Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/2440 E. 2026/2553 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2440
- Karar No
- 2026/2553
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2770 E., 2025/2594 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/814 E., 2024/34 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı asil dava dilekçesinde; davacının dava konusu 282 45... parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, dava dışı satıcı ...’in kendi payını davalıya 11.03.2020 tarihinde tapuda devrettiğini, bu devrin kendisine bildirilmediğini, davacının yasadan doğan ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek davalı adına kayıtlı tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazda fiili taksim bulunduğunu, noterde tanzim olunan 11.03.2020 tarihli "Muvafakatname" ile taşınmaz hissedarlarının, ...'in taksimen kullandığı araziyi, ...'e satmasına rıza gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın fiili taksim nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalının fiili taksim iddiasının haksız olduğunu, 2. Fiili taksimin söz konusu olabilmesi için tüm paydaşlar arasında düzenlenmiş bir fiili taksim sözleşmesi veya herkesin rıza gösterdiği fiili bir kullanım durumunun söz konusu olması gerektiğini, bu anlamda paydaşların, paylı malın maddi varlığı bölünmeye elverişli ise her paydaşa belli bölümlerin özgülenmesi suretiyle kullanılması konusunda anlaşmaları gerektiğini, 3. Davacı ile dava konusu taşınmazı davalıya satan ...'in ayrı olarak kullandıkları bir yer olmadığını, paydaşlar arasında fiili taksim bulunmadığını, 4. Bilirkişi raporunda "A" ve "B" harfi ile gösterilen yerlerin, dava konusu pay satılmadan önce paydaşlar ..., ..., ... ve ... tarafından kullanıldığını, paydaşların her birine özgülenmiş bir kısım bulunmadığını ileri sürmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı tam yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.