Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/3059 E. 2026/3153 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3059
Karar No
2026/3153
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/574 E., 2024/620 K. DAVA TARİHİ : 07.08.2019

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Belediyesinde (Belediye) işçi statüsünde çalışmakta iken 25.08.2010 tarihinden itibaren 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında davalı Kuruma nakledildiğini, 15.02.2011 tarihinden itibaren de sondör pozisyonunda istihdam edildiğini, davacının hâlen Kurumda çalışmaya devam ettiğini, davacının ücretinin davalıya ait işyeri için bağıtlanan 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 4. maddesinde yer alan ''... işçilerin brüt çıplak ücretleri iş bu TİS'den yararlanmaya başladıkları tarih itibariyle aynı kıdemdeki emsali işçilerin; aynı kıdemde emsali işçi olmaması hâlinde en yakın kıdemdeki emsali işçilerin ücretlerinden düşük olmayacağı, emsal mukayesesinde devir ile gelen işçiye DSİ tarafından verilen görevin dikkate alınacağı işe giriş tarih hususunda devreden kamu işverenindeki kıdemi esas alınır. ..." düzenlemesine aykırı şekilde belirlendiğini ve bu sebeple fark alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek ücret, fazla çalışma, ilave tediye ve ikramiye, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ücreti, hizmet teşvik primi ve işgücü tazminatına ilişkin fark alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının Belediyede düz işçi sınıfında istihdam edilmekte iken aynı kadro ve pozisyonu ile davalı Kuruma devredildiğini, intibakında da bu kadro ve pozisyonun esas alındığını, hatalı intibakın söz konusu olmadığını, davacının tüm alacak kalemlerinin kanuna ve toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olarak ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli kararı ile; davalı Kurum tarafından davacının ücretinin 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'ne aykırı şekilde belirlendiği, bilirkişinin emsal ücret olarak en yakın kıdemdeki çalışanı baz alıp yaptığı hesaplamanın usule uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 11.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 14.04.2022 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi hükmüne göre davacı ile aynı kıdemdeki emsal işte çalışan işçilerin, aynı kıdemde emsal işte çalışan işçi olmaması durumunda en yakın kıdemdeki emsal işte çalışan işçilerin ücretleri esas alınarak hesaplama yapılmış olduğu, benzer mahiyetteki dosyaların Yargıtay tarafından onanmak suretiyle kesinleştiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davalı işyerinde uygulanan ... Sendikası ile Kamu-İş Sendikası arasında imzalanan 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 4. maddesinde "… bu işçilerin brüt çıplak ücretleri iş bu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladıkları tarih itibariyle aynı kıdemdeki emsali işçilerin; aynı kıdemde emsali işçi olmaması durumunda en yakın kıdemdeki emsali işçilerin ücretlerinden düşük olmayacaktır. Bu işçilere uygulamanın yapıldığı dönem için ayrıca ücret zammı yapılmayacaktır. Emsal mukayesesinde devirle gelen işçiye DSİ tarafından verilen görev dikkate alınacaktır. Devirle gelen işçilerin işe giriş tarihi hususunda (Sadece bu fıkranın uygulaması bakımından) devreden kamu işverenindeki kıdemi esas alınır. ..." hükmünün yer aldığı; Mahkemece emsal işçi olarak H.K. isimli işçi esas alınarak talep konusu alacakların bu işçinin ücretine göre hesaplandığı, adı geçen işçinin ücret bordrolarından sondör olarak istihdam edildiği görülmekte ise de kıdemi itibarıyla davacının emsali olup olmadığının anlaşılamadığı; öncelikle davacının söz konusu toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya başladığı tarih itibarıyla H.K. isimli işçinin kıdem yönünden davacı işçinin emsali olup olmadığının araştırılması gerektiği; söz konusu işçinin emsal işçi olmadığı anlaşılırsa işyerinde davacının görev ve kıdemi itibarıyla emsali işçinin bulunması hâlinde emsali işçi, bulunmaması hâlinde ise en yakın kıdemdeki emsali işçi tespit edilerek sonuca gidilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kapsama alınan bordrolar ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirilerek tüm dosya kapsamına göre H.K. isimli işçi dışında davacının emsalinin bulunmadığı gerekçesiyle bozma öncesi hesaplamalar esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bozma sonrası Mahkemeye sunulan dilekçelerde davacının emsalinin M.Ö. isimli işçi olduğu belirtilmesine ve bordroları sunulmasına rağmen emsal işçinin H.K. olduğunun kabulü ile yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, zira davacının yevmiyesinin devirle geldiği tarihte kendisine verilen görevin emsaline göre belirlenmesi gerektiğinden, davacının devirle geldiği tarihte sondör değil sondaj işçisi pozisyonunda olup sondaj işçisi olan M.Ö'nün emsal kabul edilmesi gerektiğini, 2. Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu; ayrıca görev ve sorumluluğu aşacak şekilde hukuki yorumlar içerdiğini, 3. Bilirkişi raporunda davacıya ödenen günlük ücret miktarı hesaplanırken davalı İdarece davacıya yapılan ödemelerin hatalı belirlendiğini, 4. Zamanaşımı süresinin başlangıcının hatalı değerlendirildiğini, 5. Davacının çıplak yevmiyesinin belirlenmesinde hata bulunmadığından ödenmeyen hak ve alacağı bulunmadığını, 6. İlave tediye farkı alacağı dışındaki alacaklara uygulanan faizin türünün hatalı olduğunu, 7. Dinletmek istediği tanıkların dinlenmediğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 14. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nin geçici 4. maddesine göre hesaplamalara esas alınacak emsal işçinin doğru şekilde tespit edilip edilmediğine ve faize ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi .

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/3059, K. 2026/3153, T. 14.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-3059-e-2026-3153-k-5ff406d4bda5