Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5953 E. 2026/4949 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5953
- Karar No
- 2026/4949
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2865 E., 2026/387 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Stratejik Planlama Kurulunun 11.03.2016 tarihli kararı ile 17.03.2016 tarihinde davalı Üniversitede genel sekreter olarak göreve başladığını, görev yaptığı 2 yıl 6 ay 23 günlük süre zarfında kendisine hakettiği ücret ödenmemesine rağmen görevi kapsamındaki tüm iş ve işlemleri yaptığını, gerektiğinde her türlü masrafları kendisinin üstlendiğini, bu mağduriyetinin giderilmesi için davalı Vakıf başkanına defalarca yazılı ve sözlü olarak müracaat ettiğini ancak kendisine cevap verilmediğini, 10.10.2018 tarihli dilekçe ile çözüm için yeniden müracaat ettiğini ve aynı gün görevinden ayrılacağını bildirdiğini ve 10.10.2018 tarihinde iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek ücret, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının ... Stratejik Planlama Kurulunun 27.02.2016 tarihli kararı ile Üniversiteye rektör ve genel sekreter atanmasına ve davacıya yetki verilmesine karar verdiğini, ... bağlı olduğu Vakıf tarafından alınan 27.03.2016 tarihli karar ile de rektör ve genel sekreter alınmasına karar verilerek, rektör ve genel sekreterin yetkilerinin belirlendiğini, davacının yetki verilişinden önce göreve başlamış olsa bile, kendi sigorta başlangıcını ve sigorta prim bildirgesini dahi vermediğini, Yüksek Öğretim Kurumu tarafından Üniversiteye öğrenci kontenjanı verilmediği için davacının görevi bıraktığını, davacının 2 ay görev yaptığı süre içerisindeki ücretlerinin Vakıf başkanı tarafından elden ödendiğini, toplam 2 ay çalışması olan davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ... 56. İş Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli kararı ile; davacının davalılar nezdinde 17.03.2016-10.10.2018 tarihleri arasında 2 yıl 6 ay 23 gün süreyle çalıştığı, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu'nun ek 5. maddesi ile Yüksek Öğretim Kurumunda görevlendirilecek olan personelle ilgili vakıf üniversitelerine oluşturulacak mütevelli heyetinin karar vermesi gerektiği, davacı hakkında işe başlanması aşamasında karar verildiği ancak sonrasında kanun hükmü gereğince görevden alınmasına ilişkin bir Kurul karar tutanağının sunulmadığı, bu durumun davacının 2 aylık çalışmasının olduğuna ilişkin davalı savunmasına uymadığı, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, kıdem tazminatına ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 19.04.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli kararı ile; çalışma olgusunu ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, somut uyuşmazlıkta davacının, davalı tarafça kabul edilen süre dışında çalıştığını dosya içeriğine göre kanıtlayamadığı, davacı tanıklarının davacı ile birlikte çalışan kişiler olmadığı, dava dilekçesi ekinde davacı tarafça davalı ... adına gönderilen kargolara ilişkin fatura tarihlerinin 15.04.2016 olduğu, mütevelli heyetin davacının görevden alınmamasına yönelik karar almamış olmasının davacının çalışma süresini kanıtladığı anlamına gelmediği, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu ancak kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.03.2025 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, somut olayda davacı vekilinin, davacının davalılar nezdinde 17.03.2016-10.10.2018 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerek çalışmayı ispata yönelik olarak dosyaya belirtilen tarih aralığında davacı tarafından imzalanmış bir kısım belgeler sunduğu, sözü edilen belgeler incelendiğinde; Yüksek Öğretim Kurumu tarafından düzenlenen 24.10.2018 tarihli "talep ve şikayetler" konulu belgede, davacının 10.10.2018 tarihinde davalı ... ile ilgili talepte bulunduğunun belirtildiği, yine farklı tarihlerde davalılara yapılan tebligatları davacının teslim aldığının görüldüğü, Bölge Adliye Mahkemesince sözü edilen belgeler incelenip değerlendirilmeden karar verilmiş olup dosyaya sunulan bu belgelerin de gerekli araştırma ve inceleme yapılarak (gerekirse ilgili yerlerden belgelerin asılları da istenerek) değerlendirilmesi ve bundan sonra tüm dosya kapsamına davacının davalılar nezdindeki çalışma süresinin belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda dosyaya davacı tarafça sunulu tebligatların tebliğ mazbatalarının mahkemesinden istendiği, sunulan belgelere göre davacının 17.03.2016-18.07.2017 tarihleri arasında çalıştığını kanıtladığı, iş sözleşmesini davacının ücret alacağı ödenmediği için haklı nedenle feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının bulunduğu gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; 1.Bozma kararının hatalı yorumlandığını, yeni güçlü bir delil ortaya çıkmadan önceki karardan farklı bir karar verilmesinin hatalı olduğunu, 2. Sunulan belgelerin hizmet sözleşmesinin sürekliliğini ispatlayamadığını, fiilî çalışmayı sürekli biçimde doğrulayan belge ve tanık beyanı olmadığını, kararın varsayıma dayandığını, davacının alacağının bulunmadığını, 3. Kabul edilen ücret miktarının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının davalı Üniversitedeki çalışma süresi, kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile ücret alacağının olup olmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.