Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2023/311 E. 2026/421 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2023/311
- Karar No
- 2026/421
- Karar Tarihi
KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : 9. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Ağır Ceza SAYISI : 256-306
I. HUKUKÎ SÜREÇ Çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/2, 43/1, 53... . maddeleri uyarınca 20 yıl hapis; sanık ...'nin aynı Kanun'un 103/2, 53, 58... . maddeleri uyarınca 16 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, cezasının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine (sanık ... yönünden) ve mahsuba ilişkin Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.12.2019 tarihli ve 175-587 sayılı, resen de istinafa tabi hükümlerin katılan mağdur vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istinaf edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesince 02.04.2020 tarih ve 376-451 sayı ile; istinaf başvurularının esastan reddine; bu kararın katılan mağdur vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 01.02.2022 tarih ve 14510-619 sayı ile; "Olayın intikal şekli ve zamanı, suç tarihi itibarıyla onbeş yaşını doldurmayan mağdurun anlatımları, dinlenen tanıkların aşamalardaki beyanları, mağdurun alınan raporları, savunmalar ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkûmiyet kararlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi," isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi ise 25.05.2022 tarih ve 256-306 sayı ile "Sanık ...'ın, yaşı küçük mağdura 2017 yılı Temmuz ayında depodan peynir taşıttığı sırada mağdura baskı kurarak para kaşılığında cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, baskıya karşı koyamayan yaşı küçük mağdurun, sanığın teklifini kabul ettiği, sanık cinsel organını mağdurun anüsüne sokmak suretiyle mağdurla cinsel ilişkiye girdiği, karşılığında mağdura 100 TL verdiği, akabinde 2017 yılı Ekim ayında sanık ...'in yine mağdura cinsel ilişkiye girme teklifinde bulunduğu, bu defa yanlarında ...'ın da olduğu halde sanık ...'e ait araçla sanık, mağdur ve ...'ın birlikte Kızzık yoluna doğru gittikleri, araç içinde sanık ...'in talebi üzerine mağdur'un, sanığın cinsel organını yaladığı, ardından cinsel organını mağdurun anüsüne sokarak cinsel ilişkiye girdiği, aynı şekilde sanığın, ... ile de anal yoldan ilişkiye girdiği, cinsel ilişki sonrası sanığın mağdura 60 TL, ...'e ise 25 TL verdiği, Adli Tıp Uzmanı tarafından yapılan muayenede, mağdurun diz dirsek pozisyonunda yapılan anal muayenesinde anal sfinkter tonusu normal olup saat kadranına göre 6 hizasında anal kanala doğru uzanan eski fissür nedbesi izlendiği, tarif edilen lezyonun fiili livata sırasında meydana gelmesi mümkün olduğunun tespit edildiği, tıbben yapılan tespitle birlikte genç yaşta bir erkeğin cinsel istismar gibi bir mevzuda toplum içinde düşeceği hal de dikkate alınarak sanık ve/veya üçüncü kişilere iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, Mağdur ile sanık ...'nin olay tarihinde aynı işyerinde çalıştığı, sanığın kendi ifadesi ile sabit olduğu üzere olay mahalli olan Kızzık yolu mevkiine zaman zaman birlikte gittikleri, mağdurun ilçe halkından bir takım kişilerce istismar edildiğini bilen sanık ...'nin mağdura 'yiğenim abini mi kıracaksın' diyerek cinsel organını yalamasını istediği, sanığın ısrarı ve baskısına maruz kalan mağdurun, sanığın talebini kabul ederek cinsel organını yaladığı, akabinde sanık ...'nin, mağdurun anüsüne cinsel organını sokarak cinsel ilişkiye girdiği, mağdur anlatımı ile sanık savunmalarındaki zaman ve yer unsurlarının birbiri ile örtüştüğü, bir çok defa istismara maruz kalmış mağdurun, sanık ...'ye iftira atmasını gerektiren bir husumetinin olmadığı, Adli Tıp raporuyla da istismara uğradığı sabit olan mağdurun, toplum nazarında hoş karşılanmayan cinsel istismar eylemleri konusunda kendi namusunu da ortaya koyarak yalan beyanda bulunmasının kabul edilebilir olmadığından sanık ... ...'