Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/6152 E. 2025/7268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6152
- Karar No
- 2025/7268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2025/159 E., 2025/210 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili ve davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... (sonraki tarihte ...’ye devredilen ) nezdinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin 26.05.2017 tarihinde işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshedilmesine karşın işten çıkış bildirgesinde işten ayrılış kodunun kod 29 "İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih" olarak belirtildiğini, aynı gün işsizlik ödeneğinden yararlandırılması için ... Müdürlüğüne (...) başvurduğu hâlde çıkış kodu sebebiyle davacının işsizlik ödeneğinden yararlanamadığını, işveren aleyhine ... 4. İş Mahkemesinin 2017/313 Esas, 2019/355 Karar sayılı dosyasına kayıtlı olarak açılan işe iade davasının kabul edildiğini, ancak davalının istinaf itirazında bulunması sonucunda ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1506 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kesin olarak verilen kararı ile feshin geçerli sebebe dayandığının kabul edildiği belirtilerek davanın reddine karar verildiğini, karar gereğince feshin haklı nedene dayanmadığı hususunun kesinleşmiş olduğunu, kararın 23.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, davalı işveren tarafından arabulucu nezdinde kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığını ve işveren tarafından ödemenin yapıldığını, 08.01.2021 tarihinde feshin geçerli sebebe dayandığı ancak haklı fesih ağırlığında olmadığına yönelik ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli kararı ile kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi hususunda anlaşma sağlandığına ilişkin arabuluculuk anlaşma tutanakları eklenerek işsizlik ödeneğinin bağlanması için yeniden davalı ...’a başvurulduğunu, uzun süre geçtikten sonra 05.04.2021 tarihli cevabi yazı ile feshin geçerli nedenle yapıldığının anlaşıldığı ve fesih nedeninin 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun (4447 sayılı Kanun) 51. maddesi kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle bildirge üzerinde güncellenme yapılamadığı belirtilerek geriye dönük işsizlik ödeneği ödenmesi talebi ile çıkış kodunun güncellenmesi taleplerinin reddedildiğini belirterek geriye dönük işsizlik ödeneği ödenmesine hak kazandığının tespiti ile işten çıkış kodunun Kod 04 "iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın feshi" olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yasal süresinde açılmamış olması hâlinde davanın reddinin gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının 26.05.2017 tarihinde iş sözleşmesinin ... tarafından sonlandırıldığını, yine 26.05.2017 tarihinde davacının işsizlik ödeneği için Kurumlarına başvurduğunu, işten çıkış kodunun SGK'ya kod ... "İşveren tarafından işçinin âhlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih" olarak bildirilmesi sebebiyle başvuru sonucunun ‘hak edilmedi’ olarak sonuçlandığını, akabinde davacının işe iade davası hükmü ile yeniden başvuru yaptığını, ancak kararda feshin geçerli nedene dayalı olduğunun belirlenmesi nedeniyle 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamı dışında kaldığı gerekçesiyle talebinin yine kabul edilmediğini, kod değiştirilmesinin ise Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) yetkisinde olduğunu, işe iade davasını kaybeden işçiye arabuluculuk aşamasında işverence kıdem ve ihbar tazminatlarının iyiniyetle ödenmesinin davacının işsizlik ödeneğine hak kazanacağı anlamına gelmeyeceğini, çıkış kodunun yok sayılamayacağını, Pasif İşgücü Hizmetleri Genelgesi’nde de sigortalı işsizlerin mahkeme kararları ile başvurmaları hâlinde işveren aleyhine açılan davanın işçi lehine sonuçlanmış olması, kıdem ve/veya ihbar tazminatına hükmedilmiş olması yahut 4447 sayılı Kanun’un 51. maddesi kapsamında fesih işlemi yapıldığı yönünde bir ifadeye yer verilmiş olması gerektiğinin belirtildiğini ancak davacının başvurusunun sayılan koşulları kapsamaması nedeniyle işsizlik ödeneğinin bağlanmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Dâhili davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu gereği müvekkili Kuruma başvurmasının zorunlu olduğunu, Kuruma başvuru yapılmadan açılan davanın usulden reddinin