İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/405 E. 2022/1072 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/405
Karar No
2022/1072
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : 2022/1072 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVACILAR : 1- ... - ... ... 2- ... - ... ... 3- ... - ... ... 4- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... - ... DAVALI : 1- ... - ... VEKİLİ : Av. ... -... DAVALI : 2- ... - ... ... VEKİLİ : Av. ... -.... DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 13/06/2019 KARAR TARİHİ : 06/12/2022 YAZIM TARİHİ : .... Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'nin sevk ve idaresinde bulunan ve diğer davalının ZMMS'ni yaptığı ... plakalı kamyon seyir halinde iken davacı ...'nın kullandığı motosiklete çarparak ...'nın yaralanmasına, onun kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunan oğlu ...'nın vefatına sebebiyet verdiğini, Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasında ... hakkında açılan kamu davasının devam ettiğini, ...'nın yaralanmasından dolayı ...Sigorta'ya yapılan başvuru sonucunda 201.606,16 TL ödeme yapıldığını, ancak bu ödemenin yetersiz olduğunu, tedavi giderleri, iyileştirme harcamaları, kazanç kaybı, çalışma gücünün yitirilmesi/azalması, ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı zararının daha fazla olduğunu, ayrıca vefat eden ...'nın babası ..., annesi ... ile kardeşleri ... ve ...'nın destekten yoksun kaldıklarını, daha önce yapılan başvuru üzerine sigortanın 71.803,67 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin de yetersiz olduğunu belirterek HMK'nın 107.maddesi kapsamında belirsiz alacak şeklide açtıkları davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ...'nın yaralanmasından kaynaklanan maddi zararları için 1.000,00 TL, destekten yoksunluktan dolayı ... ve ... için 500,00'er TL, ... ve ... için 250,00'şer TL maddi tazminatın sigorta şirketi için temerrüt tarihinden itibaren, ... yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline, davacılardan İbrahim'in yaralanmasından kaynaklanan iş gücü kayıpları için 100.000,00 TL, oğlunun ölümü nedeniyle 100.000,00 TL ve davacı ... için oğlunun vefatından dolayı 100.000,00' TL, ... ve ... için kardeşlerinin ölümü nedeniyle 50.000,00 'er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTTIRIM: davacılar vekili 19/10/2022 tarihli talep arttırım dilekçesinde, ... için istedikleri 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 111.685, 84 TL'ye, ... için istedikleri 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatını 23.912,03 TL'ye ve ...'nın yaralanmasından dolayı istedikleri 1.000,00 TL maddi tazminatı 35.243,10 TL'si geçici iş gücü kaybı, 218.666,46 TL'si kalıcı iş gücü kaybı tazminatı olmak üzere 253.909,56 TL'ye yükseltmiş, ... için istedikleri destek tazminatının 68.983,91 TL'sinden, ... için istedikleri destek tazminatının 6.420,96 TL'sinden, ...'nın yaralanmasından dolayı istedikleri tazminatın 24.424,34 TL'sinden ..., tamamından ise ... sorumlu olmak üzere davalılardan tahsilini istemiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada müvekkilinin en ufak bir kusuru bulunmadığını, Adana 8. ACM'nin ... esas sayılı dosyasında trafik polisi bilirkişinin hazırladığı raporda da bu hususa açıklık getirildiğini, davacı ...'nın maluliyet oranının abartılı olduğunu, sigorta tarafından davacılara yapılan ödemelerden daha fazla zararlarının bulunduğunun ispatlanması gerektiğini, vefat eden ...'nın yaşı itibariyle anne, babası yada kardeşlerine destek olamayacağını, ... ve ...'nın kask takmadıklarını, her ikisinin de başından yaralandığını, müterafik kusurlarının dikkate alınması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...cevap