ın, 2017 yılı Aralık ayı içinde mağdura araba ile gezme teklifinde bulunduğu, iş yerine ait kamyonla mağdur ve sanık ...'nin birlikte Develi-Kızzık yolu mevkiine gittikleri, araç içinde sanık ...'nin talebi ve ısrarı üzerine mağdurun, sanığın cinsel organını yaladığı, ardından sanık ...'nin cinsel organını mağdurun anüsüne sokarak cinsel istismarda bulunduğu," şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek önceki hükümler gibi sanıkların mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükümlerin de katılan mağdur vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2022 tarihli ve 125166 sayılı onama istekli tebliğnamesiyle dosya 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307. maddesi uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince 02.05.2023 tarih ve 14554-2654 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU Özel Daire ile İlk Derece Mahkemesi arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıklar ... ve ...’nin katılan mağdura yönelik cinsel eylemlerinin sabit olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; 23.01.2018 tarihinde kolluk görevlilerince düzenlenen tutanağa göre; yapılan çalışmalar esnasında ilçede yaşayan ancak kimliği henüz bilinmeyen 14-15 yaşlarında bir erkek çocuğuna kimliği belirsiz şahıs ya da şahıslarca cinsel istismarda bulunulduğu yönünde 17.01.2018 tarihinde alınan duyumlar üzerine, ... Pazarı'nda çalışan ve istismara uğrayan kişi olduğu değerlendirilen katılan mağdurla 23.01.2018 tarihinde görüşülmesi sonrası olayın savcılığa intikal ettirildiği, 23.01.2018 tarihinde adli tıp uzmanları tarafından düzenlenen rapora göre; katılan mağdurun anal sifinkter tonusu normal olup saat kadranına göre 6 hizasında anal kanala doğru uzanan eski fissür nedbesi izlendiği, tarif edilen nedbenin (lezyonun) fiili livata sırasında meydana gelmesi mümkün olmakla birlikte kabızlık, kötü anal hijyen, paraziter hastalıklar gibi durumlarda da izlenebileceğinin tıbben bilindiği, 31.01.2018 tarihli adli görüşme raporuna göre; ön görüşme ve adli görüşme boyunca verdiği bilgilerin tutarlı olduğunu, aktardığı bilgiler ve sorulan sorulara verdiği yanıtların kendisini ifade etmeye yeterli ancak eksik olduğu düşünüldüğünden verdiği ifadede yer yer boşluklar oluştuğu, ilk aşamada alınan ifadesindeki pek çok olaya burada yer vermediğini, bu nedenle ifadenin güvenilir olduğu kanaatinin oluştuğunu ancak eksiklikler olduğunun düşünüldüğü, 02.11.2018 tarihinde Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu raporunda; mevcut verilerle sanık ...'in cinsel iktidarı haiz olduğunun reddedilemeyeceği, 23.07.2019 tarihli Adli Tıp Birinci Üst Kurulu raporunda; 2017 yılı Temmuz ve Ekim aylarında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddia olunan sanık ...'in cinsel iktidarı haiz olduğunun reddedilemeyeceği, 23.03.2018 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunda; sanık ...'e ait olan 2 adet dijital materyal incelemesinde; cep telefonunda geçen kelimelerin aratıldığının, porno kelimesinin 150 kez geçtiğinin, çocuğun cinsel istismarı ile ilgili internetten geldiği görülen cinsel içerikli birçok veriye rastlanıldığının belirtildiği, ... ... 