gerektiğini, işverenin işten çıkış kodunun değiştirilmesi talebinin bulunmadığını, bildirimi yapan işverenin davaya dâhil edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2022/449 Esas, 2023/98 Karar sayılı kararı ile; davacının 21.07.2008-26.05.2017 tarihleri arasında dava dışı ...'de çalıştığı, iş sözleşmesinin dava dışı ... tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/2 hükmü gereğince feshedildiği, 26.05.2017 tarihli işten çıkış bildiriminde işten ayrılış nedeninin kod ... "İşveren tarafından işçinin ahlâk ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışı nedeni ile fesih" olarak gösterildiği, davacının süresinde işe iade davası açtığı, ... İş Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2017/313 Esas, 2019/355 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verildiği, işverenin istinaf başvurusu üzerine anılan kararın ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1506 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kararı ile ortadan kaldırıldığı, davacının iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğinin kabulü ile davanın reddine kesin olarak karar verildiği, davacı tarafından ibraz edilen 29.03.2021 tarihli ... İl Müdürlüğüne hitaben yazılan dilekçe içeriğinde davacının işe iade davası açtığı, kesin nitelikte olan mahkeme kararı ile davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanmadığının tespit edildiği belirtilerek toplu işsizlik ödeneği almak için yazılı başvuruda bulunduğunun ve ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün 05.04.2021 tarihinde; "... İbraz ettiğiniz söz konusu Hukuk Dairesi kararı Kurumumuzca incelenerek hüküm kısmında da yer aldığı üzere davalı işverenin istinaf başvurusunun kabulüyle işveren feshinin geçerli sebeple yapıldığına, Mahkemenin hükmettiği 2019/355 sayılı kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş olduğu görüldüğünden ilgili fesih nedeni de 4447 sayılı Kanun'un 51. maddesi kapsamı dışında olması gerekçesiyle bildirgeniz üzerinde güncelleme yapılması mümkün olmamıştır." şeklinde cevap verdiğinin görüldüğü, ... Sosyal Güvenlik Merkezinin 07.02.2023 tarihli yazı cevaplarından davacının çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin SGK'ya herhangi bir başvurusunun bulunmadığının anlaşılmış olduğu ancak davanın niteliği gereği Kuruma başvurunun dava şartı olmadığı gerekçeleriyle davacının ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 30.11.2020 tarihli ve 2020/1506 Esas, 2020/1326 Karar sayılı kesin nitelikteki kararı ile iş sözleşmesinin dava dışı ... tarafından geçerli nedenle feshedildiği belirlendiğinden davacının 26.05.2017 tarihli işten çıkış kodunun (04) olarak düzeltilmesine ve 4447 sayılı Kanun'un işsizlik sigortasından yararlanma koşullarını düzenleyen 51. maddesine göre dava açmakta hukuki yararı bulunduğu değerlendirilen davacının 26.05.2017 tarihli işten çıkış bildirimine ilişkin işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... ve dâhili davalı ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 06.07.2023 tarihli ve 2023/1435 Esas, 2023/ 1669 Karar sayılı kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 06.07.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ... ve dâhili davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 11.01.2024 tarihli kararı ile; işsizlik ödeneği talebi bakımından davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik tespit davalarının yasal muhatabının işveren olduğu, ... ya da ... husumet yöneltilmesinin doğru olmadığı, işten çıkış koduna ilişkin işlemin ... tarafından yapılan bir işlem olması sebebiyle davanın yöneltileceği taraf bakımından kabul edilebilir bir yanılgıdan söz edilebileceğinden davacı tarafa, işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebi yönünden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 124. maddesi uyarınca taraf değişikliği talebinde bulunup bulunmayacağı sorularak talepte bulunulacağının belirtilmesi durumunda, uygun bir süre verilmek suretiyle sonucuna göre karar verilmesi gerektiği, açıklamalara göre davalı ...'a karşı açılan işsizlik ödeneğine hak kazanıldığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesi; işten çıkış kodunun düzeltilmesi talebi yönünden ise belirtildiği şekilde işlem yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kabul edilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararı ile; davacı vekilince davanın işveren ...’nin devredildiği) yöneltilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, davacının işverene karşı işten ayrılış kodunun düzeltilmesine yönelik talebinin hukuki yarar yokluğundan, ...'a karşı yönelttiği işsizlik ödeneği talebinin ise husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği, davacının taleplerinde hukuki yarar bulunmadığı, hakkında dava açılmasına sebebiyet vermeyen SGK lehine yargılama giderlerine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davalı ... AŞ yönünden hukuki yarar yokluğundan, davalı ... yönünden husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 17.09.