Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3405 E. 2026/3178 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3405
Karar No
2026/3178
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/4484 E., 2025/3488 K.

DAVA TARİHİ : 24.06.2021

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalılardan ... Üniversitesi Özel İlk ve Orta Öğretim Kurumları Tic. ve San. AŞ (... Üniversitesi AŞ) ile davalı ... Gıda İç ve Dış Ticaret AŞ ( ... AŞ) vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılar ......Eğitim ve Öğretim Hizm. AŞ (.......AŞ), davalı ... Üniversitesi AŞ ve davalı ... Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel Lisesi Tic. İşl. (... Üniversitesi Tic. İşl.) bünyesinde 2003 yılı Ağustos ayından iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği 08.09.2020 tarihine kadar çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin konusunun yemek hizmeti olduğunu, davacının son aylık ücretinin asgari geçim indirimi ile beraber net 3.500,00 TL olduğunu, müvekkilinin alacaklarının tahsili için arabuluculuk müessesesine başvuru yapılmışsa da olumlu sonuç elde edilemediğini, daha sonra davalılardan ... Yemek San. ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) ile yeniden görüşme yapıldığını ve davacının tüm çalışma dönemi için kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için toplam 36.651.94 TL üzerinden dört taksit hâlinde ödenmesi konusunda ihtiyari arabuluculukta anlaşma yapıldığını, fakat arabuluculuk anlaşma belgesinin 3. maddesinde "iş bu taksitlerin zamanında ödenmemesi halinde tüm bedelin muaccel olacağı, gerek anlaşma belgesinde yazan gerekse anlaşma belgesinde yazmayan diğer alacak kalemleri için anlaşma belgesinde belirtilen miktarla sınırlı kalınmaksızın tüm talepler için yargı yoluna başvurulabileceği” düzenlenmesine yer verildiğini, davalı ... Şirketince söz konusu anlaşma belgesi kapsamında ilk üç taksit için toplam 27.488,97 TL ödeme yapıldığını, ancak son taksidin ödeme gününün 31.05.2021 olmasına karşın ödenmediğini, anlaşma belgesinin 3. maddesi gereğince anlaşılan miktarla ve alacak kalemleri ile sınırlı kalınmaksızın davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu belirterek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Üniversitesi AŞ vekili cevap dilekçesinde; diğer davalılar ile müvekkili Kurum arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmadığını, bu sebeple müvekkili Kurum yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafın diğer davalılar ile imzalamış olduğu anlaşma tutanağında müvekkili Kurumun imzasının bulunmaması ve müvekkili Kurumun anlaşmanın tarafı olmaması nedeniyle anlaşma tutanağının imzası bulunan davalılar yönünden bağlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, davacının müvekkili Şirkette çalışmasının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, davacının diğer davalı ... Şirketi ile ihtiyari arabuluculuk görüşmesinde anlaşılan hususlarda tekrar dava açamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. 4. Davalı ... Üniversitesi Tic. İşl. vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hukuki, mali veya işverenlik ilişkisi bulunmadığını, taraflarına husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. 5. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı ile arabuluculuk aşamasında anlaşıldığını, bu nedenle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 18/5 hükmü gereğince dava şartı noksanlığının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararı ile; 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmünün, "Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz" şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle taraflarca aksine bir karar alınmasının mümkün olmadığı, davacı ile ... Şirketinin 18.02.2021 tarihinde ihtiyari arabuluculuk yolu ile dava konusu alacakları müzakere ederek anlaşmaya vardıklarının anlaşıldığı, buna göre 6325 sayılı Kanun'un 18/5 hükmü uyarınca aynı alacaklar için dava açılmasının mümkün olmadığı gibi arabuluculuk tutanağına şart konulmasının da yasal olarak mümkün olmadığı gerekçesi ile davanın davalı ... Şirketi yönünden usulden reddine, davacının tüm çalışmasının davalı ... Üniversitesi AŞ'ye ait işyerinde geçmediği, bu davalının asıl işveren sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... Üniversitesi AŞ yönünden davanın husumetten reddine, 18.02.2021 tarihli anlaşma tutanağında belirlenen tüm miktarın ödenmesi sebebiyle diğer davalılar yönünden ise dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 19.01.2023 tarihli kararı ile; dava