23.12.2019 tarihli dilekçesinde; 2014 yılı içerisinde sanık ... ve ismini bilmediği birkaç kişi tarafından telefonla sürekli rahatsız edildiğini, amaçlarını öğrenmek için yanlarına gittiğinde sanık ... ve tahminen 14-15 yaşlarında iki çocuk gördüğünü, sanık ...'nin orada kafasına silah dayayıp kendisini gasbetmeye çalıştığını, çocukların kendisini darbettiğini, üzerinde bulunan 2.000,00 TL'yi sanık ...'ye verdiğini, sanık ...'nin 5.000,00 TL daha istediğini, "Eğer vermezsen bu çocukları istismar ettiğini söylerim. Her tarafa ailene iş yerine gelirim. Seni rezil rüsva ederim." dediğini, bu ısrarlı tehditlerden korkup kartından 5.000,00 TL daha çekip verdiğini, Katılan mağdurun mahkemede alınan beyanının video kaydında; depoya gidip malzemeyi aldıklarını, sonra sanık ...'in 520,00 TL verdiğini, "Yapalım mı?" dediğini, kabul etmediğini, ertesi gün Tomarza'ya peynir satmak için giderken aracı tarlaya çektiğini, orada olaylar olduğunu, anlatmak istemediğini, daha sonra sanık ...'yle de pazara giderken bir şeyler olduğunu, önceki ifadesinin okunup sorulması üzerine; sanık ...'le önce depoda, sonra tarla/arazi gibi bir yerde olduğunu, zamanını tam hatırlayamadığını, sanık ...'yle arabanın içinde olduğunu, hâkimin "eylemin tamamında cinsel birleşme şeklinde oldu." biçiminde söylemesi üzerine katılan mağdurun; "hı hı" diyerek başıyla onayladığı, Sanık ... müdafisinin 12.06.2019 tarihli celsede; sanık müdafisi tarafından katılan mağdurla kız arkadaşına ait olduğu iddia edilen yazışmaların sunulduğu, Anlaşılmaktadır. Katılan mağdur çocuk izlem merkezinde; çaycıda çalıştığını, annesi ve kız kardeşiyle ikamet ettiğini, babasının 4 yıl önce kalp krizi geçirip vefat ettiğini, sanık ...'le çay getirip götürürken tanıştığını, "Gel peynir atılacak yardım et, ben de sana para vereyim." dediğini, okulların yeni açılmış olduğunu, saat 16.30 sıralarında, 2017 yılının Eylül ayının ortalarında meydana geldiğini, sanık ...'in aracıyla evinin altındaki depoya gittiklerini, peynirleri indirdiklerini, sanık ...'in "100,00 TL vereyim, gel dudaktan dudağa öpüşelim." dediğini, istemediğini söylediğini, sonra dudak dudağa öpüştüklerini, 100,00 TL para verdiğini ve depodan çıktıklarını, bu olaydan sonra zaman zaman sanık ...'in kendisini telefonla arayıp "Peynirleri indirelim mi?" dediğini, ilk olaydan yaklaşık üç hafta sonra pazar günü sabah saat 10.00 sıralarında telefonla arayıp peynir indirileceğini söylediğini, sanık ...'in deposuna gittiğini, oradan sanık ...'in aracıyla Kızık yoluna gittiklerini ve sanık ...'in yine öpüşmek istediğini, istememesine rağmen dudak dudağa öpüştüklerini, sanık ...'in kendisine 60,00 TL para verdiğini, yine yılbaşı civarında salı günü sabah saat 08.30 sıralarında kendisini aradığını, arabayla kendisini alacağını söyleyip çay ocağının oradan aldığını, Kızık yoluna gittiklerini, araçta sanık ...'in kendi kıyafetini yarıya kadar indirip yalamasını istediğini, onun cinsel organını 5 dakika yaladıktan sonra sanık ...'in yere boşalıp kendisine 50,00 TL para verdiğini, sorulması üzerine; şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'i tanıdığını, sanık ...'in kendisini onunla tanıştırdığını, yılbaşı civarı salı günü Kızık yoluna gittiklerinde araçta ...'in de olduğunu, sanık ...'in kendisine ...'i kastederek "Bu da bizden." dediğini, sanık ...'e "Ben o işi bıraktım. İstemiyorum." dediğini, hangi işi bıraktığının sorulması üzerine; o işi istediklerini, resimlerden tarif ederek cinsel organını ağzına almasını ve anüsüne sokmak istediklerini söylediklerini, istemediğini söyleyip araçtan indiğini, indiğinde sanık ...'in ...'in cinsel organını yaladığını gördüğünü, kendisine başka dokunan kimse olup olmadığının sorulması üzerine; sanık ...'yle birlikte Kızık yoluna gittiklerini, sanık ...'nin önce kendisinden cinsel organını yalamasını istediğini, ona "İstemiyorum ... abi." deyince sanık ...'nin "Yeğenim ağabeyini mi kıracaksın." dediğini, bunun üzerine sanık ...'nin cinsel organını yaladığını, sanık ...'nin dışarı boşaldığını, sonrada anüsüne cinsel organını soktuğunu, Savcılıkta ek ve farklı olarak; yaklaşık 6 ay önce peynirlerin taşınması konusunda sanık ...'in yardım istediğini, depodan peynirleri arabaya yüklediklerini, o sırada sanık ...'in birlikte olmaları karşılığında para vereceğini söylediğini, baskı nedeniyle kabul ettiğini, depoda ilişkiye girdiklerini, ilişkiden sonra sanık ...'in kendisine 100,00 TL para verdiğini, yine 3 ay önce aynı şekilde teklifte ve baskıda bulunması nedeniyle minibüs tarzı bir araçla Kızık yoluna 16.00-17.00 saatleri arasında gittiklerini, yanlarında şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'in de bulunduğunu, sanık ...'in önce kendisiyle daha sonra ...'le ilişkiye girdiğini, ...'e 25,00 TL, kendisine 60,00 TL verdiğini, yaklaşık 1-2 ay önce ise sanık ...'nin çalıştıkları iş yerine ait araçla kendisini Kızık yoluna götürdüğünü, aracın ön kısmında ilişkiye girdiklerini, her üç olayda da sanıkların cinsel organlarının anüsünden girdiğini, ...'in de sürekli telefonla kendisini aradığını ve ilişkiye girmek istediğini söylemesi üzerine onu engellediğini, Hazır bulunan adli görüşmeci; anlattıklarının samimi olduğu yönünde kanaat edinildiğini, Mahkemede; sanıkların olay tarihinde kendisine yönelik olarak cinsel istismarda bulunduklarını, Hazır bulunan sosyal hizmet uzmanı; katılan mağdurun üç aydır kurumda kaldığını, yargılama konusu fiillerle ilgili olarak daha önce görüştüklerini, şu anda olay nedeniyle yaşadığı travmanın asgari düzeyde olduğu kanaatini taşıdığını, mahkeme huzurundaki anlatımlarının muteber olduğunun düşünüldüğünü, ayrıca katılan mağdur mahkemede ifade etmemiş ise de kendilerine sanıklar ... ve ...'nin ağız yoluyla da kendisini istismar ettiğini söylediğini, Katılan ...; sanık ...'den katılan mağdurun patronu olarak bahsettiğini, sanık ...'yi şüpheli sıfatıyla beyanı alınan ...'in zaman zaman katılan mağduru evden aldıklarını, istismara ilişkin bilgisinin olmadığını, Tanık ...; sanık ...'le çocukluk arkadaşı olduğunu, sanık ...'in halk arasında oğlancı şeklinde adının çıktığının doğru olduğunu ancak kendisinin bunu bir kez dahi gözüyle görmediğini, doğruluğuna bu olaylar oluncaya kadar inanmadığını, şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'in normal olmadığını, yani tam olarak erkek gibi davranmadığını bildiğini, halk arasında dolaşan dedikodulara göre ...'in başka erkeklerle ilişkiye girip sonra şikâyetçi olduğunu, şikâyetinden vazgeçmek için para aldığı yönünde iddialar duyduğunu ancak gözüyle görmediğini, Şüpheli sıfatıyla ifade veren ... savcılıkta; sanık ...'in oğlu olduğunu, katılan mağdurla bir restoranda görüştüklerini, katılan mağdurun aslında cinsel istismar olayı nedeniyle değil intikam almak amacıyla şikâyetçi olduğunu belirttiğini, sanık ...'e bir husustan kızdığı için böyle yaptığını anlattığını, aynı gün ikinci ifadesinde savcılıkta; katılan mağdurla kendisi ve şüpheli sıfatıyla savunması alınan ... bulunduğu sırada yaptıkları görüşmede katılan mağdurun sanık ...'in kendisiyle ilişkiye girmediğini, sadece sarkıntılık şeklinde temas ettiğini söylediğini, şikâyetten vazgeçme konusunda katılan mağdurun kendilerinden herhangi bir