dilekçesinde özetle: Arabuluculuk ve başvuru dava şartlarının yerine getirilmediğini, ...plakalı aracın müvekkili tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalandığını, davacı ...'in yaralanması nedeniyle 201.606,16 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davacılardan İbrahim ve ...'e toplam 71.803,67 TL destek tazminatı ödendiğini, bu ödemelerin hesaplanacak tazminattan güncellenerek düşürülmesi gerektiğini, kazaya karışan araç sürücülerinin kusur oranlarının belirlenmesi gerektiğini, alınacak kusur raporunda müterafik kusurun değerlendirilmesini istediklerini, davacının ve müteveffanın gelirlerinin somut bir şekilde ispatlanması gerektiğini, müterafik kusurdan dolayı tazminattan indirim yapılmasını istediklerini, sigorta yönünden kaza tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Kazaya karışan araçların tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ve açılan kamu davasına ilişkin dosya getirtilmiş, davacıların ve davalı şahısların ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, davacı ...'nın tedavi evrakları toplanmış gösterilen diğer deliller toplanmıştır. 29/05/2018 tarihinde sürücü ... idaresindeki ve onun adına kayıtlı... plakalı kamyonun sağ arka tekerlek kısımları ile ...'nın sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklete çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacı ... yaralanmış, motosiklette yolcu olarak bulunan ... vefat etmiştir. ..., davacılardan İbrahim ve ...'in müşterek çocuğu, diğer davacılar ... ve ...'in kardeşidir. ...plakalı araç kaza tarihini de kapsayacak şekilde ...tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır. Dava tarihinden önce gerek davacı ...'in yaralanması, gerekse ...'nın vefatından dolayı destek zararları için sigortaya başvuru yapılmış, davacı ...'e maluliyetinden dolayı 22/03/2019 tarihinde 201.606,16 TL, destek tazminatı olarak ...'ya 13/09/2018 tarihinde 25.097,26 TL, ...'ya ise aynı tarihte 46.706,41 TL ödeme yapılmıştır. Ayrıca dava tarihinden sonra ...Sigorta ile davacılar vekili sulh olmuştur. Düzenlenen makbuz ve ibraname başlıklı belgede; Adana 2. ATM'nin ... esas sayılı dosyası yönünden ...'nın maluliyetinden dolayı 95.000,00 TL asıl alacak, 25.000,00 TL faiz, 9.786,23 TL dava vekalet ücreti, 1.486,40 TL yargılama gideri, 9.460,30 TL icra vekalet ücreti olmak üzere toplam 140.732,93 TL üzerinden, ...'nın vefatı nedeniyle 191.000,00 TL asıl alacak, 49.000,00 TL faiz, 16.457,46 TL mahkeme vekalet ücreti, 15.147,39 TL icra vekalet ücreti olmak üzere 271.604,85 TL üzerinden anlaşma sağlandığı, ...nin yapacağı ödeme nedeniyle başka bir sorumluluğunun kalmayacağı, poliçeye dönük alacaklar yönünden fazlaya ilişkin ve sair herhangi bir başka isim altında hak ve taleplerini olmadığı, dava dosyasındaki maddi tazminat taleplerinden fazlaya ilişkin haklarda olmak üzere ...yönünden feragat edileceği belirtilmiştir. İbraname davacılar vekili tarafından imzalanmıştır. Davacı vekili 20/10/2022 tarihli dilekçesinde ibranamede belirtilen ödemelerin alındığını, ancak dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporuna göre ödemelerin yetersiz kaldığını, KTK'nın 111.maddesi gereğince davaya devam ettiklerini bildirmiştir. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi' nin ... E. Sayılı dosyasında yürütülen yargılama sonunda 2 karar sayılı kararı ile; sanık ...'nin, taksirle bir kişinin ölümüne ve bir kişinin de yaralanmasına neden olmak suçundan TCK'nın 85/2 ve 62 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir. Hükme esas alınan ve trafik ihtisas dairesinin hazırladığı 23/11/2018 tarihli raporda, sürücü ...'nin asli, ...'nın ise kusursuz olduğu, kazaya ilişkin kamera görüntülerine göre ... ve ...'da kask bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkememizce görevlendirilen kusur bilirkişi .. 