Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/700 E. 2026/2913 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/700
Karar No
2026/2913
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1760 E., 2025/2420 K. DAVA TARİHİ : 21.02.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/52 E., 2022/281 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 01.07.2003-01.04.2009 tarihleri arasında haftada 2 gün yevmiyeli, 01.04.2009 tarihinden sonra ise kadrolu olarak müzisyen kadrosunda çalıştığını, iş sözleşmesinin davacı yıllık izindeyken 31.12.2018 tarihinde haklı ve geçerli sebep gösterilmeksizin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müzisyen olarak 01.04.2009-31.12.2018 tarihleri arası ve yevmiyeli olarak 01.07.2003-01.04.2009 tarihleri arası çalıştığını, davacının çalışmalarından verim alınmaması, işyerindeki alet ve edavatlara zarar vermesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı sebeple sona erdirildiğini, ilave tediye alacağının zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında sunulan 29.09.2018 tarihli tutanakta müzik aletlerinin kapalı alanda muhafaza edilmediği ve aletlerin zarar gördüğünün yazıldığı, tanık beyanlarından müzik aletlerinin kullanımda olduğunun anlaşıldığı, fesih tarihi dikkate alındığında bu sebep bakımından hak düşürücü sürenin geçtiği, 24.12.2018 tarihli tutanakta ise davacıdan yılbaşı programı yapması istendiği ancak davacının başka programı olduğundan gelmediğinin belirtildiği, dosya kapsamına sunulan izin belgelerinden davacının 10.12.2018-28.01.2019 tarihleri arasında izin kullandığının tespit edildiği, izin kullanmanın davacının yasal hakkı olduğu, iş gereklerine göre davacının izin kullanım zamanlarının değiştirilmesinin istenebileceği ancak davacının programa katılmayacağına ilişkin tutanak tarihinin 24.12.2018 olduğu, davacının izninin 10.12.2018 tarihinde başladığı ve bitişinin 28.01.2019 tarihi olduğu, bu hâlde işverenin yönetim hakkını kullanarak verilmiş bir izin bulunduğu, davacının işten ayrılış kodunun diğer nedenler Kod (22) olarak bildirildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığı, ilave tediye alacağı yönünden ise davacının hak ettiği ilave tediye alacağının ödendiğinin ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, asıl alacak, faiz ve diğer fe'riler yönünden davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile hükmedilen faize ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) "Taleple bağlılık ilkesi" kenar başlıklı 26. maddesi şöyledir: " (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." İlk Derece Mahkemesince; ilave tediye alacağının en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte hüküm altına alınmasına karar verilmiştir. Ancak davacı tarafça, dava ve ıslah dilekçelerinde bu alacak için yasal faiz uygulanması talep edilmiş olup sözü edilen alacak kalemine yürütülmesi gereken kanuni faiz türü de yasal faizdir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. Davalı tarafın temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin (c) alt bendinde yer alan “mevduata uygulanan en yüksek banka faizi” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “yasal faizi” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/700, K. 2026/2913, T. 01.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-700-e-2026-2913-k-3f0b307be809