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 09.01.2025 tarihli kararı ile; davacı tarafça davaya dâhil edilmiş olan davalı ... AŞ yönünden SGK'ya ... "İşveren tarafından işçinin ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davranışı" olarak bildirilen işten ayrılış kodunun düzeltilmesi talebi bakımından davacının hukuki yararının mevcut bulunduğu gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince işten ayrılış kodunun düzeltilmesi istemine yönelik hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğu ve dâhili davalı SGK yönünden gerekçeli karar içeriğinde dava açılmasında kusuru olmadığından bahisle lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde bulunmasına karşın hüküm kısmında bu dâhili davalı hakkında bir karar verilmemesinin hükmün eksik kurulmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle kararın oy çokluğuyla yeniden bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 05.05.2025 tarihli kararı ile; bozmaya suretiyle yürütülen yargılama neticesinde; kesinleşen işe iade talepli dava ile feshin geçerli nedenle yapıldığının sabit bulunmakla işten ayrılış kodunun düzeltilmesi talebi bakımından davanın ... yönünden kabulü, davalı ... yönünden ise husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, dâhili davalı SGK yönünden açılan davaların reddine karar verilmekle birlikte hakkında dava açılmasına sebebiyet vermediği anlaşıldığından lehine yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının işten ayrılış kodunun düzeltilmesine ilişkin talebinin davalı ... AŞ yönünden kabulü ile; davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine, davacının işsizlik ödeneğine hak kazandığının tespiti talebinin hukuki yarar yokluğundan reddine, dâhili davalı SGK yönünden her iki talep bakımından da davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Davanın davalılar ... ve SGK yönünden reddinin hatalı olduğu, davaya Yerel Mahkeme ve Yargıtay kararları üzerine dâhil ettirilen SGK bakımından davanın reddine karar verilmesinin ve ayrı ayrı ret vekâlet ücretlerine hükmedilerek davacının yargı eliyle mağdur edilmesinin vicdan ve adalet anlayışına doğrudan aykırı olduğunu, b. ...’a kesinleşen mahkeme ilâmının da sunulmasına karşın ödeme yapılmadığını, buna karşın dava açılmasında hukuki yararın olmadığından bahsedilmesinin haksız olduğunu, c. Davaya tefrik ve mahkeme kararı ile dâhil edilen SGK’nın yargılama esnasında davacının başvuru zorunluluğunu yerine getirmediği yönünde davanın özüne etki edecek beyan ve iddialar ileri sürerek davanın haksız tarafı hâline geldiğini, bu nedenle taraf olamayacağı savunmalarını ileri süremeyeceğini, davanın tüm davalılar yönünden de kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. 2. Davalı ... AŞ vekili temyiz dilekçesinde; a. İşten ayrılış kodunun düzeltilmesi talebinde hukuki yarar bulunmadığı, zira davanın açıldığı tarihte feshin değerlendirilmiş olduğu işe iade davasının mevcut bulunduğu, davacının SGK'ya başvuru ile işe iade davası kararını sunarak talepte bulunması ile işten çıkış kodunun değiştirilebileceğini, bu nedenle ayrıca açılan bu davanın reddi gerektiğini, nitekim 09.01.2025 tarihli karara ilişkin karşı oy gerekçesinde de bu hususun isabetli şekilde belirtildiğini, b. Davacının güncel hukuki yararı olmaksızın dava açmış olması nedeniyle davalı ... AŞ yönünden de hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; SGK işten ayrılış bildirgesinde yer alan işten çıkış kodunun düzeltilmesi ve işsizlik ödeneğine hak kazanıldığının tespiti isteminde hukuki yararının bulunup bulunmadığı ile davacının SGK işten çıkış kodunun düzeltilmesinin gerekip gerekmediği hususlarındadır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekili ve davalı ... AŞ vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.