Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1266 E. 2026/4386 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1266
Karar No
2026/4386
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2738 E., 2025/4603 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2025/280 E., 2025/458 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 366. maddesine göre, temyiz yolu bakımından kıyas yoluyla uygulanan 6100 sayılı Kanun'un 3 47... . maddeleri uyarınca; temyiz dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvurma hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, karşı tarafın temyiz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde vereceği temyize cevap dilekçesi ile katılma yolu ile temyiz yoluna başvurabilir. Katılma yolu ile temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(c) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalının temyiz dilekçesi davacı vekiline 11.01.2026 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekilinin katılma yolu ile temyiz dilekçesinin ise yasal süre geçirildikten sonra 30.01.2026 tarihinde verildiği anlaşılmış olup açıklanan sebeplerle davacının temyiz isteminin, 6100 sayılı Kanun'un 347, 348, 3 66... . maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... Başkanlığının (Belediye) kurduğu ve asli yöneticisi olduğu Afyon Belediye Gençlik Spor Kulübünde (Kulüp) sözleşmeden kaynaklanan ücretinin ödenmediğini, icra takibi başlatıldığını, davalının haksız yere takibe itiraz ettiğini, sözleşme gereği ödenmesi gereken ücretin belli olduğunu, ödemeyen ücretlerden dürüstlük kuralı, güven ilkesi, organik bağ, tüzel kişiliğin aralanması ilkeleri nedenleriyle davalı Belediyenin sorumlu olduğunu ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Belediye arasında iş sözleşmesi bulunmadığını, Kulüp ile Belediye arasında da herhangi bir bağlantı veya organik bağ bulunmadığını, tahkim şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davada husumetleri bulunmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, alacağın her hâliyle reddi gerektiğini ve faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Belediyenin dava dışı Kulüple aralarında fiilî ve hukuki bağlantı bulunduğu, davacının ödendiği ispat edilemeyen alacaklarından sorumlu olduğu, icra dosyasına yapılan itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için gereken yasal şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Tahkim şartı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, b. Dernek ile müvekkili arasında herhangi bir organik bağ bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, c. Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, d. 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında belli miktarda yardım yapıldığını, e. Müvekkili İdarenin tüm faaliyetlerini kanun çerçevesinde gerçekleştirdiğini, f. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu, g. Harç ve vekâlet ücretinin de hatalı belirlendiğini ileri sürmüştür. 2. Davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verildiğinden temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının pasif husumet ehliyetinin olup olmadığı, davalının icra dosyasında borçlu olup olmadığının tespiti, zamanaşımı, faiz, harç ve vekâlet ücreti noktalarında toplanmaktadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davacı Temyizi Yönünden Davacı vekilinin temyiz isteminin süreden REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, B. Davalı Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1266, K. 2026/4386, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1266-e-2026-4386-k-2fbfe76b343f