İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/438 E. 2022/1056 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/438
- Karar No
- 2022/1056
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/438 KARAR NO : 2022/1056 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2020 KARAR TARİHİ : 25/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı tarafından açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; DAVANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalı arasında 2019 yılından bu yana cari hesap şeklinde yürüyen ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu dönem içinde alınan tüm malların bedelinin ödendiğini, ancak alınan malların bir kısmı hatalı çıkınca mutabakatla iade edildiğini ve mutabakat doğrultusunda 11.03.2020 tarihli 38.166,16 TL lik iade faturasının kesildiğini, davalı şirketin ödeme sıkıntısı olduğu gerekçesiyle iade bedelini uzun süre ödemeyince bu bedelin tahsili için ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğinden takip durduğunu, davalının davacıya takipte istenen miktar kadar borcu olduğunu bildiğini, zaman kazanmak için itiraz yolunu seçtiğini, iade faturası ve borcun kayıtlara işlendiğini ancak bu güne kadar herhangi bir itiraz veya iadenin olmadığını belirterek davalı borçluların ... İcra Müdürlüğüne ait .../... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itiraz nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin icra takibine konu edilen mevcut fatura miktarı borcunun bulunmadığını, söz konusu alacak kalemlerinin likit olmadığını , icra emrine itirazlarında herhangi bir kötü niyetlerinin olmadığını, icra inkar tazminat taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacağın tahsili için yapılan icra takibine davalının süresinde yaptığı itirazın iptali talebine ilişkindir. ...ne, ...ne, ...na ve ... İcra Müdürlüğüne yazılan müzekkerelere cevap verildiği söz konusu evrakların mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ... Müdürlüğüne ait .../... esas sayılı dosyası mahkemiz dosyası arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde; alacaklının ... olduğu ve borçlunun ... olduğu, takibin 38.166,15-TL asıl alacak üzerinden üzerinden başlatıldığı görülmüştür. Mali Müşavir bilirkişi ...'a ait 24.05.2021 tarihli raporunda; davacının ... ve ... yılı yevmiye defterinin açılış onayı ile ... yılı yevmiye defterinin kapanış onaylarının süresinde yapıldığı, ... kebir ve envanter defter ile ... yılı envanter defteri dava dosyasına ekli bulunmadığından tespit yapılamadığı, bu hususunun HMK'nın 222 kapsamında değerlendirilmesinin mahkemenin takdirinde olduğu, fatura konusu ürünlerin, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan 11.03,2020 tarih ve ... nolu sevk irsaliyesi ile ... plakalı araca teslim edildiği, davalı şirketin iade edilen malları teslim aldığını dair herhangi bir imza bulunmamasına karşın, davalı tarafın irsaliye ve faturaya malı teslim almadığına dair herhangi bir yasal itirazda veya ihtarda bulunmadığına dair bir belyeye rastlanmadığı, davacının davalıdan almış olduğu malların bedellerinin tamamının şirket imza yetkilisi ...'a ait ... ile ödediği cari hesapta 31.01.2020 tarihi itibariyle bakiye bulunmadığı, davacı tarafından davalıya 11.03.2020 tarihinde düzenlenen 38.166,16-TL(iade) fatura bedeli tutarı kadar davacının davalıdan alacaklı duruma geçtiği, dava konusu faturanın e-fatura olması nedeni ile faturanın elektronik ortamda davalıya tebligatının gerçekleştiği, ayrıca davalı ve davacı tarafların davaya konu edilen faturaya karşılık olarak BA ve BS formlarında beyan etmeleri nedeniyle dava konusu fafuranın davalıya tebtiğ edildiği, dava konusu olan 38.166.16.-TL'lik alacağın takip tarihi 17.06.2020 tarihinden dava tarihi olan 23.07.2020 tarihine kadar olan yasal faizi 36 gün gecikme karşılığı 343,50-TI. olup, toplam borç ise 38.509.66-TL (343,50-38.166,16) dir. Ancak Sayın mahkemenizce, fatura üzerinde bulunan "faturanın vade tarihi fatura tarihidir. Aylık %4 vade farkı uygulanır" şerhi dikkate alındığı takdirde, fatura tarihi olan 11.03.2020 tarihinde dava tarihi olan 23.07.2020 - tarihine kadar olan faiz 134 gün gecikme karşılığı 6,819.02-TL toplam borç ise 44.985,18-TL (6.819.02+38.166,16) olduğu yönünde rapor sunulmuştur. Talimat yoluyla mali müşavir bilirkişi ...'a ait 24.08.2022 tarihli raporunda ; davalı firmanın evrak ve belgelerini göndermediğinden ve mevcut dosyada davalı firmanın resmi belge ve evraklarının olmadığından alacak tutarı ile değerlendirme yapmak mümkün değildir yönünde rapor sunmuştur. İtirazın iptali davası; takip talebine itiraz edilen alacaklı tarafından itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde borçluya karşı açtığı bir eda davasıdır. Ancak normal bir eda-alacak davasından farklı olarak icra takibi içerisinde açılır ve takip hukukuna özgü bir takım sonuçlar doğurur. İİK 67 maddesi uyarınca, takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, ret veya hükmolunan meblağın %20'den aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. (Yargıtay 15.H.D.2018/2184,2018/2013.K sy, 16.05.2018 tarihli ilamı ) Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davacının ticari satım nedeniyle davalı adına düzenlendiği faturalardan kaynaklı başlatılan icra takibine süresi içinde yapılan itiraz sonrasında açılan itirazın iptali davasında alınan bilirkişi raporunda, davacının ticari defter ve belgelerini ibraz ettiği, davalının ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacı defterlerinin usulüne uygun tutulup sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafından kesilen bir adet iade faturasının da davacı defterlerinden anlaşıldığı kadarıyla mahsup edildiği, davalının defterlerini ibraz etmemiş ise de davacı ve davalı tarafından düzenlenen faturaların BA, BS formalarında vergi dairesine bildirimde bulunulduğu, takip konusu faturaların ve fatura konusu malların davalıya irsaliyeli fatura ile tebliğ ve tesliminin yapıldığı, davacı dava dilekçesinde, fatura konusu asıl alacak üzerinden takibe yapılan itirazın iptalini istediği, alacağın likit, takibe itirazda davalının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davacının davasının Kabulü ile; 1-) Davalının ... İcra Müdürlüğünün ../... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağın 38.166,15-TL üzerinden devamına, takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına 2-) Hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında olmak üzere 7.633,23-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-) Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 9.438,12-TL den peşin alınan 460,96-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.977,16-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-) AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-) Ara buluculuk Bürosu tarafından ödenmesine karar verilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı kanuna göre davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 6-) Davacının yapmış olduğu 1.516,20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-) Davacı tarafından yatırılan 460,96-TL peşin harç ve 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 515,36-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 8-) Fazla yatan avans var ise Adalet Bakanlığı HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, karar kesinleştikten sonra talep sahibine elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığı ile adreste ödemeli gönderilmesine, (gönderme masrafının avanstan karşılanmasına ), Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. Katip ... Hakim ... e- imzalıdır e- imzalıdır