Yargıtay · Ceza Genel Kurulu

Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2024/14 E. 2025/309 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
Ceza Genel Kurulu
Esas No
2024/14
Karar No
2025/309
Karar Tarihi

KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 10. Ceza Dairesi MAHKEMESİ : ADANA Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza SAYISI : 2249-1144 I. HUKUKÎ SÜREÇ Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanığın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3, 52/2-4, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, taksitlendirmeye, hak yoksunluğuna ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin Ceyhan 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 26.02.2021 tarihli ve 201-48 sayılı hükmün, sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 24.05.2021 tarih ve 680-685 sayı ile; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. Söz konusu hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 11.05.2022 tarih ve 17725-6102 sayı ile; "CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince; 'İlk Derece Mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303. maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine' karar verilebileceği düzenlenmiş olup, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesince, sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için CMK'nın 280/1-g. maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Dosyanın gönderildiği Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesince 07.09.2022 tarih ve 2249-1144 sayı ile bozmaya direnilerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verilmiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2023 tarihli ve 133680 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya, CMK'nın 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 13.12.2023 tarih ve 6056-10961 sayı ile direnme kararının yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Bölge Adliye Mahkemesi ile Özel Daire arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; İlk Derece Mahkemesince sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmaksızın beraatine karar verilip verilemeyeceğinin belirlenmesine ilişkin ise de Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmasının gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. III. ÖN SORUNA İLİŞKİN BİLGİLER İncelenen dosya kapsamından; İlk Derece Mahkemesinin sanık hakkındaki uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükmünün istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak sanığın beratine hükmettiği, bu hükmün temyiz edilmesi üzerine inceleme yapan Özel Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının "...Sanık hakkında beraat kararı verilebilmesi için CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirmesi yapıldıktan sonra eylemin kabulüne göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesinin ise dosya üzerinden direnme kararı vererek önceki hüküm gibi sanığın beraatine hükmettiği anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A.İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamar CMK'nın "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307. maddesi şöyledir; "(1) Yargıtaydan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak bölge adliye veya ilk derece mahkemesi, ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar. (2) Sanık, müdafii, katılan ve vekilinin dosyada varolan adreslerine de davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları saptanmamış olsa da duruşmaya devam edilerek dava yokluklarında bitirilebilir. Ancak, sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise, her hâlde dinlenmesi gerekir. (3) Yargıtaydan verilen bozma kararına uyulması hâlinde ilk derece mahkemesi tarafından verilen karara karşı, istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulabilir. (4) Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez. (5) Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." Buna göre, Yargıtayca verilen bozma kararı üzerine dosyanın gönderildiği bölge adliye veya ilk derece mahkemelerince yeni bir tensip kararıyla duruşma günü tayin edilecek ve ilgililer duruşmaya çağrılıp bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra bozma ilamına uyulup uyulmaması yönünde bir karar verilecektir. Bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin göreve ilişkin olanlar dışında bozma ilamına uyma ya da direnme kararlarından birisini verebilmesi mümkündür. Maddenin üçüncü fıkrasında bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin bozma kararına ısrar hakkı olduğu vurgulandıktan sonra, ısrar üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara uymanın zorunlu olduğuna işaret edilmiştir. Aynı maddenin son fıkrasında ise sınırlı biçimde uygulanabilecek olan cezayı aleyhe değiştirememe veya aleyhte düzeltme yasağı kabul edilerek yalnız sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, bozma üzerine yeniden kurulan hükümde belirlenen ceza ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olamayacağı hüküm altına alınmıştır. B. Ön Soruna İlişkin Hukuki Değerlendirme CMK'nın 307. maddesine göre Yargıtayın bozma kararı sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılması ve davetiye çıkarılan tarafların kural olarak dinlenilmelerinin zorunlu olması ile bozma gerekçesinin usule veya esasa yönelik olmasının ya da Bölge Adliye Mahkemesinin kararında direnip direnmemesinin kanuni düzenleme sarahatine göre herhangi bir önemi bulunmaması hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanığın beraatine ilişkin hükmün Özel Dairece bozulması sonrasında Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceği kabul edilmelidir. Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen direnme kararına konu hükmün, duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 07.09.2022 tarihli ve 2249-1144 sayılı direnme kararına konu hükmünün gerekçesinin İSABETLİ OLMADIĞINA, söz konusu kararın duruşma açılmadan direnme kararı verilemeyeceğinin gözetilmemesi isabetsizliğinden sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 2- Dosyanın, CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca bozma kararının içeriği doğrultusunda Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2025 tarihli müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2024/14, K. 2025/309, T. 02.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-ceza-genel-kurulu-2024-14-e-2025-309-k-6664474558e4