04/03/2020 tarihli raporunda; ...'nin 2918 sayılı KTK'nın 54/1-a maddesinde düzenlenen geçme kurallarına, 67.maddesi ve yönetmeliğin 137.maddesinde düzenlenen manevralara ilişkin kurallara riayet etmediği, ...'nın kullandığı motosiklete yaklaştığı sırada geride gelen araç sürücüsü olarak görüş açısı içinde bulunan ve kendi aracının sağ ön kısmında devam eden motosiklet ile arasında güvenli ve yeterli mesafe bulunduğu sırada sol taraftan devam etmesi gerekirken dikkat ve özeni göstermediği, sağa kontrolsüz manevra yaparak motosiklete çarpması sonucu meydana gelen kazada asli kusurlu olduğunu, motosiklet sürücüsü ...'nın kusursuz olduğunu beyan etmiştir. Kazaya ilişkin kamera kayıtları bulunmaktadır. Rapor, görüntülerde tespit edilen oluşa, toplanan delillere, ceza dosyasında yapılan yargılama içeriğine, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora uygun bulunmakla hükme esas alınmıştır. Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 30/09/2020 tarihli ... sayılı raporunda; davacı ...'nın Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre; %70 oranında kalıcı 18 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybına uğradığı belirtilmiştir. Bu rapora itiraz edilmesi ve Adana Şehir Hastanesi'nde düzenlenen raporda, davacının özürlülük oranının %56 olarak belirtilmesi nedeniyle dosyanın Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. Dosya ATK 2. Üst Kurulu'na gönderilmesine rağmen 2. İhtisas kurulu tarafından, 22/12/2021 tarihli ...sayılı rapor düzenlenerek davacı ...'nın Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre %60 oranında kalıcı 18 aya kadar uzayabilecek nitelikte geçici iş gücü kaybına uğradığı, iyileşme süresinde 3 ay boyunca başkasının yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. Bu nedenle dosya yeniden ATK 2. Üst Kurulu'na gönderilmiş, 24/02/2022 tarihli .. sayılı raporda; aynı yönetmelik esas alındığında, davacının tüm vücut engellilik oranının %60 olduğu, çalışma gücü ve meslekte kazanma gücü kaybı oranı tespit işleri yönetmeliği esas alındığında, %80 olacağı, iyileşme süresinin 18 aya uzayabileceği, davacının bu süre içinde 3 ay boyunca başkasının bakımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiştir. Poliçenin düzenlendiği ve kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğin esas alınması gerekmektedir. ATK 2. Üst kurulu tarafından düzenlenen rapor, dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunmuş ve davacıdaki kalıcı iş gücü kaybı oranının %60 olarak alınması gerektiği kabul edilmiştir. Hesap bilirkişisi ...03/10/2022 tarihli raporunda; davalı ...'nin %100 oranındaki kusuruna, davacı ...'in %60 oranındaki maluliyetine, 18 ay süreli geçici iş gücü kaybına göre, THR 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü esas alınarak önce dava tarihinden önceki kısmi ödeme tarihlerine göre hesaplama yapılmış, ödemenin zararı karşılamadığı tespit edilerek güncel verilere göre hesaplama yapılmıştır. Çocuğun yetiştirme giderleri davacı ...'dan düşürülmüştür. ... için 124.741,05 TL, ... için 299.330,31 TL destek tazminatı hesaplanmış, her ikisinin destek tazminatı tutarı 360.000,00 TL olan poliçe limitini aştığı için sigorta yönünden garame hesabı yapılmış, dava tarihinden önceki ödeme (25.097,26 TL) güncellenerek dava tarihinden sonraki ödeme (66.759,49 TL) güncellenmeden düşürülerek bakiye 6.420,96 TL zararının bulunduğu belirtilmiştir. ...'nın destek tazminatı talebi de aynı yöntemle hesaplanmış davadan önceki 46.706,41 TL ödeme güncellenerek, dava tarihinden sonraki 124.240,51 TL ödeme güncellenmeden mahsup edilerek bakiye 68.983,91 TL