Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1387 E. 2026/4122 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1387
- Karar No
- 2026/4122
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1129 E., 2025/1720 K. DAVA TARİHİ : 08.07.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Tarsus 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/326 E., 2023/190 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yol asfaltlama işinde 27.04.2004 tarihinde topoğraf olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmanın iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiği 22.02.2022 tarihine kadar kesintisiz sürdüğünü, ücretinin net 7.500,00 TL olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalı işyerinde 27.04.2004-25.02.2022 tarihleri arasında toplam 17... ay 7 gün çalıştığı, dosya kapsamında dinlenen tanık anlatımlarıyla fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını ispatladığı, davalının bu çalışmalarının karşılığının tamamen ödendiğini ispatlayamadığı, tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından %30 indirim yapılmasının yerinde olduğu, davalı tarafından dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulmadığı ve dava dilekçesine karşı zamanaşımı def'inde bulunulmadığı dikkate alındığında hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu alacaklar yönünden davacının tüm çalışma dönemi dikkate alınarak yapılan hesaplamanın yerinde olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hatalı olduğunu, 2. Davacının iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, kıdem tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanamayacağı ile alacakların hesabına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.