Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/3439 E. 2025/7133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3439
Karar No
2025/7133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3301 E., 2025/332 K. DAVA TARİHİ : 24.08.2016 İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 45. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/48 E., 2024/367 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnş. San. ve Tic. AŞ (...) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir. Davalı ... vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 30.09.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir. Duruşma günü davalılardan ... vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılara ait ...'daki işyerinde 06.03.2013-20.02.2016 tarihleri arasında aylık net 1.500,00 Euro ücretle makine operatörü olarak çalıştığını, davacının iki vardiyada çalıştırıldığını, sabah vardiyasının 08.00-19.00 gece vardiyasında ise 20.00-07.00 saatleri arasında çalıştığını, vardiyaların iki haftada bir değiştiğini ve davacıya iki haftada bir gün izin verildiğini, davacının dinî bayramların ilk günü hariç diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini, bu nedenlerden dolayı iş sözleşmesinin davacı tarafından feshedildiğini, son bir aylık ücretinin ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıyla davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, davalı gösterilen şirketin ...'da hiçbir projesinin olmadığını ve hiçbir şekilde davacıyı çalıştırmadığını savunarak, müvekkili Şirkete karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir. 2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıyla davalı arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, hiçbir şekilde davacıyı çalıştırmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalının ...'daki işyerinde 06.03.2013-20.02.2016 tarihleri arasında makine operatörü olarak net 1.650,00 Euro ücret ile çalışmasının bulunduğu, davacının alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, davacının son 20 günlük ücretinin ödendiğine dair dosya kapsamında herhangi bir delilin bulunmadığı, bu nedenle davacının net 1.000,00 Euro ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, davacının haftanın 6 günü 08.00-19. 00... .00-07.00 saatleri arasında çalıştığı, ayrıca 2 haftada bir hafta tatili gününde çalıştığı, davacının dinî bayramların 1. günü haricindeki tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını tanık beyanları ile ispat ettiği, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 11.06.2024 tarihli ve 2024/8023 Esas, 2024/9609 Karar sayılı ilâmı dikkate alındığında eldeki davada da ...'nin sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davalı ... bakımından davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı Şirket bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekili müvekkilinin, 06.03.2013-20.02.2016 tarihleri arasında makine operatörü olarak davalı ...'nin ...'da bulunan şantiyesinde çalıştığını ileri sürerek bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep ettiği, davalı şirketin ise davacının ayrı bir özel hukuk tüzel kişiliğine sahip olan dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ'nin işçisi olduğunu savunduğu, dava konusu alacakların davacının ...'daki Yüksek Hızlı Çaplı Batı Karayolu inşaatındaki çalışmasından kaynaklandığı, banka hesap dökümlerine göre ilgili dönemde ücretin dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ tarafından ödendiği, yine dosyaya ibraz edilen davacıya ait 21.03.2013 tarihli iş sözleşmesi ve 14.05.2014 tarihli ek sözleşmede dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ'nin işveren olarak gösterildiği anlaşılmakta ise de dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ’nin ticaret sicil kayıtlarında başlıca amacının ...'daki Yüksek Hızlı Çaplı Batı Karayolu inşaatı ve işletmesini yapmak olduğunun belirtildiği ve söz konusu Şirketin kurucularından birinin de davalı ... olduğu, Yargıtay 9.Hukuk Dairesinin 16.03.2021 tarihli ve 2020/2606 Esas, 2021/6247 Karar; 25.04.2023 tarihli ve 2023/1234 Esas, 2023/5958 Karar; 11.06.2024 tarihli ve 2024/80 23... /9609 Karar sayılı emsal ilâmları da gözetilerek davacının dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ'de geçen çalışmalarından kaynaklanan dava konusu alacaklardan davalı ...'nin sorumlu olduğu, davacı tarafça yapılan feshin haklı nedene dayandığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde ya da en azından ön inceleme duruşmasının tamamlanması anına kadar uygulanması gereken hukuk kuralları konusunda bir savunmada bulunmadığı dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesince taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ'ye (Yeni ünvanı: ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ) davanın ihbar edilmesi talebinin değerlendirildiği, verilen kararda bir hatanın bulunmadığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkili Şirketin, davacı işçi ile herhangi bir bağı bulunmadığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, 2. Banka kayıtlarından da davacıya ödeme yapan şirketin müvekkili Şirket veya diğer davalı Şirket olmadığını, tamamen ayrı bir tüzel kişiliği haiz farklı bir şirket olduğunu, davacıya ödeme yapan şirketin ...