para talep etmediğini, mahkemede; bir takım insanların dolduruşuyla babasına iftira atıldığını düşündüğünü, katılan mağdurun sanık ...'nin ise suçlu olduğunu söylediğini öğrendiğini, Şüpheli sıfatıyla ifade veren ... savcılıkta; katılan mağdurla restoranda görüştüğünü, öncelikle görüşmede 5.000,00 TL talep ettiğini, katılan mağdurun tanık ... ve kendisiyle birlikte sigara içtikleri esnada sanık ...'in elle sarkıntılık yaptığını anlattığını, diğer sanık ...'nin kendisiyle cinsel ilişkiye girdiğini belirttiğini, Şüpheli sıfatıyla ifade veren ... savcılıkta; kesinlikle katılan mağdurla ilişkiye girmek istediklerine dair bir beyanda bulunmadığını, onu taciz etmediğini, kimseyle eş cinsel ilişkisinin bulunmadığını, katılan mağdurla aralarının bir sebepten açılması nedeniyle katılan mağdurun telefonundan kendisini engellediğini, 23.12.2019 tarihli dilekçesinde; olaydan bir hafta önce sanık ... ve katılan mağdurun sanık ...'e iftira atarak para koparmaya çalıştıklarını duyduğunu, hatta sanık ...'in yanına gidip onu uyardığını, olaydan sonra bizzat sanık ...'den kumpas kurduklarını ancak para alamayıp ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını duyduğunu, daha sonra katılan mağdur ve sanık ...'nin aralarının açıldığını ve katılan mağdurun sanık ...'yi de şikâyet ettiğini öğrendiğini, Tanık ... ...mahkemede; katılan mağdurla restoranda görüştüklerini, konuşma sırasında katılan mağdurun araba istediğini söylediğini, şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'ın katılan mağdura nasıl bir araba istediğini sorduğunda Renault marka araç istediğini söylediğini, katılan mağdurun sanık ...'in bir suçu olmadığını belirttiğini, diğer sanık ...'ye yönelik herhangi bir konuşma geçmediğini, Tanık ... mahkemede; sanık ...'in eşi olduğunu, katılan mağdurla görüştüklerini, katılan mağdurun kendilerine sanık ...'nin "Sen ...'e iftira at. Biz onun evini arabasını alalım. Sen de kurtul, ben de kurulayım. Dükkânlarını satalım." şeklinde sözler söylediğini anlattığını, bunu bizzat duyduğunu, hatta olaydan sonra sanık ...'nin damadına "Senin kayınbabana büyük tuzak kurduk. İçeri attıracağız." dediğini, kendileri katılan mağdurla görüştüklerinde katılan mağdurun "...'in hiçbir suçu yok." dediğini, Tanık ... mahkemede; sanık ...'in damadı olduğunu, sadece 1 yıl önce sanık ...'nin kayınbabası sanık ...'den para isteyeceğini söylediğini, sanık ...'de erkeklik olmadığını, Tanık ... savcılıkta; cezaevinde hükümlü olduğunu, sanık ...'yi tanıdığını, 2-3 ay önce cezaevinde havalandırma saatinde yan bahçeden küp şekere sarılmış bir not kağıdı düştüğünü, bu kağıdı sanık ... okuduktan sonra kendisine de okutturduğunu, hatırladığı kadarıyla ifadesini değiştirmesi, suçu üstlenmesi hususunu içeren sözlerin yazılı olduğunu, sanık ...'nin aynı dosyadan tutuklu bulunan diğer kişinin gönderdiğini söylediğini, mahkemede; sanık ...'yle daha önce cezaevinde kaldığını, not kağıdının içeriğini çok hatırlamadığını, hatırladığı kadarıyla içeriğinin ifadenin geri çekilmesiyle ilgili olduğunu, Beyan etmişlerdir. Sanık ... savcılıkta ve sorguda; katılan mağduru yaklaşık bir aydır tanıdığını, kendilerinin yanında yevmiyeli olarak çalışmaya başladığını, çalışmaya başladıktan iki hafta sonra sanık ...'in gelerek bir süre katılan mağdurla görüştüğünü, sonra arabayla ayrıldıklarını, katılan mağdurun yaklaşık 30-45 dakika sonra döndüğünde agresif ve sinirli olduğunu, ne olduğunu sorduğunda önce bir şey söylemediğini, ardından "Ben intihar edeceğim, kendimi öldüreceğim." diyerek sanık ...'le birkaç kez ilişkiye girdiklerini, istismar edildiğini, bu