Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/9203 E. 2026/3652 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9203
Karar No
2026/3652
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1173 E., 2025/1583 K. DAVA TARİHİ : 27.09.2018 İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/519 E., 2021/774 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davalı-karşı davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalı-karşı davacı vekili Avukat ... ....... ile davacı-karşı davalı vekili Avukat ........ ........... duruşmaya katıldılar.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05.04.2017-18.08.2018 tarihleri arasında fabrika müdürü-direktör ünvanı ile brüt 16.149,76 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinde yer alan hüküm gereğince tahsil edilmesi ön koşulu ile fabrika cirosunun %1-3 oranında prim ödemesi yapılacağının kararlaştırıldığını, iş sözleşmesinin feshi sonrasında kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarına yönelik ödeme yapıldığını ancak 9 günlük yıllık ücretli izin alacağının yatırılmadığını, prim alacağının ise hiç ödenmediğini iddia ederek prim alacağı ile yıllık ücretli izin alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazı ve zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının prime esas bir satışının bulunmadığını, düşük performans sergilediğini ve Şirketi zarara uğrattığını, iş sözleşmesinde belirtilen şartlar gerçekleşmediğinden davacının prime hak kazanamayacağını, dava dilekçesinde bahsedilen satışların tahsilatlarının davacı tarafından gerçekleştirilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının prime hak kazandığı kabul edilse dahi primin en düşük oran üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacının yıllık ücretli izin alacağının 20.09.2018 tarihinde bankaya ödendiğini savunarak davacı-karşı davalının davasının reddini istemiş; karşı davasında ise davacının iş sözleşmesi hükümlerine göre 25.000,00 TL üzerindeki satın alma işlemlerinde, 50.000,00 TL üzeri satış işlemlerinde Şirket merkezinden onay alması gerektiğini, mali konularda C.T'ye, satış pazarlama hususlarında ise E.E'ye bağlı hareket etmekle yükümlü olduğunu, davacı-karşı davalının tamamen sözleşme hükümlerine aykırı olarak onay almaksızın ve bilgi vermeksizin boru satış işlemi gerçekleştirdiğini ve bu satış karşılığında alınan toplam 518.571,20 TL çek bedelinin karşılıksız çıktığını, karşılıksız çıkan çeklere ilişkin olarak icra takipleri başlatıldığını, davacının görevi gereği olan dikkati göstermediğini, işin güvenliğini, müvekkili Şirketin ekonomik güvenliği ile ticari itibarını tehlikeye soktuğunu, çek bedelinin tahsil edilememesi ile müvekkili Şirketin çok büyük maddi zarara uğradığını ileri sürerek zarar miktarının tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL tazminatın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dava bakımından; davalı tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, kararın 30.03.2021 tarihinde kesinleştiği, davacı işçinin 05.04.2017-17.08.2018 tarihleri arasında 1 yıl 4 ay 12 gün hizmet süresi olduğu, izin belgeleri ve izin ücreti ödemeleri dikkate alındığında toplam çalışma süresine göre davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin (9.2) hükmünde davacının prim hakkının düzenlendiği, bu maddede ''İşçiye aylık net ücretinin yanı sıra yıl sonunda, ilgili ödemelerin işveren tarafından tahsil edilmesi ön koşulu ile yukarıda belirtilen çalışma yerlerindeki cirosu üzerinden %1-3 oranında prim ödemesi yapılacaktır. Ancak hesaplanacak olan fabrika yıl sonu cirosuna ... bünyesindeki diğer firma ve işletmelere ait satış ve gelirler dahil değildir. Prim ödemelerinde hesaba dahil edilmeyecek olan diğer firmalara ait satış ve gelirler, işverenin bağlı olduğu ... Şirketler Grubunun kendi şantiyelerine ait olan aldığı ihaleler aracılığı ile elde ettiği tüm gelirlerdir." düzenlemesine yer verildiği, davacının davalı bünyesindeki diğer firma ve işletmelere ait satış ve gelirler ile işverenin bağlı olduğu ... Şirketler Grubunun