Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1723 E. 2026/4436 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1723
- Karar No
- 2026/4436
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2819 E., 2025/4782 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/374 E., 2025/501 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin asıl işveren olan davalı ... Rektörlüğünün yemekhanesinde garson olarak son olarak alt işveren olan... Yemek Gıda San. ve Tic Ltd Şti. nezdinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile kesintisiz şekilde 01.04.2008-31.08.2024 tarihleri arasında çalıştığını, davacının iş sözleşmesinin haksız ve usulsüz şekilde sona erdirildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazandığını, hafta içi 10.00 - 19.00 saatleri arasında günde 9 saat çalıştığını, cumartesi ya da pazar günü 05.00 - 19.00 saatleri arasında 14 saat çalıştığını, dönüşümlü olarak bir hafta cumartesi günü, diğer hafta pazar günü çalıştığını, haftada 1 gün hafta tatili kullandığını, 1 saat fazla çalışması olduğunu, fazla çalışma alacaklarının hiçbir zaman ödenmediğini, davacının dinî bayramlar dâhil çalıştığını, bugünlerde 14 saat çalıştığını, karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini, en az 250 gün yıllık ücretli izin alacağı bulunduğunu ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının hizmet alım ihalesi kapsamında, ihaleyi alan şirketlerin personeli olarak çalıştığını, işçi ücretlerinin ihale sırasında hak ediş ödemesi olarak alt işveren Şirkete ödendiğini ve hatta ihale bedelinin işbu ödemeler dikkate alınarak belirlendiğini, ihale sözleşmesinde işçilik alacaklarından alt işveren Şirketin sorumlu olduğunun açıkça belirlendiğini, davalının sorumluluğunun olmadığını, davacının iddia ettiği çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının hak ve alacağının bulunmadığını, davacının çalıştığı firmalara davanın ihbar edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ile ihbar olunan Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davacının iş sözleşmesi haklı neden olmaksızın feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, talebi ve beyan dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde 281 gün bakiye yıllık ücretli izin hakkının bulunduğu, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığı ve dinî bayramların 2 günü ve diğer resmî tatillerde çalıştığı gerekçesiyle ve anılan alacaklardan yapılan %30 indirimle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilmemiş olmasına, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması, uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olmasına göre İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; önceki itiraz ve beyanlarını tekrar ederek husumet itirazında bulunduklarını, davacının hak edişlerinin firmalara eksiksiz ödendiğini, kendilerinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının dava konusu alacaklar nedeniyle sorumlu olup olmadığı, talep edilen alacakların ispatı ve hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371.maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç yükletilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.