Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1718 E. 2026/4435 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1718
Karar No
2026/4435
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/665 E., 2025/1370 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/961 E., 2025/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan...AŞ (...Ş) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı son asıl işveren konumundaki ... bünyesinde, 01.01.1996-31.08.2024 tarihleri arasında değişen alt işverenler bünyesinde olmak üzere son alt işveren olarak ...... Elektr. Tem. Yem. İnş. Taah. Dan. Tic. Ltd. Şti. (... ... Firması) nezdinde iş yeri devirleri yapılmak suretiyle işçi sıfatıyla çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle 31.08.2024 tarihinde sona erdiğini ancak müvekkiline hak kazandığı kıdem tazminatının ödenmediğini; müvekkilinin, davalı iş yerinde asgari ücretle çalıştığını, ücret bordrolarından da anlaşılacağı üzere davalılar tarafından müvekkiline yemek ve yol ücreti/yardımı ile prim/ikramiye gibi tahakkuk ve ödemeler de yapıldığından, kıdem tazminatı hesabında bu ödemelerin de dikkate alınmasını talep ettiklerini, müvekkilinin yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ile yıllık izin alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, müvekkili Şirketin hiç bir şekilde işveren olmadığını, davacıyı işe alan, ücretini, sosyal haklarını, sigorta primlerini ödeyen, kendi iş yerinden işe giriş ve prim bildirgesi veren ve bütün işlemlerini yapan işverenin ... ... Firması olduğunu, davacı ile müvekkili Şirket arasında hiçbir hukuki ilişki ve sözleşme bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili Şirket bünyesinde çalışmadığını diğer davalı bünyesinde çalıştığını, davacı tarafın müvekkili Şirket çalışanı olmadığını, alt işveren Şirket çalışanı olduğunu, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... ... Firması vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacı tarafın kıdem tazminatı talebinin reddinin gerektiğini, davacının dava dilekçesinde yükümlülüklerin tamamının diğer davalı ile birlikte son alt işverende olduğu iddiasının isabetsiz olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca yükümlülüğün müvekkilinde olmadığının açık olduğunu, imzalanan sözleşmeler uyarınca diğer davalı Kurum müvekkili Şirkete ne ödemiş ise müvekkilinin de onu davacı işçiye ödediğini, davacının müvekkili Şirkette çalıştığı dönemde asgari ücret aldığını, asgari ücrete ek olarak aynen veya nakden kendisine ödenen yol ve yemek ücreti olmadığını, davacının, müvekkili Şirket döneminden kalma yıllık izin ücreti alacağının da bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.01.1996- 01.06.2007 tarihleri arasında çok sayıda işe giriş ve işten çıkış yapmak suretiyle farklı alt işveren şirketler bünyesinde dava dışı ...'a ve akabinde 28.06.2007-31.08.2024 tarihleri arasında ise çok sayıda işe giriş ve işten çıkış yapmak suretiyle farklı alt işveren şirketler bünyesinde davalı VEDAŞ'a olmak üzere toplamda 27... ay 29 gün süreyle temizlik görevlisi olarak hizmet verdiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğundan davaya konu alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumluluklarının bulunduğu, sunulan belgeler ve davacı beyanına göre bakiye 456 gün yıllık izin hakkının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, kamu düzenine de aykırılık görülmediği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ...vekili temyiz dilekçesinde; 1. Husumet itirazının dikkate alınması gerektiğini, firmaların sorumlu olduğunu, 2. Yıllık izinlerin kullanılıp kullanılmadığına ilişkin yeterli bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın karar verildiğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ...'ın sorumluluğu ve yıllık izin ücreti alacağının ispatına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ...vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine , Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1718, K. 2026/4435, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1718-e-2026-4435-k-e316955f8a5f