Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1582 E. 2026/4112 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1582
- Karar No
- 2026/4112
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1386 E., 2025/3130 K. DAVA TARİHİ : 20.12.2023 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 8. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/311 E., 2025/72 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 15.01.2017-30.11.2023 tarihleri arasında en son bölge yöneticisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesi, ara dinlenme olmadan çalışılması, Cepte Şok uygulaması sebebiyle saat sınırlaması olmadan çalışılması sebebiyle haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının iş sözleşmesinin istifa ederek davacı tarafça sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçilik ücretlerinin ödenmemesine bağlı olarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) maddesine göre haklı nedenle iş sözleşmesini feshettiği, dinlenen tanık anlatımları ile belirlenen çalışma gün ve saatlerine göre davacının haftalık çalışma süresini aşan fazla çalışmaları bulunduğu, tanık beyanlarına dayalı hesaplama yapıldığından takdiren %30 oranında indirim uygulandığı ve bilirkişi raporunun ikinci seçeneğinin hükme esas alındığı belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının bölge yöneticisi olarak çalıştığı, ancak üst düzey yönetici konumunda olduğundan bahsedilemeyeceği, tanık beyanlarına göre fazla çalışma yaptığının sabit olduğu, işyerinde denkleştirme usulünün uygulandığı ya da fazla çalışma karşılığı serbest zaman kullandırıldığının ispatlanamadığı, fazla çalışma ücretinin hüküm altına alınmasının isabetli olduğu, davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunması nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluşturulduğunu, 2. Ücretlerin fazla çalışmayı kapsar şekilde ödendiğinden fazla çalışma alacağının bulunmadığını, 3. Taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde aylık ücrete fazla çalışma ücretlerinin dâhil olması sebebiyle davacının ek fazla çalışma ücreti talep edemeyeceğini, 4. Bordrolarda yapılan hesaplamalar dikkate alınmaksızın mükerrer hesaplamaların yapıldığını ve bilirkişi raporunda mahsup yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığını, 5. Covid 19 salgını dönemindeki çalışma düzenine ilişkin evrakların ilgili kurumlardan celbinin sağlanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin sona erme şekline göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ve fazla çalışma ücret alacağının ispat ve hesaplanmasına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.