini gerçekleştirmiş ve operasyon destek hizmeti sağlamıştır. Davalı ile dava dışı ... arasında sunulan bir yazılı sözleşme bulunmasa da, taraflar arasında fiili olarak sözleşme ilişkisinin anlaşıldığından davalının husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Toplanan delillerden somut olayda; davacı davalı işverenler yanında şoför olarak hizmet sözleşmesiyle işçi olarak çalıştığını hizmet sözleşmesinin davalı işverenlerce fiili olarak sona erdirildiği, davacıya çalıştığı döneme ilişkin olarak ücret, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, ubgt, ihbar ve kıdem tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiş olup ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2023/... esas 2023/... karar sayılı ilamı ile davacının, yolcu taşıma taahhüdünde bulunan taraf olduğu belirlendiğinden taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari dava olduğu, mobil uygulamada yolcu taşıma işi yapan davacının işçi işveren ilişkisinin tarafı bulunmadığı tespit edildiğinden davacının talep ettiği alacak taleplerinin işçi işveren ilişkisine özgü alacak kalemleri olması sebebi ile davalıdan talep edilemeyeceği, hukuki nitelendirme mahkemeye ait olmak ve hakimin Türk Hukukunu resen uygulamakla yükümlü olduğu bu kapsamda davacının yaptığı nitelendirmeler mahkemeyi bağlamayacak ise de, dosya kapsamında taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, taraflar arasındaki taşıma işi, iş bazlı olarak gerçekleştiğinden sözleşmenin devamlı veya belli bir süreli olmasını gerektirecek nitelikte olmadığı, taraflar arasında sözleşmenin süresi ve feshe dair bir anlaşmanın bulunmadığı, davalının sözleşmeyi feshi halinde davacı taşımacıya tazminat veya cezai şart ödeyeceğine dair bir anlaşma maddesi bulunmadığından davacının davalıdan herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı kabul edilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 427,60-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 373,20TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 3.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan toplam 682,20TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 680,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 26/04/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/709, K. 2024/331, T. 26.04.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-709-e-2024-331-k-dde72e47d478