Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/630 E. 2026/3001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/630
Karar No
2026/3001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1796 E., 2025/2349 K. DAVA TARİHİ : 24.05.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/193 E., 2025/343 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirkette 09.05.2008 tarihinde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını ve 16.05.2016 tarihine kadar çalıştığını, en son "........" adresinde hizmet verilen ..... İstanbul Uluslararası İnşaat Ticaret Limited Şirketindeki görevlendirmenin söz konusu Şirketin başka şehre taşınması nedeniyle 30.04.2016 tarihi itibarıyla sona erdiğini, bunun ardından davalı Şirketçe yeni bir görevlendirme yapılmadığını; Şirket yetkililerinin ise Büyükçekmece'deki ıslak mendil fabrikasında görevlendirme yapılacağını ve mesaisiz asgari ücret verileceğini şifahi olarak bildirdiğini, görüşmeler sırasında ücret ile çalışma koşullarının değiştirileceğinin ve başka bir firma bünyesinde görevlendirme yapılmak istendiğinin anlaşıldığını, davacının bu teklifi kabul etmeyerek aynı koşullarda yeni bir yer talep ettiğini, talebine yanıt alınamayınca 06.05.2016 tarihli noter ihtarnamesini gönderdiğini, ihtarnameye karşın yeni görevlendirme yapılmadığından davacının haklı nedenle iş sözleşmesini feshetmek durumunda kaldığını, en son aylık 2.020,00 TL ücret ile 350,00 TL değerinde yemek kartı aldığını, Mayıs ayına ait ücretin de ödenmeyeceğinin söylendiğini, haftanın altı günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalışıldığını ve günde ortalama dört saat fazla çalışma yapılmasına karşın karşılığının ödenmediğini, vardiya çizelgelerinden de anlaşılacağı üzere joker eleman gönderilmemesi nedeniyle Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında haftalık izin kullanılmaksızın bir ay kesintisiz çalışıldığını, bazı günler yirmi dört saat çalışma yapıldığını, son yıllık iznin kullandırılmadığını, tüm resmî bayramlarda çalışıldığını, dinî bayramlarda ise yalnızca birinci gün tatil yapılıp diğer günlerde çalışmaya devam edildiğini, özel kıyafet için ücretinden kesilen tutarın işten ayrılırken iade edilmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, resmî ve dinî bayram ücreti ile kıyafet ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, talep edilen alacakların belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, davacının görevlendirildiği ......... Şirketi projesinin 30.04.2016 tarihinde sona ermesi üzerine 28.04.2016 tarihinde saat 15.00'te ilgili projeye hizmet veren tüm personelin bir araya getirilerek kendilerine işsiz kalmayacakları, yakın konumdaki 3-4 farklı projede aynı koşullarda görevlendirmeye devam edileceğinin bildirdiğini, nitekim 03.05.2016 tarihinde davalının ... ofisine gelen davacıya ...... ........ Alışveriş Merkezi projesinde yasal ve özlük haklarında herhangi bir değişiklik yapılmaksızın görevlendirileceğinin ve 01.05.2016 tarihinden tebliğ tarihine kadar ücretli izinli sayılacağının bildirilmesine karşın davacının bu görevlendirmeyi kabul etmediğini, tüm güvenlik personelinin 8 saatlik üç vardiya sistemiyle çalıştığını, diğer personelin raporlu olması ya da mazeretsiz işe gelmemesi gibi durumlarda yapılan fazla çalışmaların karşılığının davacının banka hesabına ödendiğini, dinî ve millî bayramlardaki çalışmaların vardiyaya denk gelmesi hâlinde bordro tahakkuku yapılarak banka hesabına ödendiğini, yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını, yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının banka kanalıyla ödendiğini, kıyafet alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararları üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davalı Şirkete ait işyerinde 09.05.2008-16.05.2016 tarihleri arasındaki dönemde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı, toplam hizmet süresinin 8 yıl 35 gün, fesih tarihindeki aylık ücretinin ise brüt 2.825,53 TL olduğu, iş koşullarındaki değişiklikler ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları, kıyafet ücreti, bakiye ücretleri ile yıllık izin ücretinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatına hak kazandığı, toplanan delil durumuna göre 20.03.2025 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerden fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından birinci seçenekte yer alan tespitlerin oluşa uygun bulunması nedeniyle hükme esas alındığı, tanıkla varlığı ispatlanan dönem yönünden ise indirim yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde özel güvenlik elemanı olarak çalışan davacının görevli olduğu projenin değiştiği, işverence yeni görevlendirildiği projede devamsızlık yaptığı ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğinin savunulduğu, işçinin yeni görevlendirmeyi kabul etmediğinin sabit olduğu, davacının kıdem tazminatı talep hakkı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi hükmüne dayanak bilirkişi ek raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içerdiği, dosya kapsamı ile birlikte yapılan denetiminde; tarafların iddia ve savunması ile dosyada mevcut yazılı deliller ile tanık anlatımlarının değerlendirildiği, rapordaki tespit ve hesaplamaların dosya kapsamı ile oluşa uygun olduğu, davacının kabul edilen alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece kabul edilen alacaklara işletilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin de usul ve kanuna uygun olduğu, davalının istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın belirsiz alacak davası olduğu kabul edilmiş ise de esasen kısmi alacak davası olarak açıldığını, bu nedenle ıslaha karşı zamanaşımı def'inin dikkate alınmamasının hatalı olduğu, 2. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, 3. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini, 4. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanamadığını, 5. Davacının fiilî çalışması olmayan dönem kapsamında hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 6. Depozito olarak kıyafet bedeli kesildiği kabul edilmiş ise de dosyada bu yönde tespit olmadığını, 7. Vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, davacının ücretinin tespiti, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak kıdem tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı, hesaba esas hizmet süresi, hüküm altına alınan alacakların ispatı ve hesabı ile zamanaşımı vekâlet ücretine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/630, K. 2026/3001, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-630-e-2026-3001-k-d29f44f9f6b6