Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/1393 E. 2025/4096 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1393
Karar No
2025/4096
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1632 E., 2024/2775 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 45. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/244 E., 2024/117 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 21.03.2013-25.01.2023 tarihleri arasında davalılardan...Madencilik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait Karaman ilinde bulunan .. Madeni İşletmesinde sorumlu müdür olarak çalıştığını, işyerinin 09.05.2017 tarihinde .. Anonim Şirketine devredildiğini, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışan davacıya bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretlerin ödenmediği gibi 2022 yılı Aralık ayı ile 2023 yılı Ocak ayı ücretlerinin de ödenmediğini ve iş sözleşmenin bu nedenle davacı tarafça haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ödenmeyen ücret alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, talep konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, ayrıca müvekkilinin işyerini devralmadığını, davacının daha önce başka işveren nezdinde çalışmaya başladığını ve davaların tefrik edilmesi gerektiğini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmadığından müvekkili Şirkete husumet yöneltilemeyeceğini ve husumet ve yetki itirazlarında bulunduklarını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının müvekkili nezdinde doğmuş herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık beyanlarının alındığı, davalıların adreslerinin Burdur olduğu, dinlenen tanık beyanları da dikkate alındığında işin yapıldığı yerin Karaman olduğunun anlaşıldığı, iş bu dava dosyasında yetkili mahkemenin Karaman İş Mahkemesi olduğu, iş mahkemelerinde yetki kamu düzeninden ve kesin olduğundan yargılamanın her aşamasında resen gözetilebileceğinden Mahkemenin yetkisizliği sebebiyle davanın usulden reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillleri tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 6. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca birden fazla yetkili mahkemenin olduğu durumlarda davacını yetkili mahkemenin belirlenmesi konusunda seçim hakkı bulunduğu, bu bağlamda davacı işçinin davasını işin veya işlemin yapıldığı yer mahkemesinde açabileceği gibi davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesinde de açabileceği, iş yargılamasında mahkemelerin yetkisi kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen gözetilmesi gerektiği, işin yapıldığı yerin Karaman, davalıların yerleşim yerinin ise Burdur olduğu, davacı tarafından yetkili mahkeme hususundaki seçim hakkının karar duruşmasında Karaman İş Mahkemesi olarak kullanılmış olduğu ve İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; 1. İlk Derece Mahkemesince verilen yetkisizlik kararı yerinde olsa da gerekçenin ve belirlenen yetkili mahkemenin hatalı olduğunu, konuya ilişkin emsal yargı kararlarında da vurgulandığı üzere iş mahkemesinde açılan davanın Şirketin merkezinde veya işçinin işini yaptığı yerde açılabileceğini, 2. Müvekkili Şirketin ticari merkezinin Burdur İlinde olduğunu, davacının müvekkili Şirketin Karaman ilindeki maden ocağında istihdam edildiğini, buna göre davada yetkili mahkemenin Burdur mahkemeleri olduğunu, bu husus dikkate alınmadan Karaman mahkemelerinin yetkili kılınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İlk Derece Mahkemesince yetkisizlik kararı verilirken davaya bakmakta yetkili olduğu belirlenen mahkemenin kanuna uygun olarak belirlenip belirlenmediği noktasındadır. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/1393, K. 2025/4096, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-1393-e-2025-4096-k-fae1fbe5f625