Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/691 E. 2024/4408 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/691
Karar No
2024/4408
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1675 Esas, 2022/1367 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) iptal ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı gerçek kişinin 2017/54697 sayılı "makrodizayn" ibareli marka başvurusuna, müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markalara dayalı olarak yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu başvurunun, müvekkili markalarının asli unsuru olan "makro" ibaresini birebir içerdiğini, dava konusu marka başvurusunun tescili halinde müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, müvekkilinin itirazına mesnet markaların tanınmış olduklarını, dava konusu başvurunun tescilinin, müvekkili markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlanmasına yol açacağını, itiraza konu başvurunun, müvekkilinin "...." ibareli alan adıyla da benzerlik gösterdiğini, müvekkilinin bu bağlamda 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında üstün hakkının bulunduğunu, başvurunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2019-M-1718 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı vekili davaya cevap vermemiş, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/54697 sayılı “makrodizayn” markası ile davacının itirazına mesnet markaları arasında 40. bakımından emtia benzerliğinin bulunduğu ancak marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluşmadığı, davacının itiraz mesnet markalarının önceki kullanımları ya da piyasadaki bilinirlik düzeyinin de markalar arasında karışıklığa ya da iltibas ihtimaline neden olmayacağı YİDK kararının yerinde olduğu, davalı markasının hükümsüzlük ve terkin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının aksine davaya konu “makrodizayn" ibareli marka ile müvekkil şirkete ait ... ibareli seri markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi anlamında benzerlik olduğunu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 40. Sınıf hizmetlerin müvekkili markaları kapsamında da yer aldığını, taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından birisi olarak algılanacağını, “makrodizayn" markasının orta düzeydeki bir tüketici bakımından en azından aynı ve/veya kardeş ve/veya birbiri ile bağlantılı işletmelere ait olduğu kanaatini bıraktığını, müvekkiline ait “macro/makro” ibareli markaların, yoğun kullanım ve tanıtım neticesinde ayırt edicilik kazandığını ve tüketici nezdinde tanınmış olduklarını, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluştuğunu, tanınmış markalarda, markanın benzerini seçen ya da kullanan kişinin, bu kullanımı ya da seçimi haklı kılacak bir gerekçeyi ortaya koyması gerekmekte olup, somut olayda, dava konusu karara mesnet markanın seçilmesinin haklı bir nedeni olmadığını, sadece müvekkiline ait markanın bilinirliğinden yararlanmak amacı ile kötü niyetli olarak dava konusu ibarenin tescil edilmek istendiğini, ayrıca müvekkilinin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası uyarınca "macrocenter" ibareli alan adından kaynaklanan üstün hakkı bulunduğunu da ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6769 sayılı Kanun'un 6/1 inci maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/691, K. 2024/4408, T. 28.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-691-e-2024-4408-k-581622c15f8a