dilekçesinde davacının kendi çalıştığı okul projesi dışında diğer okul ve projelerde görevlendirildiğini belirttiği, davacının her dönem farklı asıl işveren Şirketler yanında çalıştığı ancak hangi dönem nerede çalıştığının bilinmediği, aynı anda birden fazla işyerinde çalışması nedeniyle münhasırlık şartının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, buna göre İlk Derece Mahkemesince davalı ... Üniversitesi AŞ yönünden verilen husumetten ret kararının yerinde olduğu, ancak dava konusuz kaldığından haklarında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilen davalılar yönünden dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre paylaştırılmadan, vekâlet ücreti, yargılama gideri ve arabuluculuk ücretinin tamamının davacıya yüklenmesinin hatalı olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Şirketi yönünden davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine, davalı ... Üniversitesi AŞ yönünden davanın husumetten reddine ve davalılar ... AŞ, ... AŞ ile ... Üniversitesi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 19.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraflar arasında ihtiyari arabulucu önünde düzenlenen 18.02.2021 tarihli anlaşma belgesinin 3. maddesinin, "... Yemek San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından belirtilen taksitlerin zamanında ödenmemesi halinde bir sonraki taksitler muaccel hâle gelip Başvurucu ve/veya vekili iş bu anlaşma belgesi ile yasal işlem başlatabileceği gibi Başvurucu gerek anlaşma belgesi konusu gerekse diğer işçilik alacakları için yapılan indirim neticesinde tanzim edilen iş bu anlaşma belgesinde belirtilen miktar ile sınırlı kalmaksızın tüm alacaklarını talep edebilecek/yargı yoluna başvurabilecektir. Özetle; yukarıda belirtilen miktarlar, belirtilen vadelerde ... Yemek San.ve Tic.Ltd.Şti. tarafından tam ve eksiksiz şekilde ödenmezse, Başvurucu bu antlaşma belgesi ile neticeye bağlanan kısım için (yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra) işverene karşı icra takibi yapabileceği gibi, buna ilaveten aynı zamanda indirim yapılan bakiye alacakları için de yasal yollara müracaat edebilecek, dava açabilecek ya da icra takibi yapabilecektir." şeklinde düzenlendiği, tarafların üzerinde anlaştıkları miktarın öngörülen vadelerde ödenmemesi hâlinde davacı alacaklıya iki seçenek sunulmuş olup buna göre davacı alacaklı isterse bir taksitin ödenmemesi nedeniyle muaccel olan diğer taksitleri talep edebileceği, isterse anlaşma geçersiz kabul edilerek ödenen miktarları mahsup ederek tüm alacaklarını isteyebileceği, somut uyuşmazlıkta taksitlerin zamanında ödenmediği sabit olup davacının anlaşma belgesinde kararlaştırıldığı gibi ödenen miktarları mahsup ederek alacağın tamamını dava konusu yapmasının anlaşma belgesine uygun düştüğü, bu ihtimalde anlaşmanın yapılmamış sayılması gerektiği kabul edilmesi gerekirken geçerli bir anlaşma olduğu yönünde değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu, ayrıca davalı ... Şirketi dışındaki davalılar yönünden; davalı ... Şirketi ile bu davalılar arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi niteliğinde olup olmadığı, davacının asıl işveren olduğu iddia edilen bu davalılara ait işyerinde münhasıran çalışıp çalışmadığı açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesinin gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın davalı ... Şirketi ile davalı ... AŞ yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar ... Üniversitesi AŞ, ... AŞ ile davalı ... Üniversitesi Tic. İşl. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası taraflarınca yapılan ıslaha değer verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalı ... Şirketi ile müvekkili Şirket arasında organik bağ bulunduğu kabulünün hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 3. Davalı ... Üniversitesi AŞ vekili temyiz dilekçesinde; tarafları lehine takdir edilen vekâlet ücretinin hatalı belirlendiğini, davacı lehine takdir edilen vekâlet ücretinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı ile üzerinde anlaşılan hususların yerine getirilmemesi hâlinde söz konusu taleplerin dava konusu yapılıp yapılamayacağı, hüküm altına alınan alacaklardan davalı ... AŞ'nin diğer davalı ... Şirketi ile birlikte sorumlu olup olmadığı ile vekâlet ücretine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekili ile davalılar ... AŞ ile ... Üniversitesi AŞ vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3405, K. 2026/3178, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3405-e-2026-3178-k-1ea952d1c15c