Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/4474 E. 2025/6021 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4474
- Karar No
- 2025/6021
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/203 E., 2025/160 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçelerinde; davacı Şirketin yükleme ve boşaltma faaliyetleri için kullanılan bantların tamir, bakım ve onarımlarını yaptığını, müvekkili Şirketin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda faaliyet göstermediğini, davalı Sendikaya üye olduğu kabul edilen bir kısım işçilerin üyeliklerinin geçerli kabul edilemeyeceğini bu nedenle davalı Sendikaca çoğunluğun sağlanmadığını, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 25.02.2022 tarihli ve 99754 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacının yargılamayı sürüncemede bırakmak maksadıyla işkoluna ilişkin iddia ve itirazlarda bulunduğunu, söz konusu işkoluna ilişkin iddiaların bu davada dikkate alınamayacağını, davanın esasını ilgilendirmeyen ve somut delille desteklenmeyen iddialar ileri sürüldüğünü, davalı Bakanlığın yetkili sendikanın belirlenmesinde ve istatistiklerin düzenlenmesinde kendisine gönderilen üyelik ve üyelikten çekilme bildirimleri ile Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işçi bildirimlerini esas aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; yetki işlemlerinde ve yetki tespit davalarında işkolu itirazının bekletici neden sayılamayacağını, yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından SGK'ya yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, sendika yetki sistemine SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, yetki başvuru tarihi itibarıyla davacıya ait işyerinde çalışan 148 işçiden 75'inin davalı Sendikaya üye olduğunu, bu kapsamda adı geçen Sendikanın işyerinde yarıdan fazla çoğunluğa sahip olduğundan Kanunda aranan işyeri çoğunluk şartını sağladığının tespit edildiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın yalnızca davalı Bakanlık taraf gösterilerek açıldığı, davacıya yetkili Sendikaya dava açmak üzere süre verildiği, verilen süre içinde açılan davanın eldeki dava ile birleştirildiği, davacıya ait yetki tespitine konu ... işyeri sicil No.lu birimin işkoluna ilişkin olarak davalı Bakanlık ve SGK'dan tescil kayıtlarının araştırıldığı, 1174774.033 sicil No.lu işyerinin davalı Sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda tescil edildiği, tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait işyerinde çalışan 148 işçiden 75'inin davalı Sendikaya üye olduğu, davalı Sendikanın işyerinde yarıdan fazla çoğunluğa sahip olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1.Davalı Sendikaya üye işçilerin tamamının iş sözleşmelerinin sona erdiğinden davanın konusuz kaldığını, 2. Müvekkili Şirketin tamamen farklı bir işkolunda faaliyet gösterdiğini ve davalı Sendikanın yetki alabilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının taşımacılık işi kapsamına giren bir faaliyeti bulunmadığını, 3. SGK tarafından yapılan NACE kodu değişikliğinin hukuken bağlayıcı olduğunu ve dilekçesinde yazılı diğer sebepleri ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.