Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2202 E. 2026/2338 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2202
- Karar No
- 2026/2338
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 51. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1067 E., 2025/1756 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 21. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2022/220 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Bakanlığa bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını, gündüz ve gece vardiyalarında 12 saat çalışma yapan davacıya fazla çalışma ücret farkları ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklı gece çalışması farklarının da ücrete bağlı olarak eksik ödendiğini iddia ederek, fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, fark ulusal ... ve genel tatil ücreti ile fark fazla çalışma ücreti (gece çalışması dâhil) alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, sürekli işçi kadrolarına geçirilenlerin ücreti ile diğer mali ve sosyal haklarının belirlenmesinde, kadroya geçirilmeden evvel işçilerin bireysel iş sözleşmelerinin yanı sıra alt işveren işçilerini kapsayan Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan ve süresi en son sona erecek toplu iş sözleşmesi hükümlerinin dikkate alındığını, tereddütleri gidermek üzere Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünün görüşü doğrultusunda 01.01.2019 tarihindeki günlük brüt ücretin 85,28 TL'nin altında kalması hâlinde ücretlerin asgari ücret seviyesine yükseltilerek üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, 85,28 TL'nin altında kalmadığının tespiti hâlinde ise mevcut ücret üzerine %4 oranında ücret zammı yapıldığını, İdare tarafından yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının bireysel iş sözleşmesinin ücrete ilişkin düzenlemesinde davacı tarafın iddia ettiği gibi herhangi bir oranın yazılı olmadığını, davacı taleplerinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu belirterek ve toplu iş sözleşmesi hükümleri ile bireysel sözleşme hükümlerinin çelişemeyeceğini, bireysel sözleşmenin toplu iş sözleşmesi hükümlerine uygun olmak zorunda olduğunu, yanı sıra talep edilen faiz türü ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genelgesindeki Yüksek Hakem Kurulu kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı gerekçesiyle, belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca, bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalara göre davacının fark alacak taleplerine ilişkin talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının dosya kapsamı ile delillerle uyumlu olup isabetli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Talep konusu alacakların zamanaşımına uğramış olduğunu, 2. Davacının kadroya geçişte yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretin asgari ücretin belirli oranda fazlası olarak ödenmesi yönünde herhangi bir oranın yazılı olmadığını,bu uygulamanın kadroya geçiş öncesi döneme ilişkin olduğunu, 3. Davacının ücretinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genelgesindeki Yüksek Hakem Kurulu kararında belirtilen düzenlemelere uygun şekilde ödendiğini, 4. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hatalı belirlendiğini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık,696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye, fark ulusal ... ve genel tatil, fark fazla çalışma alacağının bulunup bulunmadığı ile faiz türü ve faiz başlangıç tarihlerinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.