istismarlardan birisinin araçta birisinin depoda olduğunu, her ilişkiden sonra sanık ...'in kendisine para verdiğini, psikolojisinin bozuk olduğunu söylediğini, katılan mağdura şikâyetçi olmasını tembihlediğini, katılan mağdurla çöpleri dökmek için birkaç kez araçla Kızık yoluna gittiklerini, kesinlikle ona istismarda bulunmadığını, aralarında husumet bulunmadığını, neden bu şekilde beyanda bulunduğunu bilmediğini, İkinci kez savcılıkta; sanık ...'le aynı cezaevinde farklı avlularda yer alan koğuşlara konulduklarını, cezaevinde pusula diye tabir edilen avludan avluya atılan küçük kağıt notlar olduğunu, tam tarihini hatırlayamadığı bir günde aynı koğuşta kalan tanık ...'un bir pusula getirdiğini, pusulanın tanık ...'un adına ancak içeriğinin kendisine yönelik yazılı olduğunu, içeriğinde sanık ...'e yönelik beyanlarını değiştirmesinin istendiğini, pusulayı tanık ...'un da okuduğunu, bir süre sonra yine kendisi adına diğer avludan bir pusula atıldığını, o pusulayı da ismini hatırlayamadığı bir mahkûmun getirdiğini, içeriğinde sanık ...'e yönelik beyanlarını değiştirip suçu üstlenmesi karşılığında 200.000,00 TL nakit para ve içeride ve dışarıda her türlü ihtiyacının karşılanacağı hususlarının yazılı olduğunu, her iki pusulanın da sanık ... tarafından yazıldığını, yaklaşık 7-8 yıl önce iki yıla yakın bir süre sanık ...'in yanında çalıştığını, bu zaman zarfında sanık ...'in peynir deposunda ... isimli bir kişi ve şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'le cinsellik yaşadığını gördüğünü, sanık ...'in kendisine de cinsel eğilim göstermesi nedeniyle işten çıktığını, sanık ...'in ilçede paraya muhtaç ve yalnız gençleri işe alıp onlarla alkol ortamında girerek bu tür eylemleri gerçekleştirdiğini, sanık ...'in yanında çalıştığı süre içerisinde çeşitli defalar kendisine yönelik elle cinsel saldırıda bulunmaya çalıştığını ancak izin vermediğini, sanık ...'in onunla ilişkiye girmesi karşılığında büyük paralar vereceğini söylediğini, Mahkemede; kesinlikle katılan mağdura karşı söz konusu eylemleri işlemediğini, sorulması üzerine; katılan mağdurla arasında hiçbir husumet bulunmadığını, diğer sanığı kurtarmak için kendi adının verildiğini, 12.12.2019 tarihinde sanık ...'nin cezaevinden gönderdiği dilekçede; vicdanen rahatsız durumda olduğunu, ifadesini hiçbir baskı altında kalmadan el yazısıyla yazdığını, şerefi ve namusu üzerine yemin ettiğini, katılan mağdurla, annesi ve kendisinin bu olayı planladıklarını, daha önce ... ... isimli kişiden bu yolla 7.000,00 TL aldığını, sanık ...'in de zengin olması nedeniyle yine bu yola başvurduğunu, para alıp katılan ve katılan mağdurla parayı paylaşacaklarını, Sanık ... savcılıkta; katılan mağduru yaklaşık üç yıldır tanıdığını, pazara gittiği zamanlarda katılan mağdurun yanında yevmiye karşılığı çalıştığını, katılan mağdurla aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını, 2017 yılının Eylül ayı içerisinde bir gün saat 16.30 sıralarında katılan mağduru da alarak peynir indirmek için depoya gittiğini, ayrıca katılan mağdurla 3-4 kez depoya gittiklerini, şüpheli sıfatıyla beyanı alınan ...'in de olduğu zamanlarda 5-6 kez depoya gittiklerini, depoya gittiklerinde katılan mağdura peynirleri indirmesi karşılığında ödemede bulunduğunu, katılan mağdurla kesinlikle Kızık yoluna gitmediklerini, katılan mağduru yılbaşına yakın bir günde saat 08.30 sıralarında pazara gelmesi veya bir iş için çağırmış olabileceğini, bu nedenle aradığını, katılan mağdura cinsel eylemlerde bulunmadığını, iktidarsız olduğunu, sanık ...'nin pazardaki yan tezgâhta çalıştığını, husumeti