Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1614 E. 2026/4351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1614
Karar No
2026/4351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/770 E., 2025/2876 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/330 E., 2025/13 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (.... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.03.1998-03.07.2023 tarihleri arasında alt işveren şirketler nezdinde şoför olarak çalıştığını, emekli olması nedeni ile iş sözleşmesinin sona erdiğini, haftanın 7 günü en az 15 saat çalıştığını ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, taleplerden sorumlu olmadıklarını, davacıya kıdem tazminatı ve diğer tüm ücret alacaklarının bordroya yansıtılarak banka kanalı ile ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... (Belediye) vekili cevap dilekçesinde; husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının tazminat ve alacaklara hak kazanamadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 09.03.1998-07.03.2023 tarihleri arasında toplam 18... ay 29 gün çalıştığı, davacının işten çıkış kodunun 08 emeklilik nedeni ile feshedildiğinin bildirildiği, davacının emeklilik nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı, yapılan kıdem tazminatının mahsubu ile kıdem tazminatının hüküm altına alındığı, hizmet yılı itibarıyla 153 gün kullanılmamış yıllık izin hakkının bulunduğu, ödenen miktarın mahsubu ile bakiye yıllık izin alacağına hükmedildiği, tanık beyanlarına göre davacının fazla çalışma yaptığı ve ücretinin ödendiğinin ispatlanamadığı ancak fiilen çalıştığını ispat ettiği ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili günlerinin karşılığı eksiksiz ödendiğinden ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ile hafta tatili ücreti alacağı taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının Belediye işçisi olduğunu ve tüm sorumluluğun diğer davalıda olduğunu,

2. Davacıya farklı tarihlerde yapılan ödemelerin ücret ödemesi olmadığını, kıdem tazminatından mahsup edilmesinin hakkaniyete uygunluk teşkil edeceğini, 3. Fazla çalışma ücret alacağının tanık beyanı yerine yazılı delillere itibar edilerek hesaplanması gerektiğini, puantaj kayıtları ve bordroların dikkate alınması gerektiğini, 4. Yıllık izin ücreti hesaplanırken yasal kesintilerin yapılmadığını ayrıca yıllık izin ücretinin davacının çalıştığı şirketlerce ödendiğini, 5. Faiz türü ve başlangıç tarihlerinin hukuka uygun olmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücretlerinin ispatı ve hesaplanması ile faiz noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Şirketi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1614, K. 2026/4351, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1614-e-2026-4351-k-7cf5b4e83d5c