Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1907 E. 2026/2337 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1907
Karar No
2026/2337
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2307 E., 2025/3566 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 76. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/689 E., 2025/241 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Bakanlığına (Bakanlık) bağlı olarak sürekli işçi kadrosunda istihdam edildiğini, kadroya geçişinin 02.04.2018 tarihinde 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) ile sağlandığını, hâlen davalı Bakanlığın kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, alt işveren bünyesinde çalışmakta iken ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini ve ödendiğini, kadroya geçerken bireysel iş sözleşmesi imzaladığını ve ücretinin yine asgari ücretin belirli bir oran fazlası olarak belirlendiğini, ancak davalı tarafından eksik ödeme yapıldığını iddia ederek 14.10.2022 tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan döneme ilişkin ödenmeyen fark ücret, fark ikramiye,fark ilave tediye alacakları ile 01.01.2019 tarihinden arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan döneme ilişkin fark gece vardiyası alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, 696 sayılı KHK kapsamında kadroya geçiş sonrası işçi ücretlerinin Yüksek Hakem Kurulu tarafından düzenlenen toplu iş sözleşmesi dikkate alınarak belirlendiğini, Türk ...İşverenleri Sendikası (...) ile .. ve .. Sendikası (..-İş) arasında 08.09.2021 imza tarihli 01.01.2021-31.12.2022 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi imzalandığını, sendika üyesi olan davacının bu toplu iş sözleşmesinden yararlandığını, söz konusu toplu iş sözleşmesi ile taban ücret uygulaması getirildiğini, 01.01.2021 tarihinde günlük ücretleri 136,87 TL’nin altında olanların ücretlerinin 136,87 TL’ye çekildiğini, bunun da 119,25 TL olan dönemin asgari ücretinin %14,7 oranında fazlasına karşılık geldiğini, toplu iş sözleşmesinin imza tarihinden geriye dönük olarak oluşan fark ücretlerin tüm işçilere ödenmiş olduğunu, davacının sözleşmesinde ücrete dair oran yazılı olsa dahi bunun geçerli olamayacağını, işçinin bir yandan bireysel iş sözleşmesindeki günlük brüt ücretinin esas alınmasını, diğer taraftan da toplu iş sözleşmesi ile öngörülen ücret kriterlerinin uygulanmasını istemesinin mümkün olmadığını, bireysel sözleşmede kastedilen asgari ücretin 2018 yılı asgari ücret olduğunu, kadroya geçiş ücretinin de davacının 2018 yılı ücreti korunarak belirlendiğini davacının ücretinin düşürülmesi gibi bir uygulama söz konusu olmadığından dava konusu alacaklara hak kazanamayacağını, bunun yanı sıra talep edilen faiz oranı ile faiz başlangıç tarihlerinin de hatalı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ile davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin her ay asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair açık düzenleme olduğu, buna karşın 01.01.2019 tarihinde davacının 31.12.2018 tarihindeki ücretine sadece Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Genelgesindeki Yüksek Hakem Kurulu kararında belirtilen %4 oranındaki ücret zammının uygulandığı, sendika üyesi olan davacının 01.01.2021 tarihinden itibaren dava konusu alacak kalemleri için .. ..-İş Sendikası ile ... arasında imzalanan ve yürürlük süresi 01.01.2019-31.12.2020, 01.01.2021-31.12.20 22... .01.2023-31.12.2024 olan işletme toplu iş sözleşmelerindeki düzenlemelere göre hesaplama yapılmasını talep ettiği gerekçesiyle bilirkişi kök ve ek raporlarında yapılan hesaplamalara göre ve fark gece zammı alacağı bulunmadığı tespit edildiğinden bu talep reddedilmek suretiyle davacının fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacaklarına ilişkin talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadroya geçirilirken imzalanan iş sözleşmesinde ücret miktarı asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirtilmiş olduğu, davacının dava konusu dönem itibarıyla temel ücreti brüt asgari ücretin %100 fazlası olup davacıya toplu iş sözleşmesi uyarınca her dönem için %4 zam uygulanarak hesaplanan miktar nazara alındığında davacının kadroya geçtikten sonraki ücreti taraflar arasında düzenlenen iş sözleşmesine uygun olarak ödenmediği, hesaplanan miktardan ödenen miktarın mahsubu ile belirlenen davacının ödenmemiş fark ücret, fark ilave tediye ve fark ikramiye alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İkramiye alacağı açısından işletme kredisi faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, 2. Alacak kalemlerinin faiz başlangıç tarihlerinin yanlış tespit edildiğini, 3. Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönemler bakımından hesaplama yapıldığını, hesaplamanın hatalı olduğunu, 4. Davacıya eksik ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye alacaklarının bulunup bulunmadığı, alacakların hesaplanması, hükmedilen faiz türü ve faiz başlangıç tarihleri hususlarındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1907, K. 2026/2337, T. 12.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1907-e-2026-2337-k-35affd65bace