Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2026/415 E. 2026/416 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2026/415
Karar No
2026/416
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 3. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 1313-1656

I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 314/2, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, TCK'nın 62/1, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve mahsuba ilişkin İzmir 17. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 14.02.2019 tarihli ve 261-85 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyanın gönderildiği İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda 13.10.2020 tarih ve 1313-1656 sayı ile, İlk Derece Mahkemesinin kararı 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan TCK'nın 220/7. maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba; bu kararın da sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 12.12.2024 tarih ve 20955-18198 sayı ile; "Örgütün hiyerarşik yapısına dâhil olduğuna dair herhangi bir bağlantı tespit edilemeyen sanığın, dosya kapsamına yansıyan eylemleri de göz önünde bulundurulduğunda; aşamalardaki savunmalarının aksine terör örgütüne yardım etmek kastı ile hareket ettiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında, mevcut şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden atılı suçtan sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. II. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 29.05.2025 tarih ve 98909 sayı ile; "...Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde edebiyat öğretmeni iken örgütle iltisaklı olması nedeniyle çıkartılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç olan sanığın, yine örgütle ilişkisi sebebiyle KHK ile kapatılan ...-Sen isimli sendikaya 2014 yılı Ocak ayından kapatıldığı tarihe kadar üye olduğu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında sanık aleyhine beyanlarda bulunan Tanık ...'nın beyanlarının; sanığın, örgütün 2013-2016 yılları arasında kandil, ramazan ve kurban gibi önemli günlerde düzenlediği toplantılara katıldığı şeklinde olduğu, sanığa ait Bank ... hesap hareketlerinin incelenmesinde örgütün 1. çağrısından sonra Bank ...'ya destek olmak amacıyla 13.01.2014 tarihinde 10.500 TL değerinde katılım hesabı açtığı, örgütün 2. çağrısından sonra Bank ...'ya destek olmak amacıyla 15.09.2014 tarihinde Türkiye ... Bankasından 60.000,00 TL değerinde kredi çekerek aynı gün Bank ... hesabına yatırıp USD cinsinden para satın aldığı ve 16.09.2014 tarihinde 27.629,79 USD değerinde katılım hesabı açtığı, başka bankadan kredi çekip daha fazla faiz ödemeyi göze alarak ve kredi olarak çektiği miktarı aynı gün içinde Bank ...'ya yatırarak katılım hesabı açması şeklindeki bu eyleminin finansal çıkarlarla açıklanamayacağı, bu şekilde örgütün birinci çağrı tarihinden sonra Bank ...'da katılım hesabı açma ve örgütün ikinci çağrı tarihinden sonra ise başka bankadan kredi çekerek para yatırma ve USD cinsinden katılım hesabı açma şeklindeki işlemlerinin mutat bankacılık hareketi olarak kabul edilemeyeceği, anlatıldığı şekilde vuku bulan ve örgütün talimatları doğrultusunda amaca hizmet eden eyleminin, dosya kapsamı ile değerlendirildiğinde silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturacağı, ayrıca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği hususunda ortada herhangi bir şüphenin de söz konusu olmadığı, açıklanan bu nedenlerle silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan mahkûmiyetine dair hükmün onanması gerektiği," görüşüyle itiraz yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 06.04.2026 tarih ve 4094-6631 sayı ile itirazın anılan maddenin birinci fıkrasında yazılı bir aylık süreden sonra yapıldığından bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. III. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının sanık aleyhine olan itirazının, CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen bir aylık süre içinde yapılıp yapılmadığının belirlenmesine ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Konu ile ilgili düzenlemeler şöyledir: CMK'nın 308. maddesi; "(1) Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz. (2) İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir. (3) Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir." Aynı Kanun'un "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi; ''(1) Her türlü ceza muhakemesi işlemlerinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır. (2) Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir. (3) Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir. (4) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir. Güvenli elektronik imza ile imzalanarak gönderilen belge veya kararlar, gerekmedikçe fiziki olarak ayrıca düzenlenmez ve ilgili kurum ve kişilere gönderilmez. (5) Elektronik imzalı belgenin elle atılan imzalı belgeyle çelişmesi halinde UYAP'ta kayıtlı olan güvenli elektronik imzalı belge geçerli kabul edilir. (6) Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlarda, mühürleme işlemi ile kanunlarda birden fazla nüshanın düzenlenmesini öngören hükümler uygulanmaz. (7) Zorunlu nedenlerle fiziki olarak düzenlenmiş belge veya kararlar, yetkili kişilerce taranarak UYAP'a aktarılır ve gerektiğinde ilgili birimlere elektronik ortamda gönderilir. (8) Elektronik ortamdan fiziki örnek çıkartılması gereken hallerde tutanak veya belgenin aslının aynı olduğu belirtilerek hâkim, Cumhuriyet savcısı veya görevlendirilen yetkili kişi tarafından imzalanır ve mühürlenir. (9) Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter. (10) Yargı birimlerinin ihtiyaç duyduğu nüfus, tapu, adlî sicil kaydı gibi dış bilişim sistemlerinden UYAP vasıtasıyla temin edilen bilgi, belge ve kayıtlar, zorunlu olmadıkça ayrıca fiziki olarak istenilmez. UYAP'tan dış bilişim sistemlerine gönderilen bilgi ve belgeler ayrıca zorunlu olmadıkça fiziki ortamda gönderilmez. (11) Ceza muhakemesi işlemlerinin UYAP'ta yapılmasına dair usul ve esaslar, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.'' Yüksek Ceza Genel Kurulunun 26.06.2024 tarihli ve 272-204 sayılı kararında da açıklandığı üzere; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi, CMK'nın "Altıncı Kitap", "Üçüncü Kısım", "Birinci Bölüm"de olağanüstü kanun yollarından biri olarak düzenlenmiştir. CMK'nın 308. maddesi ile Yargıtay ceza dairelerinden birinin hukuka aykırılık taşıdığını düşündüğü kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ilamın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde itiraz yetkisi tanınmaktadır. Sanığın lehine itirazda süre şartı aranmamıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı şayet sanık aleyhine itirazda bulunacaksa, Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihten itibaren başlayacak bir aylık süre içinde itiraznamesini ilgili Daireye sunmalıdır. Kanun'un öngördüğü bir aylık süre, hak düşürücü nitelikte olduğundan süresinden sonra yapılan itirazın reddine karar vermek gerekecektir. Uyuşmazlığın özünü, aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin hangi tarihte başlayacağı hususu oluşturmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının, sanık aleyhine itirazda bulunabilmesi bir aylık hak düşürücü süreye tabi tutulmuştur. Bu sürenin Özel Daire ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına verildiği tarihte başlayacağında (CMK madde 308/1) da tereddüt yaşanmamaktadır. Bununla birlikte ilamın hangi aşamada "verilmiş sayılacağı"na dair bir düzenleme bulunmamaktadır. CMK'nın 38/A maddesinin dördüncü fıkrasında; "Güvenli elektronik imza ile imzalanan belge ve kararlar diğer kişi veya kurumlara elektronik ortamda gönderilir." dokuzuncu fıkrasında da; "Elektronik ortamda yapılan işlemlerde süre gün sonunda biter." hükümlerine yer verilmiş ise de gönderilen belgenin hangi aşamada "gönderilmiş/alınmış" sayılacağı hususu açıklığa kavuşturulmuş değildir. Adalet teşkilatının tüm derece ve kanun yolu mahkemelerini de kapsayacak şekilde UYAP sistemine geçmesiyle birlikte CMK'nın "Elektronik işlemler" başlıklı 38/A maddesi de yürürlüğe girmiştir. Uygulanagelen elektronik