bulunmadığını, sorguda; katılan mağdurun kendisinden para koparmak için böyle bir yola girdiğini düşündüğünü, mahkemede; sanık ... ile katılan mağdurun kendisine komplo kurduklarını, sanık ...'nin katılan mağduru öğütleyerek iddianamede belirtilen şekilde beyanda bulunmasını sağlayıp para kopartmayı hedeflediklerini, ilçede oğlancı olarak bilinmediğini, o tarzda birisi olduğunu da bilmediğini, katılan mağdurun istinabe mahkemesinde alınan beyanlarını kabul etmediğini, tanık ...'i tanımadığını, şüpheli sıfatıyla savunması alınan ...'i çocukluğundan beri tanıdığını, ...'in erkeklerle ilişkiye girmediğini, katılan mağdura eylemlerde bulunulduysa da kimin yaptığını bilmediğini, Savunmuşlardır. IV. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Konusuna İlişkin Açıklamalar Ayrıntıları Yüksek Ceza Genel Kurulunun 11.06.2013 tarih ve 36-294, 12.09.2024 tarihli ve 367-244; 22.5.2024 tarihli ve 423-162; 18.09.2024 tarihli ve 296-249 sayılı kararları başta olmak üzere birçok kararında da açıkça belirtildiği üzere; Amacı somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adeleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, suçun işlenmesi ile bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olan ve vicdani kanaat esasını benimseyen ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden birisi de doktrin ve uygulamada; suçsuzluk ya da masumiyet karinesi olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; in dubio pro reo olarak ifade edilen şüpheden sanık yararlanır ilkesidir. Aynı zamanda bir güvence de olan bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkûmiyetine karar verilebilmesi bakımından göz önünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesidir. Oldukça geniş bir uygulama alanı bulunan bu kural, dava konusu suçun işlenip işlenmediği, işlenmişse sanık tarafından işlenip işlenmediği veya gerçekleştirilme biçimi konusunda bir şüphe belirmesi halinde de geçerlidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olay ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık ispata dayanmalı, bu ispat hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Toplanan delillerin bir kısmı gözetilip diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaat üzerinden yüksek de olsa bir ihtimalle sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan maddi gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Şu hâlde, sanığa isnat edilen fiilin sanık tarafından icra edildiğinin kabulü için, gerekçeli ve muhtemel şüphenin tamamen yenilmesi gerekir. Zira kabili te'lif olmayan şüphe ile gerçeğin yan yana mevcudiyeti ile vicdani kanaate ulaşılmasının, mantık ve hukuk kuralları bakımından mümkün olduğu söylenemez. B. Somut Olayda Hukuki Değerlendirme Yerel Mahkemece sanık ...'in depoda ve araçla gittikleri tarlada; sanık ...'nin ise tarlada başka bir zamanda katılan mağdura organ sokmak suretiyle ilişkiye girdikleri kabul edilen olayda; Kolluk görevlilerinin 14-15 yaşlarında bir erkek çocuğunun istismara maruz kaldığı duyumu üzerine yapılan araştırmalar sonucunda katılan mağdura ulaşılarak olay adli mercilere doğal bir şekilde intikal etmiştir. Katılan mağdur çocuk izlem merkezinde sanık ...'le üç farklı zamanda öpüştüğünü, üçüncü olayda sanık ...'in cinsel organını oral yönden ithal ettiğini ve orada bulunan şüpheli sıfatıyla savunması alınan ... ile sanık ...'in cinsel organlarını anüsüne sokmak istediklerini, kendisinin araçtan indiğini, savcılıkta ise ilk olayda depoda ilişkiye girdiklerini, ...'in de olduğu diğer olayda sanık ...'in önce kendisiyle sonra ...'le ilişkiye girdiğini ifade