Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/2070 E. 2026/2113 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2070
- Karar No
- 2026/2113
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1877 E., 2025/2485 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/149 E., 2025/250 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirketin inşaat işkolunda kayıtlı bulunan işyerlerinde metal işkolunda kurulu olan davalı ... Sendikasının (Sendika) toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi bulunmadığını, yetki tespiti kararının öncelikle işkolu bakımından hukuka aykırı olduğunu, davalı ... (Bakanlık) tarafından tespit edilen toplam çalışan sayısının hatalı olduğunu zira başvuru tarihi itibarıyla işletmede 507 kişinin çalıştığını, davalı Sendikanın talep tarihi itibarıyla 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nda (6356 sayılı Kanun) aranan çoğunluğu sağlayamadığını, yetki tespit kararında yer alan toplam işyeri sayısının hatalı olduğunu, müvekkili davacı Şirkete ait toplam işyeri sayısının sundukları ekli listede görüleceği üzere 38 olduğunu, yetki tespitinde kapanmış işyerlerine yer verildiği gibi bir kısım aktif olan işyerlerine de yer verilmediğini, Bakanlık tarafından tespit edilen sendika üye sayısının taraflarınca kabul edilmediğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 07.02.2023 tarihli ve 223527 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yetkili mahkemenin İstanbul İş Mahkemeleri olduğunu, müvekkili Sendikanın davacıya ait işletmede 6356 sayılı Kanun'un aradığı çoğunluğu sağladığından davanın esastan reddi gerektiğini, yetki tespiti müracaat tarihi itibarıyla 426 işçinin çalıştığı işletmede müvekkili Sendikanın 181 üyeyle çoğunluğa sahip olduğunu, 6356 sayılı Kanun'un 4. maddesine göre bir işyerinde yürütülen asıl işe yardımcı işlerin de asıl işin girdiği işkolundan sayılacağını, hâli hazırda davacı Şirket açısından asıl işinin metal işkolunda yer aldığını, asıl işe yardımcı işlerin de asıl işkolunda değerlendirileceğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde: davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından ... Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, sisteme yansıyan bilgilere göre davacı işverene ait davalı Sendika ile aynı işkolunda 204 işyeri bulunduğunu, söz konusu işyerlerinde 426 işçinin çalıştığı, 181 işçinin adı geçen Sendikaya üye olduğunu, bu doğrultuda davalı Sendikaya olumlu yetki tespiti yazısı verildiğini, dava konusu yetki tespitinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın süresinde açıldığı, davalı Bakanlıktan istenen işkolu tarihçelerine göre yetki tespitine konu işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer aldığı, SGK kayıtlarına göre işyerlerinde yetki tespit başvuru tarihi itibarıyla 426 çalışan olduğu, bunlardan 181'inin davalı Sendika üyesi olduğu, 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporunda davalı Sendika ile aynı işkolunda kurulu olmayan işyerlerinin de dikkate alındığının anlaşıldığı, 6356 sayılı Kanun'a uygun değerlendirme yapılmadığı anlaşılan 12.08.2024 tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmediği, davacı işverenin .. ... sicil No.lu işyerlerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda yer almadığından yetki tespitinde dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun'un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.