Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/795 E. 2026/2566 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/795
- Karar No
- 2026/2566
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2010 E., 2025/2448 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 58. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/559 E., 2024/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.09.2018-07.11.2020 tarihleri arasında davalı işverenin .. .. ../.. İçme Suyu Boru Hattı Projesinde köstebek (.. ..) elektrikçisi olarak çalıştığını, davacının ücretinin gerçeğe aykırı gösterildiğini, davalı işveren tarafından hileli bordro düzenlenmek suretiyle davacının aylık net ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ve aylık ücret kalemlerine dağıtıldığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def’inde bulunduklarını, davacının istifa ederek işten ayrıldığını, çalıştığı süre boyunca aylık net 8.559,78 SAR ücret alarak çalıştığını, davacının istifasına rağmen kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığını, fazla çalışmalarının bordrolara yansıtılarak ödendiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin bordroları imzaladığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.09.2018- 07.11.2020 tarihleri arasında çalıştığı, davacının istifa iradesi olmadığı, davalı tarafça kıdem ve ihbar tazminatı da ödendiği göz önüne alındığında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden bordroların hileli olduğunun anlaşıldığı, davacının tespit edilen ücreti dikkate alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda bakiye kıdem tazminatı olmadığı ancak ihbar tazminatının hüküm altına alındığı, davacının 28 günlük yıllık izin kullandığı, buna göre yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal ... ve genel tatil ücretleri bordrodaki tahakkuklar dikkate alınarak belirlendiği, bordroda tahakkuk olmayan dönemde ise tanık beyanları ile sonuca gidildiği belirtilerek kıdem tazminatı, ücret ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri reddedilmek diğer talepler hüküm altına alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı arasında imzalanan iş sözleşmesinde, iş sözleşmesinden doğacak uyuşmazlıklarda Türk hukukunun uygulanacağı açıkça düzenlendiğinden uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının usul ve yasaya uygun olduğu da belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Hükme esas alınan davacı tanığının davacıyı tanımadığını, davacının hangi koşul ve şartlarda çalıştığına ilişkin beyanlarının objektif niteliği bulunmadığını, 2. Davacının istifa ederek işten ayrıldığını, 3. Ücretin hatalı tespit edildiğini, 4. Yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğunu, 5. Bordroların hileli olmadığını, yıllık izindeyken fazla çalışma ücreti tahakkukunun sehven yapıldığını, 6. Fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarından indirim yapılmamasının da hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davacının ücretinin tespiti ile ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.