Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2640 E. 2026/5284 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2640
- Karar No
- 2026/5284
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2329 E., 2025/1905 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/313 E., 2022/552 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.05.2011-02.03.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde döner ustası olarak net 2.900,00 TL ücretle çalıştığını, davalı işverenin daha evvel fazla çalışma alacaklarının eksik ödenmesi nedeniyle başka bir işçi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) şikâyet edildiğini, buna ilişkin SGK müfettişlerinin denetlemeye geldiğini, şikâyetin kim tarafından yapıldığını tespit edemeyen işverenin davacı ile beraber birçok işçiyi kötüniyetle işten çıkardığını, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, karşılığı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, ilk çalışma döneminin 01.05.2011-05.02.2013 tarihleri arasında olduğunu, davacının askerlik nedeniyle ayrıldığını, bu dönemle ilgili tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, daha sonra 28.02.2014-02.03.2020 tarihleri arasında çalıştığını, bu dönem çalışmasının da haklı nedenle sona erdirildiğini, ödemelerin banka yoluyla yapıldığını, elden ödeme yapılmadığını, davacının çalışma koşullarına yönelik iddialarının asılsız olduğunu, alışveriş merkezi içerisinde yer alan HD şubelerinde alışveriş merkezi kuralları gereği çalışmanın 10.00-22.00 saatleri arasında olduğunu, fazla çalışma yapılırsa veya genel tatil günlerinde çalışılırsa karşılığı ücretlerin bordroya yansıtılarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, iş sözleşmesinin kıdem tazminatını gerektirmeyecek şekilde haklı nedenle feshedildiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, davacının personeli kışkırtarak performanslarını etkilediği savunmasının somut delillerle ispatlanmadığı gibi davacının hangi eylemiyle personeli kışkırttığı hususunun da net olarak ortaya konulamadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının kabulü gerektiği, ispatlanamayan kötüniyet tazminatı ile ulusal bayram ve genel tatil ücret taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi durumunda arabuluculuk ücretinin kabul ve ret durumuna göre oranlanması gerekirken arabuluculuk ücretinin tamamından davalının sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, indirim oranının %30 uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığı, ancak davalı tarafça yapılan ödemelerin mahsubu yapılırken önce indirim yapılması, daha sonra ödemelerin mahsubu gerektiği, davalının bu yöndeki itirazlarının haklı olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Dava konusu kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini, 2. Davacı tanığı F.Ç’nin davalıya karşı dava açtığını, davacı ile menfaat birliği bulunduğunu, beyanlarının esas alınamayacağını, 3. Davacı tanıklarının çalıştığı sürelere dair SGK kayıtları temin edilmeden tüm süre üzerinden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, 4. Davacının ilk dönem çalışmasında tüm haklarının eksiksiz ödendiğini, ikinci dönem çalışmasında iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, ilk dönemin tasfiye edildiğini, bu nedenle iki çalışma döneminin birleştirilemeyeceğini, 5. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerektiğini, giydirilmiş brüt ücret miktarının hatalı belirlendiğini, 6. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla çalışma ücreti hesabının hatalı olduğunu, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin dahi aşılarak hesaplama yapıldığını, çalıştığı takdirde fazla çalışma ücretlerinin davacıya ödendiğini, bu ödemelerin dışlanması gerekirken mahsubunun hatalı olduğunu, 7. Alacakların brüt tutar yerine net tutardan hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu, 8. %30 indirim oranının az olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın türü, ilk çalışma döneminin tasfiye edilip edilmediği, iş sözleşmesinin feshi ile buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş brüt ücret miktarı, fazla çalışma iddiasının ispatı ve hesap yöntemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, davalı işyerinde haftanın altı günü çalıştığını, çalışma saatlerinin 11.45-22.00 arasında olduğunu, pazar günleri genel temizlik nedeniyle çalışma saatlerinin iki saat uzadığını, diğer günlerde de çalışma saatlerinin standart şekilde ortalama bir saat uzadığını, yapılan fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; taraf tanıklarının ortak beyanları dikkate alınarak davacının; haftada 3 gün 10.00-22.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile 10,5 saat x 3 gün = 31,5 saat, haftada 3 gün ise 23.00’e kadar çalışıldığı kabul edilerek 10.00-23.00 arasında yine 1,5 saat ara dinlenme ile 11,5 saat x 3 gün = 34,5 saat olmak üzere toplam 31,5 saat + 34,5 saat = 66 saat çalıştığı ve haftalık 21 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 26/1 hükmü şöyledir: "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." 6100 sayılı Kanun’un 26. maddesinde düzenlenen taleple bağlılık ilkesi gereği, davacının günlük çalışmaya başlama saatinin dava dilekçesindeki talebe uygun olarak 11.45 kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, talep aşılarak çalışma başlangıç saatinin 10.00 olarak belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.