destek tazminatı bulunduğu belirtilmiştir. Davacıların destek tazminatı taleplerinin, davalı ... açısından değerlendirildiğinde az önce açıklanan şekilde ödemeler mahsup edilerek ...'nın ...'den talep edebileceği bakiye destek zararının 23.912,03 TL, ...'nın aynı kişiden talep edebileceği bakiye destek zararının ise 111.685,84 TL olduğunu, ...'nın geçici iş gücü kaybından dolayı 35.243,10 TL, kalıcı iş gücü kaybından dolayı ise 577.820,93 TL zararının bulunduğu, dava tarihinden önce yapılan 201.606,16 TL ödeme güncellenerek, dava tarihinden sonra yapılan 95.000,00 TL ödeme güncellenmeden mahsup edilerek bakiye 218.666,46 TL zararının bulunduğunu, müterafik kusur yönünden taktirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir. Müterafik kusur ve hatır taşıması konusundaki savunmaların, yargılama sırasında yapılan sulhun, düzenlenen ibranamenin etkisinin ayrıca tartışılması gerekmektedir. Davacı ...'nın oğlu ..., babasının kullandığı motorda yolcu iken meydana gelen kazada vefat etmiştir. Davalıların sürücüsü ve sigortacısı olduğu araçta yolcu değildir ve davalı ... %100 oranında kusurludur. Bu nedenle hatır taşıması söz konusu değildir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. TBK'nın 52.maddesinde; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği belirtilmiştir. (Yargıtay 4. HD 2021/2477 E. 2021/2949 K., 17 HD 2018/4184 E. 2020/820 K.) 29/05/2018 tarihli ölü muayene tutanağına göre; müteveffa ... kafasından ağır hasar almıştır. Ölüm sebebinin yüz, kafa kubbe, kafa kaide kemik kırıkları ile birlikte beyin harabiyeti olduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan davacı ... hakkında düzenlenen maluliyet raporlarına göre, kafa bölgesinden yaralanması sonucunda beyin hasarı, beyin işlev bozukluğuna bağlı davranış bozukluklarından dolayı maluliyet tayin edilmiştir. Trafik kazası tespit tutanağında koruyucu tertibat kullanılıp kullanılmadığının tespit edilemediği belirtilmiş ise de, kazaya ilişkin kamera kayıtları bulunmaktadır ve gerek davacı ...'in gerekse oğlu ...'nin kask takmadıkları anlaşılmaktadır. Bu husus bilirkişi raporlarında da belirtilmiştir. Yaralanma bölgesi, yaralanmanın mahiyeti ve oluşan sonuç dikkate alındığında kask takılmamasının davacı ...'in maluliyetine neden olan yaralanmasında, ayrıca ...'nın ölümünde etkili olduğu kabul edilmiş, müterafik kusurdan dolayı Yargıtayın uygulamaları da dikkate alınarak %20 oranında indirim yapılmıştır. Yargıtay 4. H.D'nin son kararlarında müterafik kusura dayanan indirimin ödemeden önce yapılacağı belirtilmektedir. Nitekim Yargıtay 4. HD'nin 2021/26311 E. 2022/8799 K. 2021/10899 E. 2022/4397 K., 2021/12316 E. 2022/6548 K, 2021/11591 E. 2022/5709 K. Sayılı vb. Kararlarında; borçlar kanunu hükümlerine göre tazminatın saptanması için öncelikle zararın belirlenmesi gerekir. Bu kapsamda, zarara uğrayanın zararın artmasına sebep olması halinin de zararı etkileyeceği dikkate alındığında 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde (mülga 818 sayılı BK'nun 44. maddesi) düzenlenen müterafik kusur indiriminin nazara alındıktan sonra sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödemenin güncellenerek mahsubunun yapılması neticesinde zarar tespit edilmelidir. denilmektedir. Dava sırasında düzenlenen ibranamede iş bu dava dosya numarası açıkça yazmakta olup sigortadan talep edilen tazminatlara ilişkin taraflarca anlaşıldığı ve bu belgenin düzenlendiği görülmektedir. Davacı vekili, anlaşma miktarının yetersiz olduğunu ve KTK'nın 111. maddesi gereğince bakiye tazminat alacakları için sigorta hakkındaki davaya devam ettiklerini beyan etmiştir. Ancak TBK'nın 131 ve devamı maddeleri gereğince ibra borcu sona erdiren sebeplerden birisidir ve aynı kanunun 