Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3605 E. 2026/3192 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3605
Karar No
2026/3192
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/548 E., 2026/124 K. DAVA TARİHİ : 05.10.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/220 E., 2024/188 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin Trabzon Valiliğinde çalışmakta iken 02.04.2018 tarihinde işine son verilmesi nedeniyle Trabzon İdare Mahkemesinin 03.10.2018 tarihli ve 2018/469 Esas, 2018/913 Karar sayılı kararıyla 19.11.2018 tarihinde davalı işverence çalışmaya başlatıldığını, davalı işverenin 24.09.2019 tarihinde yapmış olduğu sözlü sınavda başarısız sayılarak iş sözleşmesinin ikinci kez feshedilmesi nedeniyle Trabzon İdare Mahkemesinin 2019/1285 Esas, 2020/463 Karar sayılı kararıyla 02.11.2020 tarihinde davalı işverence çalışmaya başlatıldığını belirterek davalı işverence iş sözleşmesinin feshi nedeniyle 02.04.2018-19.11.2018 tarihleri arası 7 ay 10 gün ile 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arası 11... günlük süre karşılığı ücretlerinin bilirkişi tarafından hesaplanarak davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; derdestlik itirazında bulunduklarını, davacının davalı İdareden alabileceği herhangi bir ücret alacağının bulunmadığını, davacı tarafın 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arasındaki dönem için ücret talebinde hukuki isabet bulunmadığını, dosyaya sundukları evraklar incelendiğinde davacının 14.11.2019 tarihinde işten ayrıldığının görüleceğini, davacı tarafın çalışılmayan sürelere ilişkin ücret talep etmesinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.04.2018-19.11.2018 tarihleri arasındaki dönem yönüyle söz konusu talep bakımından uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği gözetilerek davacının 02.04.2018-19.11.2018 tarihleri arası 7 ay 17 günlük süre karşılığı ücret alacağı talebine ilişkin açılan davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-(b) hükmü gereğince dava şartı olan yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddine karar verildiği, süresinde tam yargı davası açılmadığından kesinleştiği, dava konusu 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin mahrum kalındığı belirtilen ücret talebi bakımından yapılan incelemede; davacının 19.11.2018 tarihinde sürekli işçi statüsüne geçiş yaptığı ve bu tarihten sonraya ilişkin 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arasında çalışamadığı dönemde mahrum kaldığı ücretin ödenmesi talebinin sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonraki döneme ait olduğundan işçi-işveren arasında ortaya çıkan uyuşmazlık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın çözümünde 4857 sayılı İş Kanunu (4857 sayılı Kanun) ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu uyarınca iş mahkemelerinin görevli olduğu, davacının ücret talep ettiği dönemin 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arası olduğu, dosyada yer alan davacıya ait sigortalı hizmet cetveli kaydında bu dönem aralığında davalı işyerinden bir bildirimin yapılmadığı, işbu dosyadan tefrik edilen sigorta tespiti ve prim alacağına yönelik Trabzon 6. İş Mahkemesinin 2023/155 Esas sayılı dosyasında davacı tanıklarının beyanlarında davacının dava sonuçlanana kadar okulda çalışmadığını ifade ettikleri, toplanan deliller neticesinde davacının talep ettiği tarihlere ilişkin davalı Kurumda fiilî bir çalışmasının bulunmadığı, davacı işçinin fiilen çalışmadığı döneme yönelik olarak ücret ve sair alacak talebinde bulunması mümkün olmadığından davacının 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arası 11... günlük süre karşılığı ücret alacağı talebine ilişkin açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 02.04.2018-19.11.2018 tarihleri arasındaki 7 ay 17 günlük ücret talebi yönünden yapılan incelemede; davacının sürekli işçi kadrosuna atamasının yapılması gereken 02.04.2018 tarihi ile atamasının yapıldığı 19.11.2018 tarihine kadarki dönemde davacı ile davalı arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığından yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden ret kararı verilmesinin isabetli olduğu, 12.11.2019-02.11.2020 tarihleri arasındaki 11... günlük ücret talebi yönünden yapılan incelemede; talebin davacının sürekli işçi kadrosuna geçtikten sonraki döneme ilişkin olduğu, işçi-işveren ilişkisi kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının bu dönemde davalı işyerinde fiilen çalıştığını iddia ve ispat edemediği, ücret talebinin reddine karar veren İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; 1. Mahkeme tarafından talep sonucunun açıklattırılmadığını, 2. Davalı İdare tarafından haksız şekilde çalıştırılmadığını, 3. Her ne kadar dava dilekçesinde ücret talep edilmiş ise de talebin boşta geçen süre ücreti alarak değerlendirilmesi ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargı yolunun caiz olup olmadığı ile davacının ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3605, K. 2026/3192, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3605-e-2026-3192-k-b582b5b754b3