etmiş, kovuşturma aşamasının izlenen SEGBİS kaydında yine savcılık aşamasındaki beyanlarına benzer beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Söz konusu beyanlar katılan mağdurun anal muayenesinde saptanan eski nedbenin fiili livata sırasında da meydana gelmiş olabileceğinin mütalaa edilmesi şeklindeki raporuyla doğrulanmıştır. Nitekim çocuk izlem merkezindeki adli görüşmeci de ilk aşamadaki ifadesinde yer verdiği birçok hususa görüşme sırasında değinmediği, verdiği ifadede yer yer boşluklar oluştuğu, bu nedenle ifadesinde eksiklikler bulunduğu ancak ifadesinin güvenilir olduğu yönündeki kanaati de katılan mağdurun aşamalardaki beyanlarında olayın zaman ve eylemin niteliğine ilişkin esasında farklı değil fakat ifade edilmeyen hususların olduğunu göstermektedir. Alınan raporlarla cinsel iktidarı haiz olduğu reddedilemeyen sanık ...'in bu savunmasına da itibar edilmemiştir. Kovuşturma aşamasında tanık ...'in katılan mağdurun şikâyetten vazgeçmek için bir araba istediği, ayrıca sanık ...'in bir suçu olmadığını belirttiği, şüpheli sıfatıyla savunması alınan ... ise katılan mağdurun 5.000,00 TL istediğini belirterek yaşandığını iddia ettikleri olaya ilişkin içerik olarak farklı iddialar tanık ...'nin soruşturma aşamasına katılan mağdurun kendilerinden herhangi bir para talep etmediğini belirtmesi nedeniyle çürütülmüştür. Kaldı ki ... ve tanık ... soruşturma aşamasında katılan mağdurla konuştuklarında katılan mağdurun sanık ...'in kendisine elle tacizde bulunduğunu söylediğini de ifade etmişlerdir. Bu nedenlerle sanık ...'in katılan mağdura yönelik farklı tarihlerde organ ithali suretiyle cinsel eylemlerde bulunduğu hususu sabit görülmüştür. Sanık ... ise aşamalarda suçlamayı kabul etmemiş, savcılıkta sanık ...'in cezaevinde kendisine para teklif ederek suçu üzerine almasını diğer avludan attığı not kağıdıyla söylediğini ifade etmiştir. Cezaevinde bulunan tanık ... da not kağıdı atıldığı hususunu doğrulamıştır. Sanık ... daha sonra verdiği dilekçede ise katılan mağdur ve katılan ...'yle birlikte bu iddiayı organize ettiklerini, sanık ...'e iftira attıklarını beyan etmiş, bu beyan üzerine ... isimli bir kişi tarafından ve şüpheli sıfatıyla savunması alınan ... tarafından sunulan dilekçelerde benzer yönde ifadeler yer almıştır. Ancak olayın katılan mağdur ve katılan ... tarafından değil, duyumlar nedeniyle kolluk görevlilerinin çalışması üzerine adli mercilere intikal etmesi karşısında bu beyanlara da itibar edilmemiştir. Katılan mağdurun aşamalarda istikrarlı bir şekilde sanık ...'nin kendisiyle bir kez oral ve anal yoldan ilişkiye girdiğini ifade etmesi karşısında sanık ...'nin savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilmiştir. Bu itibarla Yerel Mahkemenin direnme kararına konu gerekçesinin isabetli olduğuna, dosyanın uygulamanın denetlenmesi için Özel Daireye gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmelidir. Çoğunluk görüşüne katılmayan dokuz Ceza Genel Kurulu Üyesi; sanıklar ... ve ...’nin katılan mağdura yönelik cinsel eylemlerinin sabit olmadığı düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır.
V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Kayseri 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 256-306 sayılı direnme kararına konu mahkûmiyet hükümlerindeki gerekçelerinin İSABETLİ OLDUĞUNA, 2- Dosyanın, uygulamanın denetlenmesi amacıyla Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2026 tarihinde yapılan birinci müzakerede yasal ve yeterli çoğunluk sağlanamadığından 24.06.2026 tarihinde yapılan ikinci müzakerede oy çokluğuyla karar verildi.