Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2025/543 E. 2025/927 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Hukuk Genel Kurulu
- Esas No
- 2025/543
- Karar No
- 2025/927
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/68 E., 2025/23 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Sigorta A.Ş’nin düzenlediği kasko poliçesi ile sigortalı aracının 16.08.2019 tarihinde karıştığı kaza sonucu hasara uğraması nedeniyle sigorta şirketine karşı Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak 116.781,00 TL hasar tazminatının sigorta şirketinden tahsil edilmesini istediğini, Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetinin 17.02.2020 tarihli ve 2020/14748 sayılı kararı ile 65.000,00 TL hasar tazminatının sigortadan tahsiline karar verildiğini, sigorta şirketinin karara itiraz etmesi ve bu itirazın da 18.05.2020 tarihinde itiraz hakem heyetince reddedilmesi üzerine temyiz edildiğini ancak ihbar olunanın görev yaptığı hakem kararlarını saklayan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince yanlış hakem heyeti kararının gönderildiğini, temyiz incelemesi yapan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 29.09.2021 tarihli ve 2021/4739 Esas, 2021/5693 Karar sayılı kararıyla dosyanın geri çevrildiğini, dosya yaklaşık bir buçuk yıl sürüncemede kaldıktan sonra doğru kararın eklenmesi suretiyle Yargıtaya yeniden gönderildiğini ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/31 95... /14433 Karar sayılı ilâmı ile kararın onandığını, gecikme sebebinin hakem kararlarını saklayan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi hâkiminin ağır ihmali olduğunu, müvekkilinin uzun süre alacağına kavuşamadığını, bu sürede Türk Lirasının değer kaybettiğini, bilirkişi incelemesi ile zararın hesaplanması gerektiğini, hakkın yerine getirilmesinden kaçınıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı süresinin dolduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 46. maddesindeki şartların oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 28.01.2025 tarihli ve 2023/68 Esas, 2025/23 Karar sayılı kararı ile; “Hakimlerin verdikleri kararlardan dolayı ilke olarak sorumlu tutulmayacakları esas olmakla birlikte, hakimin bağımsızlığı kadar tarafsızlığını da teminat altına almak amacıyla hukuki sorumluluğunun tespiti özel bir usule tabi tutulmuştur. Kanunun öngördüğü sorumluluk sebepleri sınırlı sayılmıştır (numerus clausus) ve bunların varlığının kabul edilebilmesi için hakimlerin genel olarak kasıtlı veya ağır kusurlu tutum ve davranışlarının varlığı gerekmektedir. Hakimin sorumluluğu nedeniyle dava açılabilmesi için kanunda sayılan sebeplerin varlığı gerekmekte olup, kanunda sayılmayan sebeplerden dolayı tazminat davası açılamaz. Bu tür davalarda davacı, hakimin yargılama faaliyetinin 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplerden birisine girdiğini, yani hakim tarafından hukuka aykırı (haksız) yargısal işlem/eylem yapıldığını, hakimin ağır kusuru veya kastı olduğunu, bundan dolayı zarar gördüğünü ve hakimin davranışıyla zarar arasındaki illiyet (nedensellik) bağının varlığını ispatla yükümlüdür. Hakimlerin yargılama faaliyetinden dolayı Devlet aleyhine açılan eldeki tazminat davasında davacı tarafından davaya dayanak yapılan iddialar özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu Hakem Heyetinin 17/02/2020 gün ve 2020/14748 sayılı kararına karşı dava dışı sigorta şirketinin temyiz yoluna başvurması üzerine ihbar olunanın görev yaptığı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince kendisiyle ilgili olmayan başka bir hakem heyeti kararının dosyaya konulduğu, bunun üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 29/09/2021 gün ve 2021/4739 E. 2021/5693 K. sayılı ilâmı ile dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, dosyanın yaklaşık 1,5 yıl sürüncemede kaldıktan sonra doğru karar konularak Yargıtay’a gönderildiği, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 10/11/2021 gün ve 2022/319 E. 2022/4433 K. sayılı ilâmı ile kararın onanmasına karar verildiği, uzun süre alacağına kavuşamadığı, bu sürede Türk Lirasının değer kaybettiği ve maddi zarara uğradığı iddialarıdır. 