Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1695 E. 2026/4346 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1695
Karar No
2026/4346
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1952 E., 2025/2004 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 34. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/381 E., 2022/280 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 25.05.2008-08.09.2019 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kıdemli üretim uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, asgari geçim indirim alacaklarının 2016 yılına kadar yatırılmadığını, 2016 yılından sonra yapılan düzenlemeyle ödenmeye başlandığını, vertigo rahatsızlığının işverence bilindiğini, bu hastalık sebebiyle aldığı raporlarında işveren bilgisi dâhilinde olduğunu, bahsi geçen hastalık dolayısıyla aldığı raporlar için savunma talep edildiğini ve müvekkilinin de tüm samimiyetiyle cevap verdiğini, böyle bir durumda müvekkilinden savunma talep edilmesi ve sanki Şirketin raporlardan ve rahatsızlığından herhangi bir bilgisi yokmuş gibi davranmasının da samimiyetsizliğin en büyük göstergelerinden biri olduğunu, son olarak müvekkilinin yine davalı Şirketin bilgisi dâhilinde bir rapor kullandığını ve fakat raporun son günü cuma olmasına ve hafta sonu araya gireceği için pazartesi işbaşı yapması gerekmesine rağmen hafta sonu Şirketin iş sözleşmesine son verdiğini öğrendiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile asgari geçim indirimi alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ileri sürdüklerini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmayacağını, davacının iş sözleşmesinin farklı tarihlerde olmak üzere sık sık hastalanması, rapor alması bu nedenlerle iş gücünden verim alınamaması ve son olarak mazeretsiz işe gelmediğinden devamsızlık nedeni ile haklı nedenle feshedildiğini, tüm ödemelerinin bankadan yapıldığını ve ödenmeyen ücret alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının devamsızlık nedeni ile iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunduğu, 28.08.2019-29.08.2019 tarihlerinde davacının devamsızlık yaptığının savunulduğu, üretim şefinin el yazılı dilekçesi, tutanak sahibinin dosyada tanık olarak dinletilmemesi ve dolayısıyla tutanağın doğrulatılmadığı dikkate alındığında kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, ayrıca asgari geçim indirim alacağının ödendiğinin ispat yükü davalı üzerinde olup davacının evli ve bir çocuklu kimse olduğu, davalının ödemediği asgari geçim indirimi alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; dosyada bulunan kök raporda kıdem tazminatı tavan hesabının yanlış dikkate alınmış olduğu ve ek raporda bu husunun düzeltildiği, ek bilirkişi raporundaki kıdem tazminatına yönelik tespit ve hesaplamaların denetime elverişli nitelikte, hükme esas alınabilir, kanaat edinmeye yeter nitelikte, usul ve yasaya uygun olmasına rağmen kıdem tazminatına hatalı şekilde kök rapordaki tutar üzerinden karar verilmiş olduğunun anlaşıldığı bu itibarla davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğunun görüldüğü, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir hata olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçe ile kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, 28.08.20 19... .08.2019 tarihlerine ilişkin rapor ibraz edilmediğini, 2. Davacının sık sık rapor alması, ücretsiz izin kullanması sebeplerinden hakkında şikâyette bulunulması üzerine müvekkili Şirkette Disiplin Kurulu toplantısı yapıldığını ve Şirket bazında bazı kriterler belirlendiğini, toplantı sonucunda hazırlanan kararın davacıya tebliğ edilmek istendiğini ancak raporlu olduğundan tebliğ edilemediğini, 3. Asgari geçim indirim alacağının ödendiğini, bordrolarda bu hususun sabit oluğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin son bulması nedeniyle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanıp kazanmadığı ile asgari geçim indirim alacağının ödenip ödenmediğine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1695, K. 2026/4346, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1695-e-2026-4346-k-558c58d7c162