Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1271 E. 2026/3627 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1271
- Karar No
- 2026/3627
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1542 E., 2025/2396 K. DAVA TARİHİ : 10.08.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/265 E., 2024/480 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın, 26.09.2011 tarihinde müvekkili Şirketin ... ... Şubesinde Elektrik ve Elektronik Malzemeleri Satış Elemanı olarak çalışmaya başladığını, en son ........... ve ............. illerindeki Şubelerden sorumlu bölge müdürü ünvanı ile çalıştığını, tüm Ege Bölgesi müşterilerinin Şirket ile bağlantısını davalının sağladığını, diğer davalı ...'ın ise 24.12.2009-27.03.2014 tarihleri arasında ilk çalışmasını gerçekleştirmiş olduğunu ve alacakları kendisine ödenerek iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, 04.2014-20.01.2018 tarihleri arasındaki dönemde ise müvekkili Şirkette şube müdürü olarak çalıştığını ve istifa ederek işten ayrıldığını, davalı ...'ın müvekkili Şirket ile aynı işkolunda, aynı bölgeden, müvekkilinin müşteri portföyünü hedefleyerek davalı ... Elektromarket Şirketini (... Şirketi) kurduğunu, diğer davalı ...'ın ise ... Şirketinin bölge müdürü olarak çalıştığını, davalı ...'ın müvekkili Şirketten ayrıldığı tarihe kadar müvekkili Şirket müşteri portföyünü bilinçli bir şekilde davalı Şirkete kaydırmaya başladığını, tekliflere geç cevap verdiğini, normalde teklif edilen fiyatların üzerinde fiyat teklifleri sunarak müşterileri manipüle ederek davalı Şirkete yönlendirdiğini, davalı ...'ın müvekkili Şirkette Ege Bölgesi Müdürü olarak çalışma yaptığı esnada, davalı ... Şirketinin çalışanlarının ve sahibinin sürekli olarak müvekkiline ait ... Şubesine gelip gittiklerinin tespit edildiğini, müvekkili Şirketin Ege Bölgesindeki tüm ticari sır ve bilgilerine vakıf olan davalılar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin haksız rekabet oluşturduğunu belirterek müvekkili Şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin 12.08.2018 tarihinde şirket araç ve desteklerinin bir anda elinden alınması sonucunda fiilen sonlandırıldığını, bunun üzerine müvekkilinin noter ihtarnamesini keşide ederek haksız fesihten kaynaklanan ve işveren uhdesinde bulunan bütün işçilik alacaklarını talep ettiğini, karşı ihtarname ile müvekkiline yönelik haksız ithamlarda bulunulduğunu, davaya konu satış işleminin Şirketin personel ve ... yöneticilerinin denetiminden geçtiğini usule aykırı bir satış işlemi olmadığını, müvekkilinin davacı Şirket bünyesinde satış yetkisi ve fatura kesme yetkisi bulunmadığını, davacı tarafın davalı Şirket ile ticari ilişkilerinin 2019 yılında da devam ettiğini, davacı tarafın herhangi bir zararının oluşmadığını, müvekkilinin işçi alacaklarına ilişkin olarak dava açtığını davanın devam ettiğini, bedeli karşılığı yapılan bir satışın haksız rekabet olarak kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davacı Şirkette çalıştığı süre boyunca müşterileri başka bir firmaya yönlendirmediğini, müvekkilinin davalı Şirket ile organik bağının bulunmadığını, hiçbir zaman davalı Şirkette çalışmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalılar ... Şirketi ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, müvekkili ... ile diğer davalının herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, davacı Şirket ile müvekkili ... arasında rekabet yasağı sözleşmesi yapılmadığını, davalı Şirketin diğer müvekkilinin davacı Şirket bünyesinde çalıştığı dönemde hiçbir ticari faaliyetinin olmadığını, iddia edilen usulsüz satışın davacı Şirketin bilgisi dâhilinde gerçekleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şahıslar arasındaki bağlantının ispatlanamadığı, taraflar arasında bir rekabet sözleşmesi bulunmadığı, taraf Şirketlerin davalı ...'ın iş sözleşmesinin devamı sırasında ticari ilişkilerinin olmadığı, davalı ... yönünden rekabet yükümlülüğüne aykırı davranış ya da sadakat yükümlülüğünü ihlalin söz konusu olamayacağı, diğer davalı ... ile bağlantının ise somut ve objektif deliller ile ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hâkiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davalılar ... ve ...'ın Ege Bölgesinde müvekkili Şirket bünyesinde görev aldıkları süre boyunca edindikleri bilgi, tecrübe ve müşteri çevresini tamamen müvekkili Şirketin sağladığı yetki, ... ve ticari imkânlar sayesinde kazandıklarını, 2. Davalı ...'ın müvekkili Şirkette görev yaptığı süre boyunca, iş sözleşmesinden ve mevzuattan kaynaklanan sadakat ve özen borcuna açıkça aykırı şekilde hareket ettiğini, 3. Her ne kadar davalılar arasında görünürde bir ortaklık ilişkisi bulunmasa da, davalı ... Şirketinin fiilen müvekkili Şirketten elde edilen maddi ve gayrimaddi imkânlar üzerine inşa edildiğinin sabit olduğunu, özellikle başlangıç aşamasında herhangi bir sermayesi bulunmayan davalı Şirketin bu şekilde haksız yollardan başlangıç sermayesine kavuşturulduğunun açıkça anlaşılmasına göre davanın reddine dair kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı Şirketin maddi ve manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığına ilişlkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.