132'.maddesinde; borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir. düzenlemesi mevcuttur. KTK'nın 111/2 maddesi gereğince; tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir. İbranamenin irade fesadı altında düzenlendiği ileri sürülmemiştir. Diğer taraftan her ne kadar HMK'nın 313. Maddesinde sulhun mahkeme huzurunda yapılan bir sözleşme olduğu belirtilmiş ise de, mahkeme dışında da sulh sözleşmesi yapılması mümkündür. (Yargıtay 11. HD 2015/1907 E. 2016/134 K.) Mahkeme dışında yapılan sulhun mahkeme içi sulhe dönüştürülmesi halinde HMK'nın 315/1. Maddesinde düzenlenen etkiyi (Sulh ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur) meydana getirir. (HGK 2017/23-863 E. 2018/197 K.) Taraflardan birisinin mahkeme dışında yapılan sulhu inkar etmesi halinde, diğer tarafın sulhü ve içeriğini ispatlaması gerekir.(Prof.Dr.... Hukuk Muhakemeleri Usulü 3. Cilt, 5.Baskı Sf.2693 vd) Davacı vekili sulhu ve sulh sözlemesindeki imzayı inkar etmemiş ve hatta sulh gereğince ödeme aldığını beyan etmiştir. Şu halde, mahkememizce yargılama sırasında davacı taraf ile davalı sigortacı arasında sulh gerçekleştiği, sigortacının poliçeden dolayı ve bu dava nedeniyle fazlaya ilişkin haklar da dahil olmak üzere ibra edildiği, davacılar ibrahim ve ... yönünden poliçe limiti kadar borcun sona erdiği kabul edilmiştir.(Yargıtay 4. HD 2021/22855 E. 2021/9575 K., 17 HD 2020/819 E. 2021/3050 K.) 6098 sy. TBK md.166/2 ve 3. Maddesinde; " Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." hükmü bulunmaktadır. Madde metninden de anlaşılacağı üzere tatmin edilmeden müteselsil borçlulardan birinin ibrası kural olarak diğerlerine tesir etmeyecektir. Ancak, maddede yer alan “ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde....” şeklindeki hüküm nedeniyle bu hallerin varlığı halinde müteselsil borçlulardan birine yönelik bir ibra diğeri yönünden de sonuç doğuracaktır. Dava konusu olayda poliçe nedeniyle tamamen ibra edilen sigortacıya, malikin/ sürücünün rücu etme olanağı bulunduğu halde, vaki feragat ve ibra nedeniyle bu olanak ortadan kalkmış olacağından ve davacı alacaklının bu tavrı diğer davalının durumunu 6098 sy. TBK'nın md.168/2 hükmü uyarınca ağırlaştırıcı bir durum doğuracağından,alacaklının bu duruma katlanması ve davalı sigortacı hakkındaki ibradan işleten sürücünün de poliçe limiti oranında faydalandırılması gerekmektedir. Limit dışındaki kısım yönünden işleten yada sürücünün sorumluluğu ise devam edecektir.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2013/2900 E. 2014/9337 K., 2009/2062 E. 2010/3846 K.) Şu halde, davalı ....'nin ibra edildiği, onun açısından borcun sona erdiği, diğer davalı sürücünün yalnızca limiti aşan kısımdan sorumlu olduğu, müterafik kusurdan dolayı indirimin ödemeden önce yapılması gerektiği kabul edilerek, hesap bilirkişisinin diğer yönlerden dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun bulunan raporunda davacı ... ile ... yönünden yeniden hesaplama yapıldığında: -Davacı ...'in hesaplanan destek zararı 124.741,05 TL olup, önce müterafik kusurdan dolayı %20 oranında indirim yapıldığında kalan 99.792,84 TL, 360.000,00 TL poliçe limitinden garame hesabı sonucu davacı ...'e isabet eden tutarın (105.894,39 TL) altında kalmaktadır. Kaldı ki, müterafik kusurdan dolayı yapılan indirimden sonra İbrahim'e davadan önce yapılan ödeme güncellenerek (25.097,26 TL ödeme ve 8.972,27 TL faizi) ve dava tarihinden sonraki ödeme (66.759,49 TL) güncellenmeden mahsup edildiğinde kalan destek zararı bulunmamaktadır. -Davacı ...'in hesaplanan destek zararı 299.330,31 TL olup, önce müterafik kusurdan dolayı %20 oranında indirim yapıldığında kalan 239.464,24 TL, 360.000,00 TL poliçe limitinden garame hesabı sonucu davacı ...'e isabet eden tutarın (254.105,61 TL) altında kalmaktadır. -Davacı ...'in toplam 35.243,10 TL geçici iş gücü kaybı, 577.820,93 TL kalıcı iş gücü zararı hesaplanmıştır. Geçici iş gücü zararının tedavi gideri klozundan, maluliyetten dolayı doğan zararın ise sakatlık klozundan ödenmesi gerekmektedir. Her iki klozun limiti de ayrı ayrı 360.000,00 TL'dir. Sebepleri yukarıda açıklandığı üzere davalı sürücü ve işletenin, limit kadar borçtan kurtulduğu gözetildiğinde geçici iş gücü kaybı için davalı ...'dan herhangi bir talepte bulunulamayacağı, kalıcı iş gücü kaybından dolayı ise 577.820,93 TL'den müterafik kusurdan dolayı %20 oranında indirim yapıldığında, kalan 462.256,74 TL'den ödemelerin düşürülmesi gerekmektedir. ...nin maluliyetten dolaylı davacı ...'e yaptığı ödemlerin toplamı her ne kadar poliçe limitinin altında ise de davalı sürücü/işletenin limit kadar borçtan kurtulduğu gözetildiğinde ve 360.000,00 TL limit düşürüldüğünde davacı ibrahimi'in kalan 102.256,74 TL'yi ...'den isteyebileceği düşünülmüştür. 6098 Sayılı TBK'nun 53/3 maddesi gereğince; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar ölüm halinde talep edilebilecek zararlar arasında sayılmıştır.TBK.nun 55. maddesinde ise destekten yoksun kalma zararlarının belirlenmesinin esasları düzenlenmiştir. Aynı kanunun 54. Maddesi gereğince; cismani zarara uğrayan kişi çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan maddi zararlarını talep edebileceği gibi, 56/1.maddede, bedensel bütünlüğü zedelenen kişiye, 56/2. Maddede ise, ölenin yakınlarına manevi tazminat isteme hakkı da tanınmıştır. 2918 Sayılı KTK'nun 85 /1 maddesinde işletenin sorumluluğu düzenlenmiş aynı maddenin 5. fıkrasında ise; "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükmü getirilmiştir. KTK'nun 91/1 maddesinde; "İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur." hükmü bulunmaktadır. Devam eden maddelerde ise zorunlu trafik sigortasının kapsamı düzenlenmiştir. Tazminat isteyen kişiye fiilen, sürekli ve düzenli bir şekilde bakan veya ona bakması kuvvetle muhtemel olan kimseye destek denir. Bakma kelimesi, bir başkasının geçimini kısmen veye tamamen sağlama anlamında kullanılmakta olup, destek kavramı hukuki değil, fiili ilişkiyi belirleyen bir kavramdır. Kardeşlerin birbirine karşı kural olarak bakım görevi yoktur. Ancak, bir kardeşin diğer kardeşe eylemli ve düzenli olarak yardım etmesi halinde, bu kardeş diğerinin desteği sayılır. Kardeşlerin birbirine destek olduğunu kabul edibilmek için desteğin refah içinde olması ve destek talep edenin ise zaruret içinde bulunması gerekir. Somut olayda, desteğin olay tarihinde ortaokul öğrencisi olduğu, çalışmadığı, gelirinin olmadığı, kardeşlerine fiilen herhangi bir desteğinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davalı sigortacı tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan, diğer davalı ...'ye ait ve onun idaresindeki aracın %100 oranındaki kusuru ile sebebiyet verdiği trafik kazasında davacı ...'nın yaralandığı, geçici ve kalıcı iş gücü kaybına uğradığı, aynı kazada davacılardan İbrahim ve ...'in müşterek çocukları, diğer davacılar ... ve ...'nın kardeşi ...'nın vefat ettiği, maddi zararlardan ...'nin TBK' nun 49 vd. Maddeleri ile 2918 sayılı KTK' nın 85. md. gereğince haksız fiil faili ve işleten olarak, ...nin ise aynı yasanın 91. vd. maddeleri gereğince zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olarak vede KTK'nın 88 md. gereğince müteselsilen sorumlu oldukları, manevi tazminattan ise ...'nin sorumlu olmadığı, davacılardan ... ve ...'nın kazada vefat eden ...'nin kardeşi oldukları, aralarında desteklik ilişkisinin bulunmadığı, ...'nın olay tarihinde 12 yaşında bir ortaokul öğrencisi olduğu, kardeşlerine