6100 sayılı HMK'nın 46.maddesinde sayılan sebeplere bakıldığında bu sebeplerin tamamının nitelikleri gereği hukuka aykırılık taşıdığı ve hakimin ağır kusuruna (hatta kastına) dayalı olduğu (örneğin; taraf tutma, duruşma tutanağında yazılı olmayan sebeple karar verme, menfaat karşılığı karar verme, kanuna açık aykırılık, adalet dağıtmaktan kaçınma, duruşma tutanağını tahrif vs.) görülmektedir. Hakimin takdir yetkisi kapsamında kalan delillerin değerlendirilmesi ve hukuk kurallarının yorumlanmasına ilişkin hususlar tazminata konu edilemez. Çünkü HMK'nın 46.maddesindeki koşullar hakimin takdir yetkisinin ötesinde kasıt veya kasta yakın ağır kusur hallerinde başka türlü yorumlanması mümkün olmayan hukuk kurallarının yanlış uygulanması söz konusu olduğunda oluşabilecektir. Somut olayda HMK'nın 46. maddesindeki koşullardan hiçbirisi gerçekleşmemiştir. Davacı, HMK'nın 46. maddede sayılan sınırlı hukuki sorumluluk nedenlerinin eldeki davada gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Hal böyle olunca davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan HMK’nın 49. maddesi uyarınca, davanın esastan reddi halinde disiplin para cezasına hükmedilmesi gerektiğinden, bu konuda dava konusu olayın gelişim biçimi ve dosyaya yansıyan olgular göz önünde bulundurulmuş ve 1.000,00-TL disiplin para cezasının verilmesinin uygun olacağı değerlendirilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-...nun 46. maddesindeki koşullar oluşmadığından davanın esastan reddine, 2-...nun 49.maddesine göre takdiren 1.000,00-TL disiplin para cezasının davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilâm harcının peşin alınan 358,62 TL'den mahsubuna, kalan 256,78 TL'nin davacıdan tahsiline ve hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen maddi tazminat davası yönünden 1.000,00 TL; reddedilen manevi tazminat yönünden 20.000,00 TL olmak üzere toplam 21.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına...” karar verilmiştir. Kararın Temyizi 7. Özel Daire kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. II. GEREKÇE 8. Dava, HMK’nın 46. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 46. maddesinde sorumluluk nedenleri sınırlı olarak sayılmıştır. Anılan maddede “(1) Hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı aşağıdaki sebeplere dayanılarak Devlet aleyhine tazminat davası açılabilir: a) Kayırma veya taraf tutma yahut taraflardan birine olan kin veya düşmanlık sebebiyle hukuka aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. b) Sağlanan veya vaat edilen bir menfaat sebebiyle kanuna aykırı bir hüküm veya karar verilmiş olması. c) Farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık ve kesin bir kanun hükmüne aykırı karar veya hüküm verilmiş olması. ç) Duruşma tutanağında mevcut olmayan bir sebebe dayanılarak hüküm verilmiş olması. d) Duruşma tutanakları ile hüküm veya kararların değiştirilmiş yahut tahrif edilmiş veya söylenmeyen bir sözün hüküm ya da karara etkili olacak şekilde söylenmiş gibi gösterilmiş ve buna dayanılarak hüküm verilmiş olması. e) Hakkın yerine getirilmesinden kaçınılmış olması.” düzenlemesi bulunmaktadır. 10. Somut olayda HMK’nın 46. maddesinde sınırlı sayıda belirtilen sorumluluk sebeplerinden hiçbiri bulunmadığından ve hâkimlerin yargılama faaliyetinden dolayı tazminat şartları oluşmadığından Özel Dairece davanın reddine karar verilmesi yerindedir. 11. Hâl böyle olunca, yapılan açıklamalara, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bilgi ve belgelere, Daire kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın onanması gerekir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın ONANMASINA, Harç peşin alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.