Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/4874 E. 2026/4125 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4874
Karar No
2026/4125
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 61. Hukuk Dairesi EK KARAR TARİHİ : 05.03.2026 SAYISI : 2024/996 E., 2026/3 K. DAVA TARİHİ : 27.12.2017 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. İş Mahkemesi

Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 05.03.2026 tarihli ek karar ile kararın miktar itibarıyla kesin olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince, reddedilen miktar dikkate alınarak temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de işçinin çalışma süresi, iddia edilen ücret, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında verilen kararın kesinlik sınırının altında kaldığından söz edilemeyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362/1-(a) hükmünde belirtilen miktar itibarıyla kesinlik sınırına bakılmaksızın temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; 05.03.2026 tarihli ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, asıl karara yönelik temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... AŞ'nin endüstriyel gaz üretimi yapan bir firma olarak hizmet verdiğini, diğer davalının ise bu gazın nakliyesini ve dolum işlerini yaptığını, davacının da bu nakliyenin yapıldığı tankerin şoförü olarak ve ayrıca gazın tahliyesi ve diğer işlemlerini yürüterek hizmet verdiğini, 07.07.2004 tarihinden itibaren sürekli olarak ... Nakliyat San. ve Tic. Ltd. Şti.nin (... Ltd. Şti.) bünyesinde sigortalı olarak çalıştığını, işyerinde aylık net 2.500,08 TL ücret aldığını, ayrıca günlük 70,00 TL olacak şekilde taplamda aylık 1.800,00 TL sefer primi ödendiğini, davacının iş sözleşmesinin işin sona ermesi gerekçe gösterilerek 31.10.2017 tarihinde feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının diğer davalı Firmanın çalışanı olduğunu, müvekkili Şirketin davacının işvereni konumunda olmadığını, bu nedenle dava konusu alacak kalemlerinden müvekkili Şirketin sorumlu olmadığını, diğer davalı ile imzalanan gaz taşıma sözleşmesinin dosyaya ibraz edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davaya karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının davalı işyerinde 07.07.2004-31.10.2017 tarihleri arasında çalıştığımı, çalışmış olduğu projenin sona erdiğini, bu nedenle iş sözleşmesinin sona erdiğini, kanun gereği ödenmesi gereken tüm işçilik tazminat ve alacaklarının eksiksiz olarak ödendiğini, günlük 70,00 TL bedelindeki prim iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının hesabına ödenen avans niteliğindeki ödemelerin yol geçişleri, yakıt, köprü, tünel geçişleri, arıza giderleri, park ücretleri ve yol-yemek gibi masrafların karşılanması amacı ile gönderildiğini, bu ödemelerin ücret olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığını, davacının hak kazandığı fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının her ay eksiksiz olarak tahakkuk ettirilerek ödendiğini, ihtirazı kayıt ileri sürülmeyen bu bordroların kesin delil niteliği taşıdığını, yasal prosedürlere uygun olarak çalışanların ara dinlenme ve hafta tatili gibi haklarının eksiksiz olarak temin edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilince fazla çalışma ücretine uygulanan indirim ve yargılama masrafları yönünden istinaf talebinde bulunulmuş ise de fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti taleplerinin reddine karar verildiğinden davacının istinaf talebinin yerinde olmadığı kabul edilmiş; Mahkemece, davalı ... AŞ ile davalı ... Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleşmenin kapsamının nakliye işi olduğu, işin niteliğinin, ... Gaz AŞ'nin asıl işlerine nazaran yardımcı iş niteliğinde olduğu, işverene yardımcı işin verilmesinde bir sınırlamada yapılmadığı, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin mevcut olduğu gerekçesi ile davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarının kabul edilmesinin yerinde olduğu, Mahkeme tarafından davacının en son aylık brüt 6.014,86 TL ücret ile çalıştığı kabul edilerek hüküm kurulduğunun anlaşıldığı, davacının iddiası, emsal ücret araştırması, davacının yaptığı işin niteliği, dinlenen tanıkların sefer başına 70,00 TL ödendiğine dair beyanları ve elden ödeme olgusu birlikte değerlendirildiğinde tespit edilen ücretin dosya kapsamına uygun olduğu, emsal dosyalarda da elden ödeme iddiasının kabul edildiği anlaşılmakla davalıların ücrete yönelik istinaf taleplerinin yerinde olmadığı, dijital takometreye geçiş tarihi olan 30.06.2015 tarihine kadar tanık anlatımlarına göre ispatlanan fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde de çalıştığı kabul edilerek bu talepler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, yüksek yargı uygulamalarına göre gerek yurt içinde gerekse yurt dışında uzun yol şoförlüğü yapan işçilerin çalışma düzeninin ispatında sadece görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği, dinlenen davacı tanıklarının davacıyla aynı araçta bulunduklarına dair beyanlarının bulunmadığı bu nedenle fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının tanık beyanlarına göre ispat edilemeyeceği, fazla çalışma, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.03.2026 tarihli kararı ile temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının tanık beyanlarıyla ispatlandığını, karşılığının ödendiğinin davalılar tarafından ispat edilemediğini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Bölge Adliye Mahkemesince verilen 05.03.2026 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Ek karar yönünden alınan temyiz harçlarının istek hâlinde ek kararı temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/4874, K. 2026/4125, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-4874-e-2026-4125-k-de1af3a3b2c3