Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3576 E. 2026/2838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3576
Karar No
2026/2838
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2024/637 E., 2024/645 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Sendikasının (Sendika) davalı işveren .. Belediye Başkanlığında (Belediye), yıllardır örgütlü olduğunu, davalı ... bünyesinde çalışan ve müvekkili Sendikaya üye olan işçilerin ... Sendikası Ana Tüzüğü'ne göre sendika üyelik aidatı ödemeleri gerektiğini, davalı Belediyenin işçilerden kestiği üyelik ve dayanışma aidatlarını müvekkiline ödemediğini belirterek ödenmeyen sendika üyelik ve dayanışma aidatlarının her ay için en yüksek işletme kredi faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından kesilen aidatların Sendikaya ödenmediğinden bahsedilmiş ise de müvekkili tarafından işçilerin ücretlerinden aidat kesintisi yapılmadığını, talep edilen faiz türü ve oranının hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararı ile; dava konusu alacakların 5 yıllık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, dava tarihine göre bir kısım alacakların zamanaşımına uğradığı, davalı tarafından ıslah dilekçesine karşı ileri sürülen zamanaşımı def'i uyarınca alınan bilirkişi ek raporunda zamanaşımına uğramayan alacakların ay ay gösterilmek suretiyle hesaplandığı, söz konusu rapor doğrultusunda hüküm tesis edildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.10.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 20.12.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 20.12.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı tarafından ıslaha karşı yapılan zamanaşımı savunması değerlendirilmekle bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı kabul edilmiş ise de 14.05.2009 tarihli borç ikrarına göre zamanaşımının kesildiği ve ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan bir alacak bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; toplu iş sözleşmelerinin tarafı olan Belediye tarafından davacı Sendikaya hitaben yazılan 14.05.2009 tarihli yazı borç ikrarı niteliğinde olduğu ve zamanaşımını kesen bir sebep olarak kabul edildiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: müvekkili tarafından işçilerden sendika aidatı olarak bir kesinti yapılmadığını, Mahkemece hiçbir araştırma yapılmadan eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, faiz türünün hatalı belirlendiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihlerinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3576, K. 2026/2838, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3576-e-2026-2838-k-04c9a37120ec