sistemin nihai amaçlarından birinin fiziki dosya düzenlemekten vazgeçmek olduğu söylenebilir. Nitekim zikredilen normun sarahatine göre de; her türlü ceza muhakemesi işleminde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kullanılır. Bu işlemlere ilişkin her türlü veri, bilgi, belge ve karar, UYAP vasıtasıyla işlenir, kaydedilir ve saklanır (fıkra 1). Kanunlarda gösterilen istisnalar hariç olmak üzere, dosyalar güvenli elektronik imza kullanılarak UYAP'tan incelenebilir ve her türlü ceza muhakemesi işlemi yapılabilir (fıkra 2). Bu Kanun kapsamında fiziki olarak hazırlanması öngörülen her türlü belge ve karar elektronik ortamda düzenlenebilir, işlenebilir, saklanabilir ve güvenli elektronik imza ile imzalanabilir (fıkra 3). Ne var ki, UYAP sisteminin tüm mahkemelerimizce uygulanmasına rağmen, kimileyin zaruretten de olsa fiziki dosya düzenleme alışkanlığı ve uygulaması da süregelmektedir. Bu ikili dosyalama sisteminin yol açtığı sorunlardan biri de somut uyuşmazlık bağlamında karşımıza çıkmıştır. Yargıtayda UYAP uygulamalarının tanzimine dair bir yönetmelik çıkarılmamıştır. Temyiz davası açıldığında temyize konu dava dosyaları, hem UYAP üzerinden hem de fiziken Yargıtay Başsavcılığına gönderilmekte, Başsavcılıkça barkotlama işlemi yapıldıktan ve tebliğname düzenlendikten sonra aynı usulle Özel Dairelere sevk edilmektedir. Temyiz incelemesini yapıp ilamı elektronik imzalarla imzalayarak ikmal eden Özel Daireler, aynı periyotta yazılıp elektronik imzalarla imzalanan ilamları hem UYAP ortamında bir liste oluşturarak Yargıtay Başsavcılığına gönderme butonunu kullanmak suretiyle elektronik olarak Başsavcılığın "daireden dönen ekranına" göndermekte hem de fiziken Başsavcılığa iade etmektedir. Kural olarak dosyaların her iki usulde ve senkronize şekilde iade edildiği görülse de çeşitli imkânsızlıklar nedeniyle bu iade senkronizasyonunda sorunlar yaşanabildiği de vakıadır. Bu aşamada Yargıtay Başsavcısının, "daireden dönen ekranına" düşen daire ilamını görme imkânı bulunsa da, fiziki dosya gelip barkotu okutulmadan ilam müstenidatı dosya içeriğine ulaşması mümkün olamamaktadır. Başsavcılık, fiziken de intikal eden dosyalardaki barkotu okuttuğunda dosya içeriğine erişebilmektedir. Şu hâle göre; olağanüstü kanun yollarından biri olarak, maddi gerçeğe makul sürede erişilmesi, somut olay adaletinin sağlanması, hukuk güvenliği ile ülke genelinde uygulama/içtihad birliğinin tesis ve güçlendirilmesi gibi fonksiyonlarının etkin biçimde kullanabilmesini teminen aleyhe itiraz için CMK'nın 308/1. maddesinde öngörülen bir aylık hak düşürücü sürenin, Özel Daire ilamının UYAP ortamında Yargıtay Başsavcılığına geldiği ve dosya içeriğine erişilebilmeyi mümkün kıldığından fiziki dosyada bulunan barkotların da okutulduğu tarihte başlayacağının kabulü gerekir. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Özel Dairenin 12.12.2024 tarihli ve 20955-18198 sayılı ilamının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına dosya gönderme formuyla UYAP üzerinden 24.04.2025 tarihinde gönderildiği, aynı gün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının "daireden dönen ekranına" düşen iş bu ilamın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ilgili bölümünce 23.05.2025 tarihinde fiziki dosyadaki barkotların da okutulması suretiyle teslim alındığı ve 29.05.2025 tarihinde sanık aleyhine itirazda bulunulduğu yapılan UYAP sorgulamasından anlaşılan dosyada; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 29.05.2025 tarihinde yapılan itirazın süresinde olduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla Özel Daire kararının kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmelidir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.04.2026 tarihli ve 4094-6631 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

2- Dosyanın, işin esasının incelenmesi için Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2026 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2026/415, K. 2026/416, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2026-415-e-2026-416-k-ffab5caf7c08