Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/544 E. 2025/928 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/544
- Karar No
- 2025/928
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2024/37 E., 2025/25 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.10.2012 tarihinde dava dışı sürücünün sevk ve idaresindeki 01... plakalı motosikletin karşıdan karşıya yaya olarak geçmekte olan müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kaza yapan aracın olay tarihinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası poliçesi bulunmadığından 01.03.2018 tarihinde Güvence Hesabına karşı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporları ile müvekkilinin %42,2 oranında sürekli iş göremezlik maluliyetinin oluştuğunun ve geçici iş göremezliğinin üç aya kadar uzayabileceğinin belirlendiğini, alınan aktüerya raporunda 1.413,93 TL geçici iş göremezlik ve 147.066,57 TL sürekli iş göremezlik zararının hesaplandığını, 29.06.2022 tarihinde verilen ıslah dilekçesiyle taleplerin artırıldığını ve İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2018/203 Esas, 2022/880 Karar sayılı ilâmı ile davanın kabulüne karar verildiğini, davalı vekilinin kararı istinaf etmesi üzerine ihbar olunanların görev yaptığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 25.04.2023 tarihli ve 2023/600 Esas, 2023/808 Karar sayılı ilâmı ile ıslah edilen bölümün zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmak suretiyle ıslahla artırılan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat miktarı yönünden davanın reddine karar verildiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (KTK) 109/2. maddesinde belirtilen on yıllık zamanaşımı süresi yerine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre sekiz yıllık zamanaşımı süresinin uygulandığını, hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açık kanun hükmü yanlış uygulanarak müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 148.250,50 TL maddi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.01.2025 tarihli ve 2024/37 Esas, 2025/25 Karar sayılı kararı ile; “Hakimlerin verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla birlikte, hakimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da teminat altına almak amacıyla hukuki sorumluluğunun tespiti özel bir usule tabi tutulmuştur. Kanunun öngördüğü sorumluluk sebepleri sınırlı sayılmıştır (numerus clausus) ve bunların varlığının kabul edilebilmesi için hakimlerin genel olarak kasıtlı veya ağır kusurlu tutum ve davranışlarının varlığı gerekmektedir. Hakimin sorumluluğu nedeniyle dava açılabilmesi için kanunda sayılan sebeplerin varlığı gerekmekte olup, kanunda sayılmayan sebeplerden dolayı tazminat davası açılamaz. Bu tür davalarda davacı, hakimin yargılama faaliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplerden birisine girdiğini, yani hakim tarafından hukuka aykırı (haksız) yargısal işlem/eylem yapıldığını, hakimin ağır kusuru veya kastı olduğunu, bundan dolayı zarar gördüğünü ve hakimin davranışıyla zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağının varlığını ispatla yükümlüdür. Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davacı tarafından davaya dayanak yapılan iddialar özetle; ihbar olunanların görev yaptığı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 25/04/2023 gün ve 2023/600 E. 2023/808 K. sayılı ilamı ile ıslah edilen bölümün zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması, ıslahla artırılan geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat miktarı yönünden ıslah zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi, Dairece 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 109/2 maddesinde belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi yerine 5237 sayılı TCK’ya göre 8 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması, hiçbir yoruma ihtiyaç bırakmayacak açık kanun hükmü yanlış uygulanarak davacının maddi zarara uğradığı iddialarıdır. 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir. Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46.maddesindeki koşullar hakimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda HMK'nın 46. maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı, HMK'nın 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan HMK’nın 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş ve 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda gösterilen nedenlerle; 1-HMK'nın 46. maddesindeki şartlar oluşmadığından davanın esastan REDDİNE, 2-HMK'nın 49.maddesine göre takdiren 1.000,00 TL disiplin para cezasının davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 427,60 TL'den mahsubuna, kalan 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca 46.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına...” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.