Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2026/1246 E. 2026/3572 K. – Alacak

Konu: Alacak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1246
Karar No
2026/3572
Karar Tarihi
Konu
Alacak

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1482 E., 2025/2298 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2019 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/481 E., 2022/390 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... Turistik Tesisler İşletmeleri AŞ (... AŞ) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesinin kesin olmayan kararına karşı önce istinaf yoluna başvurulabilmektedir. İstinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince, başvuran tarafın istinaf başvurusunun usulden ya da esastan reddine karar verilebilir veya ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulabilir. Bu durumda bölge adliye mahkemesi kararına karşı, istinaf başvurusu reddedilen tarafın ya da istinaf incelemesi sonucunda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeni hüküm kurulması hâlinde aleyhine karar verilen tarafın temyiz hakkı bulunmaktadır. Başka bir deyişle istinaf başvurusunun reddi hâlinde bölge adliye mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı sadece istinaf başvurusu reddedilen tarafa ait olup bu hâlde ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne dair karara karşı davalı ... AŞ vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Hâl böyle iken İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmayan davalı ... (... Turizm Şirketi) vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; davalı ... Turizm Şirketi vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. Davalı ... AŞ vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar arasında organik bağ olduğunu, müvekkilinin kayden işvereni ... AŞ'nin borca batık olduğunu, müvekkilinin ... AŞ bünyesinde 01.10.2010-07.09.2019 tarihleri arasında çaycı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin alacak hakları ödenmeksizin davalı tarafça feshedildiğini, ödenmeyen işçilik alacakları bulunduklarını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, asgari geçim indirimi ile bahşiş alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; belirsiz alacak davası olarak açılan davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, davalı Şirket nezdindeki restoranda çalışmasına devam ederken, davalı tarafından işletilen ... isimli tesiste hain bir terör saldırısı meydana geldiğini, bu saldırı sebebiyle davalı ekonomik olarak sıkıntıya girmişken, diğer bir işletmesi olan ...-... isimli tesisin de 18.05.2017 tarihinde yıkıldığını, davalı Şirketin işyerinin mücbir bir sebebin varlığı nedeniyle işçiyi bir haftadan uzun süre çalıştırmama sonucunu doğuracak zorlayıcı bir sebep meydana geldiğini, bu süreçte davacı çalışmadığı hâlde, ... Kurumu kaydının devam ettirildiğini ve ücret ödemelerinin tahakkuk ettirildiğini ancak yapılan başvuruların olumlu sonuçlanmaması sebebiyle davacı işçinin iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, garson ve komiler tarafından alınan tüm bahşişlerin ücret hesap pusulalarına yansıtıldığını, haftalık 45 saati geçmeyecek şekilde çalışıldığını, zaman zaman işyerinde gerçekleşen davetler sebebiyle işçilere fazla çalışma yaptırılması hâlinde hak edilen fazla çalışma ücreti var ise bordrolarda gösterilerek banka kanalıyla çalışanlara ödendiğini, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışanlara genel olarak izin verildiğini veya ücretlerinin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aralarında organik bağ bulunan davalılar nezdinde 12.10.2010-12.07.2019, 20.07.2019-07.09.2019 tarihleri arasında çalıştığı, ilk dönem çalışmanın emeklilik nedeniyle, ikinci dönem çalışmanın ise iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı neden olmadan ve ihbar süresi tanınmaksızın feshedilmek suretiyle sona erdirildiği, tanık anlatımları ve işin niteliği gereği davacının ayda 3.000,00 TL elden olmak üzere bankaya yatırılan miktarla ayda toplam 5.000,00 TL bahşiş aldığı ve fesih tarihindeki son ücretinin 5.000,00+2.558,40 olmak üzere toplam 7.558,40 TL olduğu, davacının tanık beyanları ile ispatlanan fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağına hak kazandığı, ödenmeyen bakiye ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle yıllık izin ücreti ve bahşiş taleplerinin reddine, diğer taleplerin kabulüne dair davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dayanılan belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, b. Zorlayıcı nedenin varlığı sebebiyle iş sözleşmesi feshedildiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, b. Davacının fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Turizm AŞ vekilinin temyiz dilekçesi reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davanın niteliği ile hukuki yarar dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Somut uyuşmazlıkta, davacının ücretine eklenecek bahşiş miktarının tespiti bakımından hatalı değerlendirme yapılmış ise de, davalı tarafça sunulan istinaf ve temyiz dilekçelerinin içerikleri dikkate alındığında, davacının aylık ücretinin miktarına ilişkin açık itirazı bulunmadığı dikkate alındığında bu husus bozma sebebi yapılmamıştır. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Turizm Şirketi Temyizi Yönünden Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine, B. Davalı ... AŞ Temyizi Yönünden Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı ... AŞ'ye yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2026/1246, K. 2026/3572, T. 21.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2026-1246-e-2026-3572-k-09adff2634c4