Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1279 E. 2026/3625 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1279
- Karar No
- 2026/3625
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1278 E., 2025/1763 K. DAVA TARİHİ : 16.08.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/520 E., 2024/187 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.04.2005-22.06.2022 tarihleri arasında davalı Posta ve Telgraf Teşkilatı AŞ (PTT AŞ) bünyesinde değişen alt işverenlere bağlı olarak en son davalı ... İnşaat AŞ'de (... Şirketi) posta dağıtım personeli olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin müvekkili tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğini belirterek kıdem tazminatı, asgari geçim indirimi, arefe günü çalışma, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretİ alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı PTT AŞ vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, ihale makamı olan müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacı ile müvekkili Şirket arasında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafından açılan davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, dava dışı önceki alt işverenler ile müvekkili Şirket arasında iş yeri devrinin söz konusu olmadığını, davacının müvekkili Şirket bünyesinde geçen çalışma dönemine ilişkin tüm hak ve alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından emeklilik nedeniyle sona erdirildiğinin anlaşılmasına göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, son alt işveren olan davalı ... Şirketi ile asıl işveren olan davalı PTT AŞ'nin davacının çalışma süresinin tamamına ilişkin feshe bağlı alacaklardan birlikte sorumlu olduğu, davacının arefe günü, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlanamadığı, fazla çalışma ücreti ile asgari geçim indirimi ücretlerinin ödendiğinin görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf itirazlarının dosya kapsamı uyarınca yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmesine rağmen davalılardan sadece PTT AŞ lehine vekâlet ücreti ile yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğu, Dairemizce yeniden kurulan hükümde haklılık oranları dikkate alınarak vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı PTT AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. İhale makamı olan müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, b. Hüküm altına alınan kıdem tazminatından müvekkili Şirketin sorumlu tutulamayacağını, ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde; a. Talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, b. Davacının emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshetmekte samimi olmadığını, c. Müvekkili Şirketin sadece kendi dönemi ile sorumlu tutulabileceğini, ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, husumet, zamanaşımı ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.