destek olabilecek bir gelirinin bulunmadığı gözetilerek davacılardan ... ve ...'nın destekten yoksunluktan kaynaklanan maddi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. ...nin dava tarihinden önce davacılardan İbrahim ve ...'e maluliyet ve destekten yoksunluktan dolayı kısmi ödeme yaptığı, dava tarihinden sonra bu davacılar ile sigortacının sulh olduğu, anlaştıkları bakiye destek zararları ile iş gücü kaybından kaynaklanan zararın ödendiği, ...nin ibra edildiği, sulh ve ibranın geçerli olduğu, ...nin poliçe limitlerinden dolayı tamamen borçtan kurtarıldığı, diğer davalının ise poliçe limitine kadar borçtan kurtulduğu, limiti aşan kısımdan sorumlu tutulması gerektiği, nedenleri yukarıda tartışıldığı üzere, ... ve ...'in hesaplanan destek zararlarından müterafik kusur dolayısıyla indirim yapıldığında kalan tutarların poliçe limitinin altında kaldığı, davacı ...'in maluliyetinden dolayı hesaplanan toplam zarardan müterafik kusur dolayısıyla indirim yapılıp poliçe limiti düşürüldüğünde bakiye 102.256,74 TL zararının bulunduğu, sigortacının bu dava nedeniyle poliçeden dolayı tamamen ibra edildiği, geçici iş gücü kaybına ilişkin zararın limitin altında kaldığı, diğer davalının limit altında kalan bu zarardan dolayı borçtan kurtulduğu anlaşıldığından ...'nın ...hakkındaki davasının reddine, ... hakkındaki maddi tazminat taleplerinin 102.256,74 TL üzerinden kısmen kabulüne, ...'nın, her iki davalı hakkındaki maddi tazminat taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleri bakımından, kazanın oluş şekli, tarihi, kusur durumu, davacıların müteveffaya yakınlık dereceleri, yaşları, ekonomik ve sosyal durumları, hak ve nesafet kuralları, özel hal ve şartlar, davacı ...'in yaralanmasının mahiyeti vs. gözetilerek davacı ...'in yaralanmasından dolayı 40.000,00 TL, davacılar İbrahim ve ...'in müşterek çocuklarının vefatından dolayı her biri için ayrı ayrı 60.000,00'er TL, davacılar ... ve ...'nın kardeşlerinin vefatından dolayı her biri için 35.000,00'er TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı düşünülerek manevi tazminat taleplerinin bu miktarlar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Müterafik kusur nedeniyle yapılan indirim, hakimin taktirine bağlı olduğu için indirim yapılan bölüm yönünden davacı aleyhine vekalet ücreti verilmemiştir. Diğer taraftan yargılama sırasında gerçekleştirilen sulhe göre, davacılara limit dahilinde anlaşılan rakamlar üzerinden destek ve kalıcı iş göremezlik tazminatı ödenmiştir. Sulh sözleşmesinin içeriğine göre davacılara ayrıca vekalet ücreti ve yargılama gideri de ödenmiştir. Bu durumda davacı ... ve ...'in maddi tazminat taleplerinin reddedilen kısımları yönünden davalılar lehine maktu vekalet ücreti verilmiş, ...'nın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı limiti aşan kalıcı iş göremezlik tazminatına ilişkin olduğundan bu kısım yönünden hesaplanan vekalet ücretinin ise sadece ...'den tahsiline karar verilmiştir. Manevi tazminat taleplerinin kabul ve reddedilen kısımları yönünden ayrıca vekalet ücreti hesaplanmıştır. Sulh sözleşmesi gereğince davacıya ödenen yargılama gideri, toplam yargılama giderinden düşülmüştür. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A-) Davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden; Davacı ...'nın ... hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine, Davacı ...'nın yaralanmasından dolayı ... hakkındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne. Kalıcı iş gücü kaybından kaynaklanan 102.256,74 TL nin kazanın gerçekleştiği 29/05/2018 tarihniden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacı ...'ya ödenmesine, Davacı ...'nın destek tazminatı talebinin reddine, ...'nın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 