-... ... İnşaat AŞ olduğunu, 3. Huzurdaki dava ile aynı şekilde müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Şirketinin yer aldığı emsal mahiyetteki kararlarda hem ... hem de müvekkili yönünden davaların husumetten reddedildiğini, dolayısıyla eldeki davada İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın bu kesinleşmiş emsal kararlarla çeliştiğini, 4. Uyuşmazlığa Rus hukuku uygulanması gerektiğini, 5. Davacı ile menfaat birliği bulunan davacı tanık beyanlarının dikkate alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının alacaklarından davalı ...'nin sorumlu olup olmadığına ilişkindir. Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf bulunur. Davada taraf olarak gösterilen bu kişilerin gerçekten o dava ile ilgili olup olmadığı ise taraf sıfatı ile ilgilidir. Sıfat, dava konusu subjektif hak olan dava hakkı ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti, davayı takip yetkisi davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu hâlde, taraf sıfatı dava konusu subjektif hakka yöneliktir. Bir subjektif hakkı dava etme yetkisi kural olarak o hakkın sahibine ait olduğundan davacı sıfatı (aktif husumet), yani davacı olma yetkisi de o hakkın sahibine ait olacaktır. Bir subjektif hak kendisinden davalı olarak istenebilecek kişi ise, o hakka uymakla borçlu olan kişiye (davalı sıfatı, pasif husumet) ait olacaktır (Baki Kuru, Medeni Usul El Kitabı, ..., 2020, C.I, s. 332). Mahkemenin de taraflar arasındaki dava konusu hakkın esası hakkında bir karar verebilmesi için bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatlarına sahip olmaları gerekir. Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa, davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfat yokluğundan (husumetten) reddedilir. Somut uyuşmazlıkta davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; davacının davalının ...'da bulunan şantiyelerinde makina operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları ödenmediği için haklı olarak feshedildiği ileri sürülerek karşılığı ödenmeyen işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.12.2023 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmasına ilişkin kararında davalı ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, diğer davalı ... yönünden verilen kararın dosya kapsamına uygun düşmediği, dava konusu alacakların davacının 06.03.2013-20.02.2016 tarihleri arasında ... inşaatındaki çalışmasından kaynaklandığı, banka hesabına "...-... ..." açıklaması ile ödemeler yapıldığı, davacıyı istihdam eden ... ... İnşaat AŞ'nin dosya kapsamına davacı ile aralarında olan yapılmış 21.03.2013 tarihli iş sözleşmesini ve 14.05.2014 tarihli ek sözleşmeyi sunmuş olduğu, davacı tarafa 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesi gereğince davasını doğru hasıma yönlendirme imkânı tanınmak suretiyle ve tüm deliller toplanılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sırasında davacı tarafça dosyaya sunulan beyan dilekçesinde; davalı Şirket ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında sözü edilen dava dışı Şirket arasında organik bağ bulunduğu, bu nedenle taraf değişikliğine gerek bulunmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile delillerin incelenmesinde; davacının uyuşmazlığa konu çalışma döneminde ...'da çalıştığı, davacı ile iş sözleşmesi imzalayan Şirketin dava dışı ...-... ... İnşaat AŞ (Yeni ünvanı: ... Köprü ve Üst Yapı İnşaat AŞ) olduğu, banka kayıtlarına göre davacıya çalışma süresi boyunca ücret ödemelerinin dava dışı bu Şirket tarafından yapıldığı tespit edilmiştir. Davacının davalı ... tarafından birlikte istihdam edildiğine yahut davalı ...'nin davacıya karşı sorumluluğunu gerektirir bir başka hukuki ilişkinin varlığına dair dosyada delil bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... hakkında açılan davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı ... yararına takdir edilen 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/3439, K. 2025/7133, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-3439-e-2025-7133-k-58c047c6cdeb