Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1724 E. 2026/4437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1724
Karar No
2026/4437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2873 E., 2025/4792 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/933 E., 2025/763 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Kulübü Derneğinde 01.01.2014-16.08.2021 tarihleri arasında fizyoterapist olarak 3.500,00 TL ücret ve %25 prim ile çalışmaktayken 2018-2019 futbol sezonu dâhil işten çıkarılana kadar %7,5 oranında prim ücreti eksik ödenerek %17,5 prim ile çalıştırıldığını, davalının ihtiyari arabuluculuk görüşmesi talep ederek davacının işçilik alacakları konusunda anlaşma sağlamak için davacıya davette bulunduğunu, davalının işçilik alacakları konusunda hiç bir taleplerini kabul etmediğini, arabuluculuk görüşmesinden sonra davalının iş sözleşmesini haksız bir şekilde feshettiğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde kıdem ve ihbar tazminatı alacağının kendisine ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını ve bu tazminatların taksitlendirilerek ödenmeye başlandığını, zorunlu arabuluculuk tutanağına göre üzerinde anlaşma sağlanamayan ayrımcılık (eşit işlem borcuna aykırılıktan kaynaklanan tazminat) tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, dinî bayram tatil ücreti, prim ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, yol ücreti alacağı, yıllık izin ücreti alacakları hususunda anlaşma sağlanamadığını ve bu alacakları davacıya ödemediğini, davacıya ayrımcılık yapıldığını, davacının prim alacağı bulunduğunu, davacıya fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini, davacının hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile dinî bayram günlerinde çalıştığını, davacıya yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek belirtilen alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.01.2014-16.08.2021 tarihleri arasında müvekkili bünyesinde fizyoterapist olarak çalıştığını, davacı ile davalı arasında 17.08.2020-16.08.2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan iş sözleşmenin sona ermesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin sona erdiğini, davacı ile yeni bir sözleşme yapılmadığını, davacının primlerin eksik yatırıldığı iddiasını kabul etmediklerini, müvekkili spor kulübü derneğince davacı sağlık ekibi çalışanının her nevi özlük hakkının eksiksiz ve zamanında ödendiğini, prim ödemesi hususunda bir taahhütte bulunulmamasına ve bu hususta serbestiye sahip olan yönetim kurulunca eşitler arasındaki somut hususlar da göz önünde bulundurularak prim oranı belirlemesinin yönetim hakkı kapsamında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kullanmadığı ve ücreti ödenmeyen bakiye yıllık izin alacağının bulunduğu, dosya kapsamında davalının primlerin tamamının ödendiğini ispat etmekle yükümlü olduğu, primin spor hukukunda maçtaki başarı karşılığı ödenen bir ücret olup kulüp insiyatifinde veya sözleşme ile belirlenen bir ödeme türü olduğu, ödeme dekontlarında da açıkça "prim" ifadesinin geçtiği, dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelere göre davacının çeşitli dönemlerde prim ödemesi adı altında ödemeler aldığı, davacının beyanı ve dosyadaki belgelere göre 2017/2018 sezonunda davacının futbolcuların yüzde 25'i oranında prim aldığı, buna göre davacıya futbolcuların aldığının %25'i kadar prim ödemesi yapılacağı hususunda işyeri uygulaması olduğu, ayrıca davalı tarafça da prim ödemesi yapıldığının ikrar edildiği, maçlara göre değişkenlik gösterdiği, prim yüzdelerinin de değiştiği savunması yapılmış olsa da prim ödemeleri maçtan maça değişse dahi futbolculara göre %25 ödeme yapıldığı ve bunun bir işyeri uygulaması hâline geldiği, davacının beyanı ve dosyada yapılan ödemelere göre %25 ödenmesi gerekirken %17,5 üzerinden ödeme yapılan veya hiç ödeme yapılmayan maçların listesi ve eksik ödeme miktarlarının 30.04.2024 tarihli bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak ortaya konduğu üzere toplam 203.725,00 TL olduğunun kabul edildiği, tanık beyanlarına göre davacıya ayrımcılık yapıldığının ispat edilemediği, tanık beyanları ve sunulan belgelere göre fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre vakıa ve hukuki değerlendirmede usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1 . Fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığını, 2. Davalı tarafından eşit işlem borcuna aykırı davranıldığının sabit olduğunu, kendisinden kıdemsiz işçilerin prim oranının davacıdan yüksek tutulduğunu, 3. Yıllık izin ücretinin eksik hesaplandığını, 4. Alacakların zamanaşımına uğramadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma alacaklarının ispatı ve hesabı ile davalı tarafça işçilere farklı oranda prim verilmesi nedeniyle eşit işlem borcuna aykırı davranılıp davranılmadığı, davacının yıllık izin alacağının ispatı ile zamanaşımına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1724, K. 2026/4437, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1724-e-2026-4437-k-64cae5fbf66a