Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5239 E. 2025/6019 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5239
- Karar No
- 2025/6019
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/97 E., 2025/610 K. DAVA TARİHİ : 19.07.2022 Bölge Adliye Mahkemesince bozma üzerine verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Linyitleri Takip Koordinasyon ve İşletmesi Müdürlüğünde işçi olarak çalışmakta iken ilk olarak davalı ... (EÜAŞ) İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının 25.11.2019 tarihli ve 195386 sayılı işlemi ile yine davalıya ait ...Doğalgaz Santrali İşletme Müdürlüğüne naklen atandığını, ardından açılan dava sonucunda eski görevine iadesine karar verilmesi üzerine davacının 11.04.2022 tarihinde ... Linyitleri Takip Koordinasyon ve İşletmesi Müdürlüğündeki eski görevinde işbaşı yaptığını, davacının eski görevine başlayalı 3 ay dahi geçmemişken EÜAŞ İnsan Kaynakları Daire Başkanlığının 22.06.2022 tarihli ve E.603187 sayılı işlemiyle davacının ... ilçesine naklen atandığını, söz konusu atama yazısının davacıya 18.07.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, bu işlemin açıkça hukuka aykırı olduğunu, davacının ... Linyitleri Takip Koordinasyon ve İşletmesi Müdürlüğündeki eski görevine iadesi ile çalışma koşullarındaki söz konusu esaslı değişikliğin durdurulması hakkında ihtiyati tedbire hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum tarafından gerçekleştirilen naklen tayin işleminin idari bir işlem olması dolayısıyla dava konusunun idare mahkemelerinin görev ve yetkisine girdiğini, naklen atama işleminin bir işletmesel karar olduğunu, söz konusu kararların doğruluğu ve yerindeliği hususunda Mahkemece bir denetime tâbi tutulmasının mümkün olmadığını, davacının atama kararı ile ilgili rızasının alınmasının söz konusu olmadığını, davacının sendika üyesi olmadığını belirterek müvekkili Kuruma karşı açılan davanın hukuka, usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle öncelikle görev yönünden, esasa girilmesi hâlinde ise itirazları doğrultusunda reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Afşin İş Mahkemesinin 08.06.2023 tarihli kararı ile; dava konusu nakil işleminin yapıldığı dönemde davacının sendikadaki görevi sona ermiş olduğundan davada işyeri sendika temsilcisinin güvencesine ilişkin hükümlerin uygulanamayacağı, davacının davalı işverence 22.06.2022 tarihinde kendi istek ve rızası dışında başka bir termik santrale naklen atandığı, bu atama işleminin çalışma koşullarında esaslı değişiklik niteliğinde olduğu, davacı tarafından dava konusu naklen atamaya ilişkin 22.06.2022 tarihli ve E.603187 sayılı işlemin iptali ile eski işine iadesi talep edilmiş ise de bu talebinin içerisinde işlemin hukuka aykırılığının tespiti isteği de bulunduğu, davaya konu iptali istenilen işlemin yapıldığı tarih itibarıyla davacının davalıya ait işyerinde çalıştığı, davacının esaslı değişiklik niteliğindeki nakil işlemini kabul ettiğine dair herhangi bir yazılı onayı veya muvafakatinin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile nakil işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararı ile; 4857 sayılı İş Kanunu'nda (4857 sayılı Kanun) işverenin yönetim hakkı kapsamında işçinin işyerini veya işini değiştirmesi işleminin iptali için öngörülmüş bir dava türü mevcut olmadığı, 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca, işçinin esaslı değişiklik niteliğinde olan nakil işlemini kabul etmeyebileceği, nakil işlemin iptali için dava yolu bulunmadığı, işçinin yargı yoluna başvurusunun ancak değişikliğin kabul edilmemesi üzerine işveren tarafından gerçekleştirilecek fesih sebebi ile mümkün olduğu, davacının işyerinin değiştirilmesinin işverenin yönetim hakkı kapsamında olduğu, taraflar arasındaki sözleşmeyle davalıya nakil yetkisi verildiği gerekçesi ile davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 21.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının nakil için gösterilen gerekçeden farklı şekilde görevlendirildiği, ücretinin düşürüldüğü, dava konusu nakil işlemi sonucu davacı işçinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik meydana geldiğinden işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu nakil işlemi sonucu davacı işçinin çalışma koşullarında esaslı değişiklik meydana geldiğinden işleminin hukuka aykırı olduğunun tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: davaya bakmakla görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, İdarenin işlemi yönetim hakkı kapsamında olduğundan dava konusu işlem yönünden yerindelik denetimi yapılmasının hatalı olduğunu, nakil işleminin işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesine uygun olduğunu, işyerinde alınan işletmesel karar sonucunda meydana gelen işgücü ihtiyacını karşılama amacını taşıdığından hukuka aykırı olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin, davalı işveren tarafından farklı bir işyerinde görevlendirilmesine ilişkin işlemin hukuka aykırı olup olmadığına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.