Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1969 E. 2026/2551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1969
- Karar No
- 2026/2551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/53 E., 2024/56 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ile tereke temsilcisi ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı kısıtlı ... vasisi dava dilekçesinde özetle; davalı Banka tarafından davacı kısıtlıya kredi kartı verildiğini, hukuksuz hesap açıldığını, kısıtlının 367 parsel sayılı taşınmazının ipotek altına alındığını, bu işlemlerden vasisi olarak haberdar olmadığını, bu nedenle ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Banka vekili cevap dilekçesinde; sözleşme ve ipotek tarihinde vasilik kararı olmadığını, yerleşim yeri değiştirme prosedürüne uyulmadığını, kısıtlı vasisinin kısıtlının kredi kullandığını bildiğini, diğer aile fertlerinin krediye kefil olduğunu, kısıtlının yaptığı bir çok resmi işlem olduğunu, kendi isteği ile kısıtlandığını, zaman aşımı ve kötüniyet itirazlarının olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.06.2019 tarihli kararıyla; kısıtlının ipotek tesisi tarihinde fiil ehliyetinin bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; İlk Derece Mahkemesince, davacı ...’in kısıtlanmasına ve kısıtlılığının devamına ilişkin mahkeme kararları nazara alınmaksızın, ipotek tesis tarihi olan 15.09.2008 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğuna dair Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Dairemiz bozma ilâmına uyularak davanın kabulü ile 367 parsel sayılı taşınmazda bulunan 15.09.2008 tarihli ve 6098 yevmiye numaralı, 1. derecede 70.000,00 TL bedelli ... Bankası A.Ş. lehine kayıtlı ipoteğin fekkine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tereke temsilcisi ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kredi sözleşmesi ve ipotek tesisi tarihinde vasilik kararı olmadığını, b. ATK raporunda ipotek tesis tarihinde kısıtlının fiil ehliyetinin bulunduğunun belirtildiğini, c. Kısıtlı vasisinin kısıtlının kredi kullandığını bildiğini, diğer aile fertlerinin krediye kefil olduğunu, kısıtlının yaptığı bir çok resmî işlem bulunduğunu, d. Davalı Bankanın sözleşme yaptığı davacının kısıtlanıp kısıtlanmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, e. Davacıların iddialarının zamanaşımına uğradığını ve davacıların kötüniyetli olduklarını ileri sürmektedir. 2. Davacı tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde; kararda tarafların ve tereke temsilcisinin adının yanlış yazıldığı gerekçesi ile hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Davacı tereke temsilcisinin temyiz talebine gelince; tereke temsilcisinin adının karar başlığında yanlış yazılmış olması, mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan, davacı tereke temsilcisinin temyiz talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davacı tereke temsilcisinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin yatırılan temyiz karar harcının tereke temsilcisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.