Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/4450 E. 2026/6505 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2024/4450
Karar No
2026/6505
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2023/3338 E., 2023/3033 K. SUÇ Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz istemiin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; şikayetçiye yönelik hakareti olmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, şüphe ve varsayımlara dayanılarak ceza verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine, sanık savunması ile tanık S.Ö'nün beyanlarına göre, sanık diğer temyiz sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1-Hakaret suçu mağdurun doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Ancak gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır. Somut olayda; sanığın katılanın yokluğunda söylediği sözlerin 1 tanık tarafından doğrulanması karşısında, hakareti duyan başka kişilerin bulunup bulunmadığı araştırılarak, gıyapta hakaret suçunun ihtilat öğesinin ne suretle oluştuğu kanıtlarıyla birlikte açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Kabule göre de; 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinde düzenlenen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında ; sanığın eyleminin site önünde araç içinden dışarıdan duyulacak şekilde söylendiği anlaşıldığından sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, sanık hakkında yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesinin gözetilmesine¸, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/4450, K. 2026/6505, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2024-4450-e-2026-6505-k-59c52f895559