Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/5608 E. 2026/5023 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/5608
- Karar No
- 2026/5023
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/105 E., 2026/381 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 19. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/632 E., 2025/76 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya bağlı Kurumlarda işçi olarak çalıştığını, ücret ve fazla çalışma ücreti alacaklarını alamadığını, kendisine mobbing (psikolojik taciz) uygulandığını, arabulucuya başvurmak suretiyle alacaklarını talep ettiğini ancak ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının geçici personel statüsünde usta öğretici olarak çalıştığını, davacı ile davalı Kurum arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin statü hukukuna dayandığını, davaya bakmaya idari yargı yolunun görevli olduğunu, tüm ücretlerinin ödendiğini, davacının kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının statü hukukuna tâbi olduğu, davaya bakmakla idari yargının görevli olduğu, açılan davada yargı yolu caiz olmadığından İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve esas yönden yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin davalı İdare bünyesinde emir ve talimat altında süreklilik arz edecek şekilde ücret karşılığı çalıştığını, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet sözleşmesi olduğunu, fiilî çalışma koşullarının değerlendirilmemesinin hatalı olduğunu, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının emsal içtihatlara aykırı olduğunu, hukuki nitelendirmeyi hatalı yapması nedeniyle kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının statü hukukuna tâbi olarak mı yoksa iş sözleşmesine tâbi işçi olarak mı çalıştığı ve buna göre yargı yolunun caiz olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.