Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3151 E. 2026/2772 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3151
Karar No
2026/2772
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/203 E., 2025/351 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin başlangıçta .. Köy Hizmetleri bünyesinde mevsimlik işçi olarak çalıştığını, ... Sendikası üyesi olduğunu, 2001 yılında .. İl Özel İdaresinde kadrolu işçi olarak çalışmaya devam ettiğini, iş makinası yağcısı olan müvekkilinin filen iş makinası operatörü olarak çalıştığını, başlangıç derece ve kademesinin 5/1 olması gerekirken, 2/1 derece ve kademeden özlük dosyasına işlendiğini, günlük yevmiyesinin eksik ödendiğini, toplu iş sözleşmesinde belirlenen haklardan eksik yararlandırıldığını ileri sürerek derece ve kademesinin yeniden tespit edilerek fark ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.08.2022 tarihli kararı ile; davacının hizmet süresinin mevsimlik işçi statüsünde geçen süre de dâhil olmak üzere 23... ay 22 gün olduğu, toplu iş sözleşmelerinde belirlenen usule göre dava tarihi itibarıyla hizmet süresine tekabül eden derece ve kademesinin 11/24 olması gerekirken davalı tarafından yapılan intibak üzerine davacının dava tarihi itibarıyla derece ve kademesinin 12/24 olduğu, davacı için yapılan intibak işleminin davacının olması gereken derece ve kademesine göre daha lehe olması nedeniyle fark alacağı doğmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 31.08.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 27.12.2023 tarihli kararı ile davacının iş makinesi işletmeni (operatörü) olarak çalıştığını ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya içerisinde mevcut belgelere göre çalışma şekli kabul edilerek hükme esas alınan bilirkişi raporunun toplu iş sözleşmesine ve bu husustaki Yargıtay kararlarına uygun olarak hazırlandığı, davacının intibak işleminde hata bulunmadığı ve buna bağlı olarak dava dilekçesinde talep edilen fark alacakların doğmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının diğer temyiz itirazlarının reddi ile dava tarihi itibarıyla derece ve kademesinin doğru tespit edilmiş olması, talep ettiği alacaklarının da bulunmadığı ya da varsa da karşılığının ödendiği anlamına gelmeyeceğinden, bilirkişi raporunun bu yönden denetime elverişli olmadığı, dosyadaki belgeler, bordrolar ve banka kayıtlarına göre davacının talep ettiği alacaklarının bulunup bulunmadığı hususunda ayrıca inceleme yapılarak sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Drece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında davacının başlangıçta iş makinesi operatörü olarak atandığına dair dayanak belge bulunmadığı ve başlangıçtan beri fiilen operatör olarak çalıştığını ispatlayamadığı, bozma sonrası alınan bilirkişi raporuna göre davacının olması gereken derece ve kademesi ile toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre zam oranları uygulanarak tespit edilen yevmiyesinin denetime elverişli olarak gösterildiği ve yapılan hesaplamada fark alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının fiilen iş makinesi işletmeni olmasına rağmen yevmiyesinin iş makinesi yağcısı görevine göre ödendiğini, ödemelerin geriye doğru eksik ödendiğini, ödenmeyen fark alacaklarının bulunduğunu, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, bu durumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının fiilen yaptığı iş, derece ve kademelerinin tespiti ile davaya konu ücret, yıpranma primi, ilave tediye ve ikramiye farkı alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3151, K. 2026/2772, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3151-e-2026-2772-k-b371e8e9e1df