İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/219 E. 2022/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/219
- Karar No
- 2022/413
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/219 Esas - 2022/413 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA ASLİYE TİCARET 2. MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2021/219 Esas KARAR NO : 2022/413 HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- .... 2- .... 3- ... 4-.... DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 21.10.2020 KARAR TARİHİ : 13.04.2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : .... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kurumun 11316....1 sicil numaralı dosyasında işlem gören işyerinin ... T.C kimlik numaralı sigortalısı olan ...'in 22.03.2016 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde malul kaldığını, meydana gelen kazaya ilişkin olarak kurum müfettişi tarafından tanzim edilen raporda, ... İnşaat isimli firmanın çelik kontrüksüyon işini yaparken geçirdiği iş kazası olayının işverenin iş güvenliği ile ilgili mevzuat hükümlerine aykırı hareketi sonucu gerçekleştiğinin tespit edildiğini, bir başka işverene ait iş yerinde çalışmış ise, bu durumu bilerek çalıştıran işveren ile genel sağlık sigortalısı doğacak masraflardan kuruma karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, iş kazası sebebiyle sigortalı ...'e 27.008,79-TL tedavi masrafı, 2.898,72-TL geçici iş göremezlik ödeneği, 919,89-TL eczane masrafı, 99.816,91-TL peşin sermaye değerinde gelir bağlanmış olduğunu ve toplam 130.644,31-TL kurum zararı olduğunu belirterek, müvekkili kurumun sorumlu davalıdan talep edebileceği miktarın mahkemece yapılacak kusur araştırması sonucu belirlenecek olması nedeniyle kurum alacağının tespiti ile kusur ve miktar yönünden fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davalıların ağır kusurlu eylemleri dikkate alınarak alacağı karşılamaya yeter miktarda hak ve alacakların ihtiyaten haczine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kurum zararının şimdilik 65.000,00-TL'lik kısmının faiziyle, yargılama giderleri ile ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, dava dışı ...'in iş kazası nedeniyle davacı tarafından ödenen tazminatların davalı müflis şirketten rücuen talebine ilişkin kayıt kabul davasına ilişkindir. Sgk Seyhan İlçe Müdürlüğüne, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğüne ve Adana Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasına alındığı görüldü. Dosya Adana 9. İş Mahkemesinin 2020/... Esas 2021/... sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edildiği görüldü. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. İflas masasının safi (net) mevcudu (masaya giren mal, alacak ve haklar), "alacakların ödenmesine tahsis olunur" (İİK m.184,I,c.1). Buradaki "alacaklar" teriminden maksat, aslında yalnız "iflas alacaklarıdır." İflas alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflasın açıldığı andaki borçları olup, iflas masasından istenebilir (masaya yazdırılabilir). Davacının dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK'nın 168. maddesine dayalı rücu hakkına dayalı alacağı, iflas tarihinden sonra doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İİK'nda iflastan sonra doğan alacaklar için İİK'nın 235/2. maddesinin ilk cümlesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu yolundaki açık bir düzenleme bulunmadığından, somut olayda bu mahkemenin davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesi uyarınca, dava konusunun değer miktarına bakılmaksızın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. İflas tarihinden sonra doğan bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesine değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır. Dava konusu alacak, sıra cetvelinde yer alamayacağından, bunlar için iflas masası aleyhine genel mahkemede açılması gereken davada İİK'nın 235. maddesindeki süreler uygulanmaz (Yargıtay Hukuk 23. Dairesinin 20.04.2015 tarih, 2015/863 esas ve 2015/2699 karar sayılı ilamı). Yukarıda belirtilen Yargıtay kararında da açıkça belirtildiği üzere kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını İİK’nın 235. maddesinden alan davalar olup, davalı şirket hakkında Adana Asliye Ticaret 1. Mahkemesinin 15...2018 tarih ve 2018/1123 esas sayılı dosyasından iflas kararı verilmiş, iflas kararı kesinleşmiş olup dava konusu alacak davalı şirketin dava dışı çalışanı ...'in 22.03.2016 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle davacı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kaza tarihinden sonra ödenmeye başlanan hastane masrafı, eczahane masrafı, iş göremezlik masrafı ve peşin sermaye değeri olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, diğer bir ifadeyle iflas tarihinden önceki alacak olduğu anlaşılmakla mahkememizin görevli olduğuna kanaat getirilmiştir. İki iş güvenliği uzmanı ve bir makine mühendisi bilirkişi heyetinden oluşan ....2021 tarihli heyet raporunda; dava konusu olay, ilgili tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına alınan tüm bilgi ve belgeler dikkate alınarak incelenmiş olup; 5.1 davaya konu olayın, sigortalının işyerinde bulunduğu sırada ve işveren tarafından yürütülmekte olan iş dolayısı ite meydana geldiği için 5510 Sayılı Kanunun 13.maddesine ve 6331 sayılı kanunun 3.maddesi g fıkrasına göre iş kazası olduğu, raporun 4. bölümünde açıklanan tespit ve değerlendirmelere göre olayın meydana gelmesinde; Davalı ... Gayrimenkul Turizm İnşaat Müh. Proje Taahhüt Üretim ve Tic. Ltd.Şti. İnşaat sahibi olması durumu yukarıda 4.1 maddesinde değerlendirilmiş olup kaza olayının meydana gelmesinde kusurlu olmadığı, ... FAN.. yukarıda 4.2, 4.3, 4.4, 4.5, 4.6 maddelerinde yaptığımız değerlendirmeye göre %70 oranında kusurlu olduğu, ...'in yukarıda 4.7 maddesinde yaptığımız değerlendirmeye göre %30 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor sunulmuştur. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı kurum tarafından davalı şirket bünyesinde çalışan dava dışı işçinin kesinleşen iş mahkemesi kararına göre davalı iş yerinde iş kazası geçirdiği, iş kazası nedeniyle kendisine davacı kurum tarafından yapılan ödemeler nedeniyle rücuen tazminat talebinde bulunulduğu, iş güvenliği uzmanı ile makine mühendisinden alınan kusur raporunda ve davacı kurum bünyesindeki teftiş başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen raporda davalı şirketin iş kazasının meydana gelmesinde her hangi bir kusurunun bulunmadığı, zira davalı iş yerinde yapılan işin dava dışı ... Fidancı tarafından yapılan bağımsız bir iş olup ... ancı'nın asıl iş veren olduğu, davalı şirketin iş veren sıfatının bulunmadığı gerekçesine dayandığı, diğer bir ifadeyle davacı kurumun kusuru bulunmayan davalı müflis şirkete karşı her hangi bir tazminat talebinde bulunamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar kendisini bir vekille temsil ettirmediğinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 13.04.2022 Katip ... e- imzalıdır Hakim ... e- imzalıdır