Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/961 E. 2026/3282 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/961
Karar No
2026/3282
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1970 E., 2025/1923 K. DAVA TARİHİ : 10.07.2020 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/353 E., 2021/562 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Üniversiteye ait Hastanede 18.07.2012-09.06.2020 tarihleri arasında başhemşire yardımcısı olarak en son net 4.880,00 TL ücretle çalıştığını, davacının günlük 11 saat ve gece 7,5 saat olan yasal çalışma saatlerini aşan sürelerle çalıştırıldığını, 34 saatlik nöbetler tuttuğunu, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde de çalışmanın devam ettiğini karşılığı ücretlerin ise eksik ödendiğini, davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil günleri ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle 08.06.2020 tarihli ihtarname ile iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının 07.30-17.30 saatleri arasında çalıştığını, gece döneminde 7,5 saatin üzerinde çalışma konusunda onay verdiğini, fazla çalışma yapması, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışması hâlinde ücretinin ödendiğini, davacının davalı ... bünyesindeki çalışmasını asılsız iddialarının aksine sözleşmeli personel olarak atanması nedeniyle istifa iradesi ile sona erdirdiğini, dava dilekçesinde iddia edilen hususların gerçek dışı olduğunu, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 18.07.2012-08.06.2020 tarihleri arasında 7 yıl 10... gün hizmet süresinin bulunduğu, davacının son ücretinin brüt 5.948,00 TL ve sosyal yardımlarla birlikte giydirilmiş brüt ücretinin 7.470,21 TL olduğu, tanık beyanlarından davacının haftalık 40 saat fazla çalışma yaptığının anlaşılmış olduğu, ancak davalı tarafça fazla çalışma ücretinin ödendiğinin somut delillerle ispatlanamadığı, dosyada yer alan ücret bordrolarından ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışılması hâlinde ise ilave tahakkuklar ile karşılığı ücretin ödendiğinin tespit edildiğ, dosya kapsamına göre davacının iş sözleşmesini fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle haklı nedenle feshettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, ulusal bayram ve genel tatil ücreti reddedilmek suretiyle kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacakları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının haftalık 32 saat fazla çalışma süresine göre hesaplama yapılması gerektiği, ücret ve dönem kriterleri itibarıyla 25.01.2025 tarihli bilirkişi raporun esas alınmış olduğu, ancak alacağın tanık beyanı ile ispatlanmış olduğu gözetilerek indirim uygulandıktan sonra ödenen alacağın mahsubu yoluna gidilmesi gerektiği, bunun yanı sıra davalı ... harçtan muaf olması nedeniyle harçlarla ilgili sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı kabul edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacının haftalık 40 saat fazla çalışma yaptığı belirlenerek hesaplama yapılan bilirkişi raporunu dayanak alan İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Yargıtay içtihatlarının hatalı değerlendirilmesi sonucu davacının haftalık fazla çalışma süresinin 32 saat olduğu kabulüyle hüküm kurmasının hatalı olduğunu, b. Davacının özel sektörde görev yaptığının, hafta içi ve hafta sonu düzenli nöbet tuttuğunun, tanık beyanlarının birbiri ile uyumlu bulunduğunun gözetilmediğini, c. Sunulan ücret bordrolarında davacının imzasının bulunmadığının dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davacı işçinin işyerinden sözleşmeli personel olarak atamasının yapılması nedeniyle ayrıldığını, bu durumu 09.04.2020 tarihli dilekçesi ile davalı işverene bildirdiğini, işyerinden ayrılışının verilip verilmeyeceğine dair belgenin kendisine teslimini talep ettiği el yazısıyla tanzim ettiği istifa iradesini açıkça ortaya koyduğu dilekçesinin hukuken geçerli olduğunu, b. Davacının 09.04.2020 tarihli başvurusuna verilen 10.04.2020 tarihli cevapta davalı ... Hastanesinin "pandemi hastanesi" olması nedeniyle salgın süreci bitene kadar sağlık hizmetinde aksama olmaması adına işten çıkış işlemlerinin gerçekleştirilemeyeceğinin bildirilmiş olduğunu; akabinde ise 27.05.2020 tariihli yazı ile salgın sürecindeki iyileşme ve normalleşmelerin başlaması nedeni ile ayrılış işlemlerinin yapılmasında bir sakınca bulunmadığı, istifasının Üniversitece uygun görüldüğü ve 27.05.2020 tarihi itibarıyla istifaen işten ayrılış işlemlerinin gerçekleştirileceğinin davacı tarafa bildirildiğini, bu kapsamda davacının iddialarının asılsız bulunduğunu, c. Fazla çalışma yapılması durumunda bordrolarda tahakkuk yapılarak ödendiğini, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedilip edilmediği, davacının talep konusu kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... Üniversitesi harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz gideninin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/961, K. 2026/3282, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-961-e-2026-3282-k-ad8e245c4467