Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1834 E. 2025/6502 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1834
Karar No
2025/6502
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2442 E., 2024/2492 K. DAVA TARİHİ : 03.03.2021 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 35. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/88 E., 2024/9 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin baş mühendis ünvanı ile 07.08.2020 günü ... Adaları bayraklı ... Gemisine katılarak çalışmaya başladığını, söz konusu geminin mülkiyetinin davalılardan ... Şirketinde olduğunu, geminin işleticisinin (donatanın) ise diğer davalı... Tanker Denizcilik Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. (... Şirketi) olduğunu, taraflar arasında 4 aylık sözleşme imzalandığını, sözleşme süresi dolmadan 83. günde gemiden indirildiğini, davacının kontrat süresi boyunca boşta kaldığını iddia ederek bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat ve ikramiye alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin gemi işletme firması olarak faaliyet göstermekte olduğunu, armatör firmaların gemilerini, teknik yönetim sözleşmesi kapsamında işletmeye aldığını, teknik yönetim sözleşmesi kapsamında tanımlanmış işlere istinaden, diğer davalı Şirket adına gerekli işleri planları yaptığını, bahse konu hizmetler için de teknik anlaşmada belirtilen ücreti, danışmanlık yönetim bedelli olarak diğer davalı Şirketten aylık olarak fatura karşılığı tahsil ettiğini, davalı Şirket tarafından burada yapılan işin, teknik danışmanlık işi olup personel ve tüm ikmalci firmalara karşı, herhangi bir sorumluluğu olmadığını, tüm sorumluluk ve ödemelerin diğer davalı Şirkete ait olduğunu, müvekkili Şirketle diğer davalı Şirket arasında yapılan Gemi İşletme Sözleşmesinde de bu hususların sabit olduğunu savunarak davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre; 07.08.2020-28.10.2020 tarihlerinde 83 gün çalıştığı, aylık net ücretinin 8.400,00 USD olduğu, davalı tarafça haklı nedenle sözleşmenin feshedildiğinin ispatlanamadığı, bu doğrultuda tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketi tarafından düzenlenen gemiye katılış formunda davacının 07.08.2020 tarihinde gemiye katıldığı, gemiden ayrılış ordinosunda davacının 28.10.2020 tarihinde gemiden ayrıldığının tespit edildiği, 07.08.2020 -28.10.2020 tarihlerinde 83 gün kıdeminin bulunduğu, davacının çalıştığı ... Gemisinin yabancı ..Adaları bayrağı taşıdığı, geminin .... and ....ile gemi işleteni ... Şirketi arasında gemi yönetim sözleşmesinin bulunduğu, bu itibarla taraflar arasında davacıya uygulanacak mevzuatın 854 sayılı Deniz İş Kanunu hükümleri değil 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu olması gerektiği, faiz başlangıcı ve türünde hata bulunmadığı davalı ... Şirkete gemi işleteni olarak donatan ile birlikte sorumlu olduğunun anlaşıldığı, davacının davalı nezdinde gemide baş mühendis olarak belirli süreli iş sözleşmesi ile gemiadamı olarak çalıştığı, işverence haklı nedenle feshin ispatlanamadığı, ücretin sözleşmede belirtilen şekliyle kabul edildiği 500,00 USD sinyorita ücretinin eklenmesi gerektiğinin tanık beyanları ve sözleşme dikkate alındığında ispatlanamadığı, hükme esas bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya içeriğine uygun olduğu, taraf vekillerinin istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, 2. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, 3. Hükmedilen faizin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının sorumluluğu, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ile buna bağlı olarak bakiye süre ücretinden kaynaklı tazminat talep edilip edilemeyeceği ve faiz hususlarına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,17.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1834, K. 2025/6502, T. 17.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-1834-e-2025-6502-k-3fe0743404a8