Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1175 E. 2026/3548 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1175
Karar No
2026/3548
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/65 E., 2025/2461 K.

DAVA TARİHİ : 05.07.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/588 E., 2023/993 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.02.2014 tarihinden bu yana Elektrik Üretim Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğüne bağlı ... Elektrik Üretim AŞ' de (... AŞ) dış tesisler bölümünde gözlemci olarak çalıştığını, işyerinin 22.06.2013 tarihinde özelleştirilmesini müteakip fasılasız çalışmasını sürdürdüğünü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun (657 sayılı Kanun) 4/B hükmü kapsamında kamuda istihdam hakkı kazandığını belirterek iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek feshini talep etiğini, davacının davalı işyerinin özelleşmesi öncesinde muvazaalı olarak alt işveren işçisi olarak gösterildiğini hususunun mahkeme kararı ile kesinleştiğini ancak davalı tarafından ... işçilerine sağlanan haklardan yararlandırılmadığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ilave tediye ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının 01.08.2015 tarihinde davalı Şirkette işe başladığını, işyeri devri olmadığını, davacının keşide etmiş olduğu ihtarnamenin icap niteliğinde olduğunu ve karşılıklı anlaşma yolu ile iş sözleşmesinin feshinin kabul edilmediğini, davacıya iş başı yapması gerektiği hususunda ihtar çekilmesine karşın davacının devamsızlık yaptığını, ... Kurumu kayıtlarından davacının başka bir yerde işe başladığının anlaşıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilave tediye alacağı bakımından arabuluculuk dava şartının gerçekleşmediği, 657 sayılı Kanun'un 4/B hükmü kapsamında kamuda istihdam hakkı kazanan davacının iş sözleşmesini feshetmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandırmayacağı, ... İş Mahkemesinin 2019/286 Esas sayılı dosyasının taraflarının davacı ile ... olduğu, söz konusu davada ... AŞ bünyesinde işe başlamasının yeni bir iş sözleşmesi olduğunun kabul edildiği ve kararın kesinleştiği, bu karar doğrultusunda ...' dan devredilen işçi olduğu kabulü ile devir işçilerine sağlanan haklardan yararlanmasının mümkün olmadığı, davacının bakiye 3 günlük yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alındığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının devir işçisi olduğunu, devir işçisi olmasına karşın toplu iş sözleşmesinde devir işçisi için öngörülen hükümlerden yararlandırılmadığını, 2. Kamuda istihdam hakkı kazanan davacının bu haktan yararlanması amacıyla oluşan feshin işveren feshi olarak kabul edilmesi gerektiğini, bu fesih ile işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağını, 3. Mahkemece işletme hakkı devir sözleşmesi, idare mahkemesi kararı celp edilmeden, eksik inceleme ile karar verildiğini, 4. Toplu iş sözleşmesinde düzenlenen içme suyu alacağının hesaplanmadığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının ...'tan devredilen işçi olup olmadığı, bunun sonucu olarak da davacının dava konusu alacaklara hak kazanıp kazanmadığı ve toplu iş sözleşmesinden doğan alacakların hesaplanması ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1175, K. 2026/3548, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1175-e-2026-3548-k-dfd701a4f128