kendi şantiyelerine ait olan ve aldığı ihaleler aracılığı ile elde ettiği gelirler dışında yapılan tüm satışlardan elde edilen gelirlere göre yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve mevcut delil durumuna uygun olduğu kanaatine varıldığı, ciro üzerinden %1-3 oranında prim ödemesi kararlaştırıldığı ancak 1-3 arasındaki seçimin hangi kriterlere göre yapılacağının düzenlenmediği, davacı işçi tarafının en üst seviyeden olan %3 dilim seçilerek prim ödenmesi gerektiğini ispatlayamadığı, davalı işveren tarafının da en alt seviyeden olan %1 dilim seçilerek prim ödenmesi gerektiğini ispatlayamadığı, bu nedenle takdiren (ortalama olarak kabul edilen) %2'lik dilim uyarınca davacının 75.878,13 TL prime hak kazandığı sonuç ve kanaatine varıldığı; karşı dava bakımından ise bilişim uzmanı bilirkişi T.E. tarafından düzenlenen 19.04.2021 tarihli raporda davacı-karşı davalı işçinin karşı davaya konu dava dışı şirkete yapılan satış öncesinde ödeme onayı almak üzere karşı davacı Şirket yetkilisi C.T'ye satış yapılacak şirketin çek örnekleriyle birlikte e-posta attığının tespit edildiği, satış onayı için E.E'ye atılmış e-posta tespit edilemediği, davaya konu edilen karşılıksız çek olayının ödemeye ilişkin olduğu, karşı davalı işçinin ödeme onayı için e-posta gönderdiği, ödemede karşılaşılacak aksaklıktan karşı davalı işçinin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, işçi tarafından işveren Şirkete karşı açılan ve kesinleşen işe iade davasına ilişkin kararın gerekçesinde de vurgulandığı üzere iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı veya geçerli sebeple feshedildiği hususunun ispatlanamadığı, satış konusu çeklerin karşılıksız çıkması eyleminde zararın doğrudan davacı işçinin eyleminden kaynaklandığının da ispat edilemediği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı-karşı davacı temyiz dilekçesinde; 1. Tanıkların dinlenmediğini, adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, 2. Davacının, müvekkilinin işlerini geciktirerek, yapması gereken işleri yapmadığını, müvekkili Şirketi zarar tehlikesiyle karşı karşıya bıraktığını, 3. Boru satışı karşılığı alınan çeklerin karşılıksız çıktığını, müvekkilinin alacaklarını tahsil edemediğinden büyük zarara uğradığını, 4. Davacının prim hakkının doğmadığını, ücret bordrolarını ihtirazı kayıt koymadan imzalayan davacının prim talep edemeyeceğini, prime hükmedilecekse dahi davacının yetersiz, başarısız çalışmaları gereğince en alt orandan %1 üzerinden prime karar verilmesi gerektiğini, 5. Davacının katkısı ve emeği olmayan satışlara dayanılarak prim hesaplanmasının hatalı olduğunu, 6. Faiz başlangıç tarihi ve türünün hatalı olduğunu, 7. Davaya konu olayda satış için merkezden onay almayan davacının %100 kusurlu olduğunu, 8. Bilişim uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda e-posta yazışmalarının değiştirilebilir nitelikte olmasından dolayı teknik kesinlik içermeyeceğinin belirtildiğini, kabul etmemekle birlikte söz konusu e-posta içeriğinin onay talebi olduğu varsayılsa dahi mali bir onay talebi olduğunu, satışa ilişkin istek bulunmadığını, bu nedenle satış onayı alınmaksızın satış gerçekleştiğinin ortada olduğunu, 9. Zarar miktarlarının belirlenerek tespit edilecek alacak miktarından davacı-karşı davalı alacağından takas mahsup yapılması gerektiğini, 10. Müvekkilinin kendisini zarara uğratmış davacı-karşı davalıya vekâlet ücreti ile yargılama giderleri ödemesine sebebiyet verildiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacı-karşı davalının prim alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile prim alacağının hesaplama yöntemi, davacı-karşı davalı işçinin boru satışı karşılığı alınan çeklerin karşılıksız çıkmasında kusurunun bulunup bulunmadığı, bu doğrultuda davalı- karşı davacı işvereni zarara uğratıp uğramadığı ile faize ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Davacı-karşı davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/9203, K. 2026/3652, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-9203-e-2026-3652-k-56e53b5c7b2c