Yargıtay · Ceza Genel Kurulu
Yargıtay Ceza Genel Kurulu 2020/226 E. 2024/346 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- Ceza Genel Kurulu
- Esas No
- 2020/226
- Karar No
- 2024/346
- Karar Tarihi
DİRENME KARARI VEREN YARGITAY DAİRESİ : (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi (Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Mahkemesi/Eskişehir) SAYISI : 1646-956 (309-328) I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanığın yasaklanan bilgileri temin etme suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2-a-c maddesi gereğince beraatine ilişkin Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesince verilen 09.02.2016 tarihli ve 616-9 sayılı hükmün, temyize yetkili komutan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Askerî Yargıtayca 14.06.2016 tarih ve 365-391 sayı ile; "Sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 135 ve 136'ncı maddelerinde düzenlenen suçları oluşturup oluşturmadığının ortaya konabilmesi için söz konusu verilerin hukuka aykırı olarak mı yoksa kişilerin rızası ile mi elde edildiğinin ya da bu bilgilerin başka kişilere verilmesi durumunda da, bilgileri paylaşılan kişilerin rızasının bulunup bulunmadığının tespiti ile ilgili kişilerin tanık olarak dinlenilmesi ve buna göre değerlendirme yapılması gerektiğinden, beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden" bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 29.11.2016 tarih ve 309-328 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar vermiştir. Direnme kararına konu hükmün de temyize yetkili komutan tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.01.2019 tarihli ve 70391 sayılı onama istekli tebliğnamesi ile CMK'nın 307. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesince 10.03.2020 tarih ve 599-1860 sayı ile direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. II. UYUŞMAZLIK KONUSU VE ÖN SORUN Özel Daire ile Yerel Mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanık hakkında eksik araştırmayla karar verilip verilmediğinin belirlenmesine ilişkin ise de, Yargıtay İç Yönetmeliği'nin 27. maddesi uyarınca öncelikle; dava zamanaşımının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. III. OLAY VE OLGULAR İncelenen dosya kapsamından; Hava Kuvvetleri Komutanlığı Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Savcılığının 02.11.2015 tarihli ve 638-496 sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında, yasaklanan bilgileri temin etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 334/1. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesince sanığın sorgusunun 09.02.2016 tarihinde yapıldığı ve 09.02.2016 tarih ve 616-9 sayı ile CMK’nın 223/2-a-c maddesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verildiği, Beraat hükmünün temyize yetkili komutan tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Askerî Yargıtay tarafından 14.06.2016 tarih ve 365-391 sayı ile eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesinin ise 29.11.2016 tarih ve 309-328 sayı ile bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın beraatine karar verdiği, Anlaşılmaktadır. IV. GEREKÇE A. İlgili Mevzuat ve Ön Soruna İlişkin Açıklamalar Sanığa isnat edilen TCK'nın "Yasaklanan bilgileri temin" başlıklı 334. maddesinin birinci fıkrası; "(1) Yetkili makamların kanun ve düzenleyici işlemlere göre açıklanmasını yasakladığı ve niteliği bakımından gizli kalması gereken bilgileri temin eden kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir." şeklinde düzenlenmiştir. TCK'nın 66. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça kamu davasının maddede yazılı sürelerin geçmesiyle ortadan kalkacağı düzenlenmiş, aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendinde beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlarda bu sürenin 8 yıl olacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 67. maddesinin 3 ve 4. fıkraları uyarınca kesen bir nedenin varlığı hâlinde zamanaşımı, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeye başlayacak ve ilgili suça ilişkin olarak kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzayacaktır. Yargılama yapılmasına engel olup davayı düşüren hâllerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi hâlinde, Yerel Mahkeme ya da Yargıtay, re'sen zamanaşımı kuralını uygulayarak kamu davasının düşmesine karar verecektir. B. Ön Soruna İlişkin Değerlendirme Sanığa isnat edilen yasaklanan bilgileri temin etme suçunun yaptırımı TCK'nın 334. maddesinin birinci fıkrasında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası olarak öngörülmüş olup daha ağır cezayı gerektiren başka bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan ve 28.04.2014 tarihinde gerçekleştirildiği iddia edilen eylemle ilgili olarak sanık hakkında dava zamanaşımını kesen son işlem, 09.02.2016 tarihli sorgu işlemi olup bu tarihten sonra dava zamanaşımını kesen veya durduran başkaca bir sebep bulunmadığı da gözetildiğinde, sekiz yıllık asli dava zamanaşımı süresi, Ceza Genel Kurulunun inceleme tarihinden önce 09.02.2024 tarihinde dolmuş bulunmaktadır. Bu itibarla, Yerel Mahkemenin direnme kararına konu beraat hükmünün gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle bozulmasına, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta CMK'nın 303. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66/1-e ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca düşmesine karar verilmelidir. Ulaşılan sonuç karşısında, asıl uyuşmazlık konusu değerlendirilmemiştir. V. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1- Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesi (Muharip Hava Kuvvetleri Komutanlığı Askerî Mahkemesi/Eskişehir) 29.11.2016 tarihli ve 1646-956 (309-328) sayılı direnme kararına konu hükmünün, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle BOZULMASINA, Ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda CMK'nın 303. maddesine göre karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının TCK'nın 66/1-e, 67/2-3 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.