Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2908 E. 2026/5033 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2908
Karar No
2026/5033
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/956 E., 2025/2311 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/109 E., 2024/71 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (... ) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı asıl işveren ... bünyesinde alt işveren Şirketler nezdinde 10.07.2018-28.12.2020 tarihleri arasında inşaat teknikeri olarak aylık 10.000,00 TL net ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı Şirket tarafından işin sona ermesi nedeniyle feshedildiğini, haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında ve 2-3 günü saat 20.00'ye kadar olmak üzere çalıştığını, ayda iki hafta tatilinde çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığı hâlde ücretinin ödenmediğini, rızası dışında ücretinden Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) kesintisi yapıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ve BES kesintisi alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunarak davacının müvekkili İdarenin çalışanı olmadığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığını, işçilik alacaklarının İdare tarafından hak edişleriyle birlikte ödendiğini, ihale makamı olduklarını 3 aylık ücret dışında talep edilen alacaklardan sorumlu olmadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Alke İnşaat Şirketi vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, bayram ve genel tatil günlerinde, hafta tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, 270 saate kadar olan çalışmaların ücrete dâhil edildiğini, davanın davacının kendilerinden önce çalıştığı Şirketlere ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işverenler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunması nedeniyle davacı işçinin işçilik alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, feshin haklı nedenle yapıldığının davalılarca ispat edilemediği, kullandırılmayan ve ücreti ödenmeyen yıllık izin hakkının bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı, ayda iki hafta tatil gününde çalıştığı ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, karşılığı ücretin ödendiği işverence ispat edilemediğinden %30 indirimle bu alacakların kabulü gerektiği, BES alacağının kanıtlanamadığından bu talebin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile fazla çalışma hesabı yönünden bilirkişi raporunun hatalı olduğu gerekçesiyle resen hesaplama yapılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İhale makamı olduklarını, dava konusu alacaklardan sorumluluğunun bulunmadığını, 2. Ücretin hatalı tespit edildiğini, 3. İstinaf başvurusu kabul edildiği hâlde hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ücreti ile talep edilen alacaklardan davalı ... Genel Müdürlüğünün sorumlu tutulup tutulamayacağı, alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/2908, K. 2026/5033, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-2908-e-2026-5033-k-4777253dea3e