6.985,15 TL karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin alınan 6.630,00 TL harçtan, maddi tazminat taleplerine isabet eden 44,40 TL ile maddi tazminat taleplerinin arttırılması için ödenen 6.870,70 TL olmak üzere toplam 6.915,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 70,05 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacıların peşin olarak ödediği 6.915,10 TL harcın davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, AAÜT gereğince ...'nın maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 16.338,51 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, AAÜT gereğince ...'nın maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, B-) Davacı ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden; Davacı ...'nın ...Sigorta AŞ hakkındaki maddi tazminat talebinin reddine, Davacı ...'nın ... hakkındaki destek tazminat talebinin reddine, ...'nın maddi tazminat talepleri yönünden hesaplanan 80,70 TL karar ve ilam harcın bu davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, AAÜT gereğince ...'nın maddi tazminat talebi yönünden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, C-) Davacılar ... ve ...'nın maddi tazminat taleplerinin reddine, 1-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 80,70'şer TL harcın davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, 2-AAÜT gereğince hesaplanan 250,00'şer TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan ayrı ayrı alınarak davalılara ödenmesine, D-) Davacıların Manevi tazminat talepleri yönünden; 1-Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne. Davacı ...'nın maluliyetinden dolayı 40.000,00 TL, oğlu ...'nın ölümünden dolayı 60.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 2-Davacı ...'nın manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne. Davacı ...'nın oğlu ...'nin ölümünden dolayı 60.000,00 TL manevi tazminatın kazanın gerçekleştiği 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 3-Davacılar ... ve ...' nın manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne. Kardeşleri ...'nin ölümünden dolayı her biri için 35.000,00 er TL manevi tazminatın (toplam 70.000,00TL) kazanın gerçekleştiği 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, 4-Manevi tazminat taleplerinin kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 15.711,30 TL karar ve ilam harcından, dava açılırken peşin alınan 6.630,00 TL harçtan manevi tazminat taleplerine isabet eden 6.585,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.125,70 TL harcın davalı ...'den alınarak hazineye irat kaydına, Davacıların peşin olarak ödediği 6.585,60 TL harcın davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, 5-AAÜT gereğince manevi tazminat taleplerinin kabul edilen kısım üzerinden, davacı ... için hesaplanan 16.000,00 TL, davacı ... için hesaplanan 9.600,00 TL, davacı ... için hesaplanan 9.200,00 TL ve davacı ... için hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, AAÜT gereğince manevi tazminat talebinin reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 9.200,00 TL vekalet ücretinin de davacı ...'dan tahsil edilerek davalı ...'ye ödenmesine, E-Davacılar tarafından yapılan toplam 5.445,80 TL yargılama giderinden, sulh sözleşmesi gereğince ...'nin ödediği 1.486,40 TL mahsup edilerek kalan 3.959,42 TL yargılama giderinden kabul ve red oranları gözetilerek hesaplanan 1.666,28 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacılara ödenmesine, kalan masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/12/2022 Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/405, K. 2022/1072, T. 06.12.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-405-e-2022-1072-k-b8d17d15955a